Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/663 E. 2026/3293 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/663
- Karar No
- 2026/3293
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/3 E., 2015/33 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Giresun ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 04... parsel sayılı 43.935,55 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Mayıs 1330 tarihli ve 39 sıra numaralı tapu kaydına dayalı olarak, fındık bahçesi ve çalılık niteliği ile davalı ... ve müşterekleri adına tespit edilmiş; 1 04... parsel sayılı 20.438, 40... yüzölçümündeki taşınmaz ise, Mayıs 1330 tarihli ve 39 sıra numaralı tapu kaydı nedeniyle, iki adet ahşap ev, fındık bahçesi ve tarla vasfıyla ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Orman İdaresi vekili asıl ve birleşen dava dosyalarına sunduğu dava dilekçelerinde; Giresun ili ... ilçesi ... köyü 1 04... ve 237 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduklarını ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tescillerini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.06.2002 tarihli ve 1999/1 92... /15 Karar sayılı kararıyla, "dava konusu 1 04... parsel sayılı taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 1 04... parselin tespit gibi tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 12.06.2002 tarihli ve 1999/1 92... /15 Karar sayılı kararına karşı davacı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.10.2011 tarihli ve 2011/12190 Esas, 2011/11447 Karar sayılı ilamıyla, "1 04... parsele karşı da aynı nedenle Orman İdaresince dava açılmış ve ilgili dava dosyası temyize konu dava ile birleştirilmiş olmasına rağmen bu parselle ilgili olarak araştırma yapılıp hakkında olumlu olumsuz bir hüküm kurulmadığı ve 1 04... parsel yönünden de eksik inceleme ve araştırma yapıldığı" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "orman sayılan yerlerden olduğu belirlenen dava konusu 1 04... parsel yönünden davacı Orman İdaresinin davasının kabulüne, Giresun ili ... ilçesi ... köyünde kain 1 04... parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tespit tutanağının iptali ile dava konusu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline; orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenen dava konusu 1 04... parsel yönünden davacı Orman İdaresinin davasının reddine, Giresun ili ... ilçesi ... köyünde kain 1 04... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi hükümde belirtilen paylar oranında ... mirasçıları adına tapuya tesciline" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; 1 04... parsel yönünden verilen kararın hatalı olduğunu, bu parselin de orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 1 04... parselin orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle tespit gibi tespit malikinin mirasçıları adına tesciline karar verilmiş ise de, verilen bu karar eksik inceleme ve araştırmaya dayanmaktadır. Şöyle ki; mahallinde yapılan keşif sonrası hazırlanan orman bilirkişi raporunda 1955 hava fotoğrafının incelendiği, ancak bilirkişinin değerlendirmelerinin açık ve net olmadığı, raporda taşınmazın kuzeyinde pembe çizgi ile çizilmiş alanda yapraklı orman ağaçlarına rastlandığı, taşınmaz üzerindeki bu ağaçların çevresindeki ormanlar ile 3 hektarı aşkın bir bütünlük teşkil ettiğinin ve taşınmazın kalan kısmında herhangi bir ağaç ve ağaççık türüne rastlanmadığının belirtildikten sonra, raporun sonuç kısmında taşınmazın tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilerek raporun kendi içinde çelişki oluşturulduğu, ayrıca rapor ekindeki çakıştırmalı hava fotoğrafı görüntüsü incelendiğinde, pembe çizgi ile çizilmiş kısmın, üzerinde ağaç bulunmadığı belirtilen kısmından daha açık renkli olduğu ve üzerinde ağaç bulunmadığı belirtilen kısmın çevredeki orman nitelikli taşınmazlara benzediği, yani rapor içeriğindeki değerlendirmenin çakıştırmalı hava fotoğrafı görüntüsü ile de uyumlu olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, orman bilirkişi raporunda, yargılama sırasında orman kadastrosu yapıldığı belirtildiği halde İlk Derece Mahkemesince bu çalışmaya ilişkin belgeler dosya arasına getirtilip bu yönde bir değerlendirme de yapılmamıştır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, öncelikle yöreye ait en eskisinden itibaren memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmale edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen bilirkişisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, dava konusu taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise dava konusu parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilmelidir. Yine keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, yargılama sırasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi kapsamında çalışma yapıldığı ve tutanakların eldeki dosyaya gönderildiği anlaşılmış olup, kadastro hakiminin infazı kabil hüküm kurma zorunluluğu nazara alınarak, taşınmazların yüzölçümü değiştiği halde 1 04... parsel yönünden tespit gibi tescili karar verilmesi ve hakkındaki davanın kabulüne karar verilen 1 04... parsel yönünden kadastro tespitinin iptali yerine kadastro tutanağının iptaline karar verilmesi de usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.