Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3510 E. 2026/1143 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3510
- Karar No
- 2026/1143
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1693 E., 2025/523 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Malkara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/166 E., 2021/980 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; muris ...'ın 19.03.2012 tarihinde öldüğünü, davalıların ise kendisinin kardeşleri olduğunu, murise ait 27... parsel sayılı taşınmazın ............Noterliğinin 02.03.2006 tarih ve ......... yevmiye numaralı resmî vasiyetnamesi ile davalılardan ...'ya vasiyet edildiğinin Mahkemece mirasın açılıp okunması sonucu öğrenildiğini, murisin okuma yazma bilmesine karşın vasiyetnamenin okur yazar olmayanlara özgü yöntemle düzenlendiğini, bu durumun yapılan işlemi şekil yönünden sakatladığını, işlem tarihinde murisin temyiz kudretinden de yoksun olduğunu ileri sürerek, dava konusu vasiyetnamenin iptaline, ikinci kademede saklı payının ihlali hâlinde tenkise karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve 2012/166 Esas, 2021/980 Karar sayılı kararı ile "...Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinin 09.11.2015 tarihli raporunda vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte murisin fiili ehliyetini ortadan kaldıracak veya azaltacak bir tıbbı bulguya rastlanmadığının belirtildiğini,, tenkis hesabı yönünden yapılan keşif işlemi ile taşınmazların değerinin belirlendiği, muris tarafından yapılan tasarrufun davacının saklı payını ihlal etmediğinin anlaşıldığı..." gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.03.2025 tarihli ve 2022/1693 Esas, 2025/523 Karar sayılı kararı ile "...yargılama sırasında alınan 09.11.2015 tarihli ve 2015/4922 Karar numaralı Adli Tıp Kurulu raporunda murisin vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte fiil ehliyetine haiz olduğunın belirlendiği, murisin okuryazar olduğunun davacı tarafından da beyan edildiği, bu hâlde şekle ilişkin davacı itirazlarının yerinde bulunmadığı, terditli tenkis talebi yönünden dosyaya getirtilen kayıt ve belgeler gereğince hazırlanan bilirkişi raporunda davacının saklı payının zedelenmediğinin tespit edildiği, Mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesiyle "davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Yargılama aşamasında vasiyetnamede yer alan tanıklar dinlenmeden Mahkemece hüküm kurulduğunu, 2. Vasiyetname tarihinde sağlık ocağından alınan raporu düzenleyen doktorun nörolog ya da psikiyatrist olmadığını, 3. Bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, 4. Üç adet taşınmazın değerinin hatalı hesaplandığını, 5. Malkara ilçesinin bazı köylerinde murise ait başka taşınmazlarının da bulunduğunu, bu taşınmazların da araştırılması gerekirken mahkemece eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, vasiyetnamenin iptali, ikinci kademede tenkis istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.