Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3567 E. 2026/1133 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3567
- Karar No
- 2026/1133
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/811 E., 2025/1243 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/56 E., 2025/131 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2018 yılında Azerbaycan vatandaşı olan davalı ile tanışarak arkadaş olduğunu, davacının yatırım amacıyla bir gayrimenkul satın alma düşüncesinde olduğunu, davalının da oturum izni alması için dava konusu taşınmazı satın alarak davalı adına tescil ettirdiğini ileri sürerek, dava konusu ............ ili,........ ilçesi, ............ Mahallesi, 292 48... parsel ............ Blok, ........ kat, .......... numaralı bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazın dava tarihindeki değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, olmadığı takdirde taşınmazın alımında davacı tarafından ödenen 265.000,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının oturma izni sorununun olmadığını, taşınmazın davacı tarafından davalıya hediye olarak alındığını ve bağışlandığını, ayrıca taşınmaz alınırken davalının da 40.000,00 TL ödeme yaptığını, taşınmazın davacıya geri verilmesi hususunda bir anlaşma olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile whatsapp mesajlarının delil başlangıcı niteliğinde olduğunu, yazışma içeriklerinde davalının dava konusu taşınmazın davacıya ait olduğunu kabul ettiğini, yazışma içeriklerinin tanık beyanları ile desteklendiğini, taşınmazın inançlı işlem doğrultusunda davalıya devredildiğinin ispat edildiği, davalının ödediğini iddia ettiği 40.000,00 TL bedelin ise ayrı bir davaya konu olabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, davalının Türkiye’de yasal olarak oturum izni bulunduğunu, davacının inançlı işlem iddiasını destekleyen yazılı bir sözleşmenin bulunmadığını, taşınmazın tarafların sevgili olduğu dönemde davacı tarafından hediye olarak alındığını, davalının taşınmaz bedeline katkıda bulunduğunu, davacının çelişkili beyanlarının ve tanıklarının güvenilir olmadığını, WhatsApp yazışmaları, tanık anlatımları ve hayatın olağan akışı çerçevesinde davanın reddi gerektiğini, taşınmazın davacı tarafından davalıya bağışlandığını, sevgiliye verilen hediyelerin bağış sayıldığını ve iadesinin istenemeyeceğini, yerel mahkemece verilen kararın dosya kapsamına aykırı ve yetersiz gerekçelere dayandığını gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, terditli bedel istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.