Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5717 E. 2026/3294 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5717
Karar No
2026/3294
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/729 E., 2023/492 K.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... vekili, davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, Denizli ili ... ilçesi ... köyü/Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 11... parsel sayılı 6.758,21 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Denizli ili ... ilçesi ... köyünde bulunan, dava dilekçesinde sınırları bildirilen tahmini 8.000 m² yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmayıp kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili olan davacı yararına oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2013/331 Esas, 2016/345 Karar sayılı kararı ile, "dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.11.2015 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfiyle gösterilen 6.458,13 m² yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 17.05.2016 tarihli ve 2013/331 Esas, 2016/345 Karar sayılı kararına karşı davalılar Hazine vekili, Orman ve Su İşleri Bakanlığı vekili, Orman İdaresi vekili ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.06.2019 tarihli ve 2016/14323 Esas, 2019/4474 Karar sayılı ilamıyla, "İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın yörede seri usulle yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı belirtilmiş olup, tahdit seri usulde yapıldığından ve serinin dışında kalan yerlerde henüz orman sınırlandırmasının yapıldığından söz edilemeyeceğinden taşınmazın orman olup olmadığı ve hukuki durumu eski tarihli resmi belgelere göre saptanmalıdır. Somut olayda ise en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları incelenmemiştir. Yine, dava konusu taşınmazın imar planı kapsamında olup olmadığı, kapsamında ise hangi tarihte imar planına alındığı ve alındığı tarihten geriye doğru 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik süresinin davacı lehine gerçekleşip gerçekleşmediği İlk Derece Mahkemesince araştırılmamıştır. Dava konusu taşınmazın genel arazi kadastrosu sırasında neden tescil harici bırakıldığı ilgili kadastro ve Tapu Müdürlüklerinden sorulmamış, taşınmaza komşu bulunan parsellerin tapu kayıtları getirtilmemiştir. Ayrıca dava, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkin olup aynı Kanun'un 713/3. maddesinde tescil davasının, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılacağı belirtilmiş olmasına karşın İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın sınırları içinde bulunduğu ... Belediye Başkanlığı dahil edilmeden davaya devamla hüküm kurulması ve ilgili kanun hükmü gereğince taraf sıfatı bulunmayan Orman ve Su İşleri Bakanlığı yönünden açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "davacı lehine zilyetlikle kazanma şartlarının gerçekleştiği, dava konusu taşınmazın yargılama devam ederken 1 11... parsel numarası ile Hazine adına ihdasen tescil edilmesi nedeniyle davanın tapu iptali ve tescil davasına dönüştüğü, bu nedenle dava tarihinde tescil davası yönünden ilgili kamu tüzel kişileri olarak davada ... hasım konumunda yer alan ..., ... ve ... Belediye Başkanlığı'nın davada husumetlerinin kalmadığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Denizli ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 11... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, davanın Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Orman İdaresi, ... ve ... Belediye Başkanlığı yönünden ayrı ayrı pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının, davacı ... vekili, davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.06.2025 tarihli ve 2024/494 Esas, 2025/5059 Karar sayılı ilamıyla, İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiş ve iş bu onama ilamına karşı, davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır. VI. KARAR DÜZELTME Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. Eldeki davada; davacı taraf, lehine zilyetlikle kazanma şartlarının gerçekleştiğini belirterek, tapusuz taşınmazın adına tescilini talep etmiş ve İlk Derece Mahkemesince, yargılama sırasında dava konusu taşınmaz hakkında ihdasen davalı Hazine adına tapu kaydı oluştuğu ve bu nedenle davanın tapu iptali ve tescil davasına dönüştüğü kabul edilerek sonuca gidilmiştir. Ne var ki varılan bu sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; dava konusu taşınmaza ilişkin olarak, yargılama sırasında yapılan kadastro çalışmaları neticesinde 1 11... parsel numarası altında kadastro tespit tutanağı düzenlendiği, taşınmazın idari yoldan tapuya tescilinin söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; 3402 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinde, Kadastro Mahkemesinin görevinin, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağı açıklanmış; anılan Kanun'un 27 nci maddesinde ise, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği ve davalara ait dosyaların kadastro mahkemesine re'sen devrolunacağı belirtilmiştir. Bu itibarla; Dairemiz tarafından yapılan temyiz incelemesi sırasında, hakkında kadastro tutanağı düzenlenen dava konusu taşınmazlar yönünden görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu ve mahkemelerin görevlerine ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, 3402 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmek suretiyle dosyanın Kadastro Mahkemesine devredilmesi gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekirken, maddi hataya dayalı olarak hükmün onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekilinin karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 30.06.2025 tarihli ve 2024/494 Esas, 2025/5059 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5717, K. 2026/3294, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-5717-e-2026-3294-k-8e8a25e35df4