Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5455 E. 2026/4099 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5455
- Karar No
- 2026/4099
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2853 E., 2025/1277 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/244 E., 2022/73 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sonucunda, İstanbul ili ... İlçesi ... Mahallesinde bulunan 76... parsel sayılı 119,29 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve iş bu taşınmaz ve üzerindeki kargir bina 15 yıldan beri ... evladı, ...'ın fiili kullanımındadır" şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş; bilahare 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca 01.04.2015 tarihinde davacı ... adına satışı yapılarak tescil edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; 76... parsel sayılı taşınmazı 15.09.2009 tarihinde haricen ...'tan satın aldığını, bu tarihten itibaren emlak beyannamesi verdiğini ve 162,47 m² olarak kullanmaya devam ederken yapılan kadastro çalışmaları neticesinde 119,29 metrekarelik kısım için adına kullanıcı şerhi verildiğini ileri sürerek, tescil harici alanda bırakılan 43,18 metrekarelik alanın da adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " 11.03.2021 tarihli celsede verilen ara karar gereğince 22.04.2021 tarihinde keşif yapıldığı, keşfe bir gayrimenkul fen uzmanı bilirkişisinin götürüldüğü, bilirkişinin 29.11.2021 tarihli asıl raporunda özetle; Kadastro çalışmalarında dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 76 ada, 57 parselle bütünlük arz edecek şekilde ...'ın fiili kullanımında olan ve krokide, (A) harfiyle gösterilen sarı boyalı 43,18 m² alanlı bahçe vasıflı mülkiyetinin Hazine adına tescil edilerek tapu kaydına "iş bu taşınmaz 25 yıldan beri ... evladı, ...'ın fiili kullanımındadır" şerhinin verileceği görüş ve kanaatine varıldığını belirttiği, kadastro tutanağının incelenmesinde beyanlar hanesinde davacının kullanımının belirtildiği, yapılan keşif sırasındaki gözleme göre ve raporda da belirtildiği üzere davacının iddia ettiği kısmın davacıya ait olan taşınmaz ile bütünlük arz ettiği, buna göre bu kısmın fiili kullanım sınırlarının eksik tespitinden kaynaklandığının anlaşıldığı, alınmış olan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından bilirkişi raporuna da itibar edilerek davacının davasının (zilyetlik tespiti olarak) kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması netice ve kanaatine varıldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne; 76... parselle bütünlük arz eden fen bilirkişisinin 29.11.2021 tarihli krokili raporunun ekinde yer alan krokide (A) harfiyle gösterilen sarı ile boyalı 43,18 metrekarelik kısmın tapu kaydının iptali ile bu kısmın "bahçe" vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, bu kısmın tapu kaydının beyanlar hanesine "iş bu taşınmaz 25 yıldan bu yana ... evladı ...’ın fiili kullanımındadır" şerhinin yazılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda, toplanan deliller ve mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu 2/B bloğunda yer almakla birlikte parsel numarası verilmeyen taşınmaz bölümünün, 6292 sayılı Kanun gereği davacıya satışı yapılan taşınmaz ile bir bütün olarak davacı tarafından kullanıldığının anlaşıldığı, talebin kullanıcı tespitine yönelik olduğunun değerlendirildiği, davanın niteliğine uygun inceleme ve araştırma yapıldığı, nizalı alanın davacı adına kayıtlı taşınmaz ile bütünlük arz edip, kullanım olgusunun da davacı tarafça ispatlandığı anlaşıldığına göre, Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın Hazine adına tescili ile davacı lehine kullanıcı şerhi verilmesi hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı" gerekçeleriyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; davacının talebiyle bağlı kalınmadığını, davaya konu bilirkişi raporunda (A) işaretli kısmın yapılan 2/B kullanım kadastrosu çalışmalarında fiili zemin durumu baz alınarak yol olarak sınırlandırıldığını, özel mülkiyete konu olamayacağını, davacının hukuki yararının bulunmadığını, raporun denetime açık yeterlilikte olmadığını ve dava konusu yerin kullanıldığına dair etraflıca bir tespit, analiz ve kapsamlı bir araştırma içermediğini, hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu tescil harici 43,18 metrekarelik alanda davacının kullanım hakkı bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.