Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6301 E. 2026/4091 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6301
- Karar No
- 2026/4091
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2025/87 E., 2025/45 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Zonguldak ili ... ilçesi ... Mahallesinde 3303 sayılı ... Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun'un (3303 sayılı Kanun) Ek-1. maddesi kapsamında yapılan kullanım kadastrosu çalışmaları sırasında 2 19... parsel sayılı 803,60 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine ''3303 sayılı Kanun'un 3. maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceği ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamayacağı, kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı şirketlerince iktisap ve sınırlı ayni hak tesis edilemeyeceği'' ve "14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere ... oğlu ...'ın kullanımındadır" şerhleri yazılmak suretiyle arsa niteliği ile Hazine adına tespit edilmişitir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Zonguldak ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 19... parsel sayılı taşınmazın kök muris ...'a ait olduğunu, üzerinde bulunan 3 katlı kargir bina ve deponun davalı adına yapılan tespitinin iptali ile müvekkili ve kardeşleri davalılar ... ve ... adına hisseleri oranında kayıt tesciline karar verilmesini talep etmiş; bilahare, ıslah dilekçesinde ise davaya konu taşınmazın zilyetliğinin kök muris ...'tan miras ve intikalen gelmeyip, kök murisin çocukları olan müvekkilinin babası ... ile davalı ... ve diğer kardeş dava dışı ... tarafından arsanın zilyetliğinin 1/3'er pay oranında satın alındığını ve üzerindeki binanın bu üç mirasçı tarafından yine 1/3'er hisse düşecek şekilde müştereken yapıldığını ileri sürerek, 2 19... parselde kayıtlı arsa niteliğindeki taşınmaz ile üzerinde bulunan üç katlı kargir bina ve kargir deponun davalı adına yapılan tespitinin iptaline ve taşınmazın davacının babası ... mirasçıları olan davacı ve kardeşleri ile davalı ... ve dava dışı ... adına hisseleri oranında tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.02.2022 tarihli ve 2021/5 Esas, 2022/11 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 10.02.2022 tarihli ve 2021/5 Esas, 2022/11 Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.04.2024 tarihli ve 2022/986 Esas, 2024/842 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 20.02.2025 tarihli ve 2024/4450 Esas, 2025/1366 Karar sayılı ilamıyla "kullanım kadastrosunun, taşınmazların tespit tarihindeki fiili kullanım durumlarını belirlemeye ve bu fiili durumun hukuki zemine kavuşturulmasını sağlamaya yönelik bir çalışma olduğu dikkate alındığında, 18.06.1975 tarihli satış senedi uyarınca dava dışı ...'dan davalı ...'a satılmış olup, satın alınan taşınmazın dava konusu yer olduğu ve ... tarafından satın alınarak kullanıldığına dair yaşı yeterli mahalli bilirkişi, davalı tanıkları ve tespit bilirkişisi beyanları karşısında, davacı tanıklarının davacı lehine beyanda bulunması, taşınmazın üç kardeşe ait olduğunun kabulü için yeterli değildir. Bununla birlikte kardeşlerden dava dışı ... 'ın 17.05.2019 tarihli celsede taşınmazın ...'a ait olduğuna dair beyanı ve taşınmaz üzerinde pay talebinde bulunmamış olması da davalı ...'in taşınmazda tek başına satın alarak kullandığı hususunu doğrulamaktadır. Kaldı ki dosya kapsamında taşınmaz üzerinde bulunan evi kardeşlerin birlikte yaptıkları ve birlikte para ödeyerek satın aldıklarına ilişkin dosya kapsamında delil bulunmamaktadır. Tanık beyanlarında belirtilen ... ve ...un taşınmazda ...'in rızasıyla oturuyor olmaları da birlikte kullandıklarının kabulü için yeterli değildir. Hal böyleyken, tüm deliller karşısında İlk Derece Mahkemesince taşınmazın ... tarafından kullanıldığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesi ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "bozma ilamında da belirtildiği üzere, 18.06.1975 tarihli satış senedi uyarınca dava dışı ...'dan davalı ...'a satılmış olup, satın alınan taşınmazın dava konusu yer olduğu ve ... tarafından satın alınarak kullanıldığına dair yaşı yeterli mahalli bilirkişi, davalı tanıkları ve tespit bilirkişisi beyanları karşısında, davacı tanıklarının davacı lehine beyanda bulunması, taşınmazın üç kardeşe ait olduğunun kabulü için yeterli değildir. Bununla birlikte kardeşlerden dava dışı ... 'ın 17.05.2019 tarihli celsede taşınmazın ...'a ait olduğuna dair beyanı ve taşınmaz üzerinde pay talebinde bulunmamış olması da davalı ...'in taşınmazda tek başına satın alarak kullandığı hususunu doğrulamaktadır. Kaldı ki dosya kapsamında taşınmaz üzerinde bulunan evi kardeşlerin birlikte yaptıkları ve birlikte para ödeyerek satın aldıklarına ilişkin dosya kapsamında delil bulunmamaktadır. Tanık beyanlarında belirtilen ... ve ...un taşınmazda ...'in rızasıyla oturuyor olmaları da birlikte kullandıklarının kabulü için yeterli değildir. Davacının kullanım iddiasını usulüne uygun delillerle ortaya koyamadığı bilakis toplanan deliller ışığında davalı ...'in taşınmazı tek başına satın alarak kullandığı anlaşıldığından bozma ilamında belirtilen gerekçeler doğrultusunda davanın aşağıdaki şekilde reddine karar vermek gerekmiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesindeki "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmü gereğince davalılar yönünden ayrı ret sebebi bulunmadığından davalılar yönünden tek vekalet ücretine hükmetmek gerekmiştir." gerekçeleriyle davanın reddine, 2 19... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağında belirtilen vasıf ve yüzölçümü ile Hazine adına tespit gibi tapuya tesciline ve taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhlerin devamına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; bozma öncesi verilen kararın hakkaniyetli olduğunu ve mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile davanın ispatlandığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu taşınmazda davacının kullanım hakkı bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.