Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5523 E. 2026/4089 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5523
Karar No
2026/4089
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1907 E., 2025/1121 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceylanpınar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/182 E., 2022/411 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Şanlıurfa ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) ek-4 maddesi ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna (4706 sayılı Kanun) eklenen geçici 18. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu çalışmaları sonucunda, 11 98... parsel sayılı 184,75 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "1. Derece Askeri Yasak Bölge içinde kaldığı" şerhi verilerek, arsa vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; 11 98... parsel numaralı taşınmazın kullanıcısı olduğunu, kadastro tespiti sırasında sehven unutulduğundan adına tespit yapılamadığı, söz konusu taşınmazın 1997 senesinden beri kargir ev olarak kullanıldığını ileri sürerek, taşınmaz adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu Şanlıurfa ili ... ilçesi ... Mahallesi 11 98... parsel sayılı taşınmaz 04.04.2015 tarih ve 6645 sayılı Kanun'un 29. maddesiyle 4706 sayılı Kanuna eklenen geçici 18. maddesi (TKGM 2015/3 Genelge) ve 3042 sayılı Kadastro Kanununun ek-4. maddesi kapsamında kalan yerlerden olduğundan Hazine adına tescil edildiği, muhtesata ve kullanıma dair herhangi bir beyan kaydı içermediği, ve yapılan ölçümler esnasında taşınmazın toplam yüzölçümünün 184,75 m² olarak belirlendiği, hali hazırda davacının fiilen kullanımında olan alanın 184,75 metrekareden ibaret olduğu, davacı tanıklarının ve mahalli bilirkişinin yeminli beyanlarının davacının beyanlarıyla örtüştüğü, ayrıca yapılan araştırmalarda başkaca birilerinin bu taşınmaz üzerinde zilyetlik iddiasının olmadığı anlaşılarak; davalı Hazineye ait olan dava konusu taşınmazın kullanıcısının fen bilirkişisinin raporunda tespit edilen tarihten beridir davacı olduğuna kanaat getirildiği"gerekçesiyle davanın kabulüne, 11 98... parsel numaralı taşınmazın, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde bulunan, beyanlar aynen korunarak ve bu beyanlardan sonra gelmek üzere TKGM'nin 2015/3(1765) sayılı genelgesinin 1.12. maddesi hükümleri gereğince "23.04.2015 tarihinde ... oğlu ...'in kullanımındadır. Üzerindeki bir katlı betonarme ev ...'e aittir." belirtmesinin yapılarak, diğer hususlar yönünden (cinsi, yüzölçümü vs.) kadastro tespiti gibi tapu kütüğüne tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Mahkeme tarafından yapılan keşif, alınan beyanlar, bilirkişi raporları dikkate alındığında, mahalli bilirkişilerin ve davacı tanıklarının çekişme konusu taşınmazın davacı tarafından kullanıldığını beyan ettikleri, yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda da dava konusu taşınmazda 1 katlı betonarme yapı bulunduğunun belirlendiği, dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge ve beyanlar incelendiğinde davacının 23.04.2015 tarihi itibariyle taşınmazı fiili olarak kullandığı, açıklanan nedenlerle, Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalı vekilinin belirttiği istinaf itirazlarının yerinde olmadığı" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli olmadığını, kararların usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının, dava konusu taşınmazda 4706 sayılı Kanun'un Geçici 18. Maddesinin yürürlük tarihi olan 23.04.2015 tarihi itibarıyla kullanımının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5523, K. 2026/4089, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-5523-e-2026-4089-k-2005ad605e18