Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4411 E. 2026/3286 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4411
Karar No
2026/3286
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/59 E., 2023/113 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar Hazine vekili, ... vekili ve katılma yolu ile davacı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan temyize konu 39... , 18... parsel sayılı ve sırasıyla 9.677.00, 9.811, 00... .578,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. 2. Davacı ... tarafından, davalı ... ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. 3. Birleşen davada davacı ve asli müdahil ... vekili dava dilekçesi ile, 39... parsel sayılı taşınmazı satış sözleşmesi ile satın aldığından bahisle ferağa icbar davası açmıştır. II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.04.2015 tarihli ve 2013/59 Esas, 2015/50 Karar sayılı kararı ile, "davacı ...'ün dayandığı 09.01.1974 tarihli tapu kaydının sadece 39... parsel sayılı taşınmaza uyduğu, davacı ... tarafından davalı ...'a yapılan satışın geçerli olduğu, davacı ...'ün davalı ... ...'na yönelttiği talep yönünden yapılan incelemede ise, ...'nun 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 13... . maddelerindeki koşulları sağlamadığı, birleşen davacı ve asıl davada müdahil olan ... yönünden yapılan incelemede, dava konusu ettiği yerleri satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığının ispatlandığı" gerekçesiyle birleşen ... Kadastro Mahkemesinin 1997/89 Esas sayılı dosya davacısı ...’ın davasının reddine, 3 08... ve 23 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, birleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1978/375 Esas sayılı dosya davacısı ...’ün davasının reddine, asıl dava dosyası müdahil davacı ...’ın davasının reddine, asıl dosya davacısı ...’ün davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, birleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/201 Esas sayılı dosya davacısı asıl dava müdahil davacısı ...’ın davasının kabulüne, 39... , 18... parsel sayılı taşınmazların kadastro komisyon kararlarının iptaline, 26.02.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (A-1) harfi ile gösterilen bölümün 39... parsel numarası ile ... adına, (C-1) ve (C-2) harfleri ile gösterilen bölümlerin 39... parsel numarası ile ... adına, (C-3) harfi ile gösterilen bölümün ... adına tespit ve tapuya tesciline; (B-2), (B-3), (D-1), (D-2) harfleri ve (23-1) rakamı ile gösterilen bölümlerin ... adına, (B-1) harfi ile gösterilen bölümün ... adına, (23-2) rakamı ile gösterilen bölümün ...’ın mülkiyet hakkının bulunduğunun tespitine ancak bu bölümlerde kamulaştırma yapıldığından haritasında yol olarak gösterilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 30.04.2015 tarihli ve 2013/59 Esas, 2015/50 Karar sayılı kararına karşı davacı ... mirasçıları vekili, davalılar ... mirasçıları vekili, Hazine vekili ve ... vekili tarafından esasa yönelik, müdahil ... tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14.10.2019 tarihli ve 2016/588 Esas, 2019/6342 Karar sayılı ilamı ile, "... dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, 26.02.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda 39... parsel sayılı taşınmazın (A), 39... parsel sayılı taşınmazın (C-1), (C-2) ve (C3) harfleri ile gösterilen bölümlerine ilişkin hükme yönelik, davalılar ... mirasçıları, Hazine vekili, ... vekili ile müdahil ...’ın tüm temyiz itirazlarının, davacı ... mirasçılarının yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle bu bölümler hakkındaki usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına, 39... parsel sayılı taşınmazın (B1), (B2), (B3) ve 39... parsel sayılı taşınmazın (D1), (D2) harfleri ile gösterilen bölümleri ile 39... parsel sayılı taşınmazın (23-1) ve (23-2) rakamları ile gösterilen bölümleri yönünden dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığına karar verildikten sonra, dosya arasında bulunan kamulaştırma evraklarından çekişmeli bölümlerin kadastro tespiti öncesinde ... tarafından kamulaştırmaya tabi tutulduğu anlaşılmakta ise de, kamulaştırma bedelinin ödenip ödenmediğinin anlaşılamaması nedeniyle ilk derece mahkemesince, gerekli araştırmanın yapılarak kamulaştırma bedelinin ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi, kamulaştırma bedelinin ödendiğinin tespit edilmesi durumunda çekişmeli bölümlerin kamulaştırma yapan ... adına tesciline karar verilmekle yetinilmesi, kamulaştırma bedelinin ödenmediğinin tespit edilmesi durumunda ise bu bölümlerin mülkiyetinin tespitine ancak kamulaştırma yapılması nedeniyle kamulaştırma yapan ... adına tesciline karar verilmesi gerekirken, mahkemece açıklanan hususlar araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, davacı ...'