Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6094 E. 2026/883 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6094
- Karar No
- 2026/883
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/56 E., 2025/67 K.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu, Kayseri ili, Sarız ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu taşınmaz bölümü dere yatağı olduğundan bahisle tespit harici bırakılmıştır.
Davacı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın tescili istemiyle dava açmıştır.
Davalılar Hazine vekili, ... vekili, ... vekili ve ... Genel Müdürlüğü vekili; dava konusu yerin dere yatağı ve taşkın saha içerisinde kalan özel mülkiyete konu edilemeyecek yerlerden olduğunu belirtilerek davanın reddini savunmuşlardır.
Sarız Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.03.2015 tarihli ve 2013/39 Esas, 2015/32 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunun eki krokisinde (A) harfi ile gösterilen 706, 23... 'lik yerin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, Mahkeme kararına karşı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuş, Yargıtay ( Kapatılan ) 16. Hukuk Dairesinin 23.10.2017 tarihli ve 2017/3784 Esas, 2017/6761 Karar sayılı kararı ile; ... Belediye Başkanlığına husumet yaygınlaştırılıp dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemine uygun şekilde tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanmasından sonra tescil davalarında TMK’nın 713. maddesinin 4. ve 5. fıkraları gereğince yapılması zorunlu olan ilanlar yapılıp işin esasının değerlendirilmesi gereğine değinilerek karar bozulmuş, Sarız Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ve 2018/2 Esas, 2021/43 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne,13.10.2020 tarihli fen bilirkişi raporunun eki krokisinde (A) harfi ile gösterilen 706, 23... 'lik yerin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, Mahkeme kararına karşı davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz başvurusunda bulunmuş, Dairenin 12.09.2023 tarih ve 2021/8682 Esas, 2023/4265 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece yapılan araştırmanın eksik olduğu belirtilerek taşınmazla ilgili zilyetlik ve imar-ihya araştırması yapılmasına yönelik olarak karar bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme istemi Dairece reddedilmiş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; dava konusu yer 2007 yılında kesinleşen kadastro çalışmaları sırasında dere olarak tespit harici bırakılmış ise de jeoloji bilirkişi kurulu raporuna göre dava konusu yer ile dere arasında yaklaşık 3 metre kot farkı bulunduğu, dava konusu yerin aktif dere yatağı ve taşkın sahası dışında kaldığı ,daha öncesinde herhangi bir sel durumunun yaşanmadığı, ... tarafından herhangi bir ıslah veya sedde çalışması yapılmadığı,ziraat bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın vakıf, orman ve mera ile ilgisi bulunmadığı, kültür tarımı yapıldığı, zilyetlikle iktisabı mümkün yerlerden olduğu, hava fotoğrafları yorumlanarak oluşturulan jeodezi bilirkişi raporunda dava konusu edilen (A) harfli kısmın komşu parseller ile bütün olarak kullanıldığı, fiili kullanımın bulunduğu, sınırlandırma hatası yapılarak dere yatağı olarak bırakıldığı ve dere yatağı olmadığı yönünde bilirkişi raporları dikkate alındığında dava konusu yerin vasfı yönünden bilirkişi raporlarının birbirini desteklediği, dava konusu edilen yerin aktif dere yatağı içinde kalmadığı gibi taşkın sahasında da yer almadığı, taşınmazın zilyetlikle iktisabı mümkün olan yerlerden olduğu, davacı lehine kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulü ile bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen tescil harici bırakılan 706,23 m² lik kısmın davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Bilindiği üzere; olağanüstü zamanaşımı yolu ile taşınmaz mülkiyetinin kazanılması ve taşınmazın zilyedi adına tespitine ilişkin temel koşullar, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde düzenlenmiş, aynı Kanun’un 17. maddesinde ise imar ve ihya kurumuna yer verilerek imar-ihya gerektiren taşınmazlar yönü ile düzenleme yapılmıştır.
Bir yerin imar-ihya ile kazanılabilmesi için öncelikle taşınmazın orman sayılmayan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan arazilerden olması gerekir. Nehir ve çay gibi akarsuların eski (terk edilmiş, metruk) yatakları kural olarak Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdendir. Ancak bu yerlerin koşulları oluştuğu takdirde imar ve ihya ile kazanılması mümkündür. Buna karşılık aktif nehir, çay ve dere yatakları ile bu gibi yerlerin etki alanında bulunan yerlerin imar ve ihya ile kazanılması mümkün değildir (HGK'nun 02.10.1996 tarihli ve 1996/20-429 E., 1996/643 K.; 18.02.1998 tarihli ve 1998/4-122 E., 1998/138 K. sayılı kararları).
Somut olaya gelince; Mahkemece taşınmaz başında yapılan keşif sonucu dosya arasına alınan 19.11.2024 tarihli jeolog bilirkişileri raporunda dava konusu taşınmazın geçmişteki yağış koşullarında taşkın sahası içerisinde yer aldığı, günümüzde ise iklim koşullarının değişmesi nedeniyle taşkın alanı içerisinde yer almadığı belirtilmiş ise de küresel ısınma nedeniyle oluşabilecek ani yağışlardan dolayı sele maruz kalabileceği anlaşıldığından dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğundan söz edilemez.
Hâl böyle olunca; Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılar Hazine ve ... harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Başkanlığına iadesine, Dosyanın Sarız Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 11.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.