Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/5515 E. 2026/4293 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5515
Karar No
2026/4293
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/134 E., 2026/492 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 80. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/13 E., 2025/385 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 28.07.2018 tarihli ve 30492 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu Gereğince İşkollarındaki İşçi Sayıları ve Sendikaların Üye Sayılarına İlişkin 2018 Temmuz Ayı İstatistikleri Hakkında Tebliğ'in 10 sıra No.lu ... büro ... ve güzel sanatlar işkolundaki toplam işçi sayısı ile müvekkili .......Sendikasının üye sayısı ve yüzdesinin itirazen iptaline, 2018 Temmuz ayı istatistiklerindeki 10 sıra No.lu ... büro ... ve güzel sanatlar işkolundaki toplam işçi sayısı ve davacı ...-İş Sendikası üye sayısı ve yüzdesinin ve işkolu barajını geçtiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... (Bakanlık) vekili cevap dilekçesinde; öncelikle yetki belgesinin taraflara hangi tarihte tebliğ edildiğinin araştırılarak yasal süre geçirilmişse davanın süre yönünden reddini, ayrıca itiraz dilekçesinin Mahkemeye verilmeden önce ilgili görevli makama kayıt yaptırılma zorunluluğu bulunduğunu, bu nedenle davacının, dilekçesini görevli makama kaydettirip kaydettirmediğinin araştırılarak görevli makama kayıt ettirilmemiş ise davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; müvekkili Sendikanın kurulduğu günden bu yana 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4/(a) hükmü üzerinden sigortalı olmasa da işçi olarak çalıştırılmakta olan oyuncuların üyelik taleplerini tüzüğünde yer alan şartları taşımaları koşulu ile üye kaydettiğini, yapılan son değişiklikler sonrası sendika üyeliğinin e-Devlet sistemine taşındığını, işbu sistem uyarınca işçi statüsünde sigortalı olmayan kimselerin sendikalara üyelik başvurusu yapmasının fiilen imkânsız hâle getirildiğini, ancak müvekkili Sendikanın aldığı karar ile e-Devlet sistemini kullanamayan oyuncuların da yazılı olarak başvurmaları hâlinde Sendikaya üye olma ve sendikal hakları elde etmelerinin önünü açtıklarını, gerçek üye sayılarının 1.336 olduğunu savunmuştur. 3. Diğer davalılar cevap dilekçesi vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan yargılama sırasında davacı Sendika vekilinin 11.09.2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği gerekçesiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Bakanlık vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince vekâlet ücretine ilişkin olarak "...davalılara verilmesine" dair karar verildiği, dosyada Bakanlık ile birlikte toplam 14 davalı bulunduğu, söz konusu ifadenin kararın icrası yönünden aksaklığa sebep olabileceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince kurulan yeni hükümle vekâlet ücreti noktasından müvekkili lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlal edildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekâlet ücretine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/5515, K. 2026/4293, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-5515-e-2026-4293-k-a0de221b9e85