ün kendisine ait tapu kaydı sınırları içerisinde kaldığı iddiası ile adına tescilini talep etmiş olduğu 39... parsel sayılı taşınmazın 26.02.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (A-2) harfi ile gösterilen bölümü yönünden olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamasının da isabetsiz olduğu ..." gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "bozma ilamı uyarınca (A2) harfi ile gösterilen yer yönünden, fen bilirkişisi tarafından sunulan 20.03.2023 tarihli ek fen bilirkişi raporu ile krokide (A-2) harfi ile gösterilen alanın 09.09.1980 tarihli ve ... noter tastikli satış vaadi sözleşmesi kapsamı dışında kaldığı, 19.09.2023 tarihli ek fen bilirkişi raporu ile krokisinde 39... parselde (A-2) harfi ile gösterilen 404.31 m²lik alanın 19.04.1945 tarihli ve 73 cilt, 45 sayfa, 76 sıra numaralı tapu kaydı ve bu tapu kaydının gittisi olan 09.01.1974 tarihli ve cilt 158, sayfa 25 ve sıra 3 sıra numaralı tapu kaydı kapsamı içerisinde kaldığı, 39... parselin krokide (A-2) harfi ile işaretli kısımların kamulaştırma sınırı dışında ancak 09.01.1974 tarihli ve cilt 158, sayfa 25, ve sıra 3 sıra no.lu tapu kaydı kapsamı içerisinde kaldığı, 39... parsel sayılı taşınmazın (B1), (B2), (B3) ve 39... parsel sayılı taşınmazın (D1), (D2) harfleri ile gösterilen bölümleri ile 39... parsel sayılı taşınmazın (23-1) ve (23-2) rakamları ile gösterilen bölümleri yönünden ise, Karayolları 13. Bölge Müdürlüğünün 05.04.2021 tarihli yazısı ile verilen cevapta, kamulaştırma bedelinin ödenmediğinin belirtildiğinin anlaşıldığı" gerekçesiyle, birleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1978/375 Esas sayılı dosya davacısı ...'ün davasının reddine, asıl dosya davacısı ...'ün davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/201 Esas sayılı dosya davacısı ve asıl dosya müdahil davacısı ...'ın davasının kabulüne, Kadastro Komisyonunun 01.09.1981 tarihli ve 125 numaralı komisyon kararının 39... - 18... parseller yönünden iptaline, fen bilirkişi tarafından hazırlanan 26.02.2015 tarihli ek rapora ekli krokide (B-1) harfi ile gösterilen 3.030,90 m²lik kısmın mülkiyetinin ... adına tespitine ve ... adına tesciline, (Ancak kamulaştırma yapıldığından bu kısmın yol olarak gösterilmesine), aynı rapora ekli krokide (A-2) harfi ile gösterilen 404,31 m²lik kısmının tarla vasfı ile aynı adanın son parsel numarası verilerek mülkiyetinin davacı ... adına tesciline, aynı rapora ekli krokide (D-2) harfi ile gösterilen 1.712.11 m²lik kısım ve (B-2) harfi ile gösterilen 2.155,06 m²lik kısmın, (B-3) harfi ile gösterilen 1.007,02 m²lik kısmın, (D-1) harfi ile gösterilen 2.124,34 m²lik kısmın ve (23-1) rakamı ile gösterilen 1.376,87 m²lik kısımların tamamının mülkiyetinin Mustafa ... adına tespitine ve ... adına tesciline (Ancak kamulaştırma yapıldığından bu kısmın yol olarak gösterilmesine), aynı rapora ekli krokide (23-2) rakamı ile gösterilen 3.408,27 m²lik kısım mülkiyetinin ... adına tespitine ve ... adına tesciline (Ancak kamulaştırma yapıldığından bu kısmın yol olarak gösterilmesine) karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davacının dayandığı tapu kaydının sabit sınırlı olmadığından miktarı ile geçerli olduğunu, 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hatalı değerlendirme yapıldığını, idare lehine takdir edilen vekalet ücretinin de, alt sınırdan karara bağlanmasının hukukun genel ilkelerine ve kamu menfaatine uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davacı ... mirasçıları vekili (katılma yolu ile) temyiz dilekçesinde; kök tapu kaydına rağmen ... ve ... adına yapılan mülkiyet tespiti kararının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili, ... vekili ve katılma yolu ile davacı ... mirasçıları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine ve Karayolları Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacı ... ve mirasçılarından alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4411, K. 2026/3286, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4411-e-2026-3286-k-716e7ebf7a05