Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6906 E. 2026/3282 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6906
Karar No
2026/3282
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 1979/112 E., 1988/51 K.

İlk Derece Mahkemesince tavzih talebinin kabulüne dair verilen karar davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 171, 239, 241, 354, 368, 399, 507, 680, 690, 691, 797, 866, 10 42... parsel sayılı taşınmazlar muhtelif yüzölçümleri ile 1979 tarihinde malik haneleri boş olarak tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları, Asliye Hukuk Mahkemesine sundukları dava dilekçelerinde; sınırları yazılı olan taşınmazların murisleri adına tescili istemi ile 25.05.1978 tarihinde dava açmışlar, dava konusu yerde kadastro çalışmalarının başlaması nedeni ile dava, Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. II. CEVAP Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... Kadastro Mahkemesinin 23.09.1988 tarihli ve 1979/112 Esas, 1988/51 Karar sayılı kararı ile, davacıların itiraz ve davalarından feragat etmiş olduklarından davacıların itiraz etmemiş sayılmalarına ve 171, 239, 241 ,354, 368, 399, 507, 680, 690, 691, 797, 855, 866, 10 42... parsel sayılı taşınmazların tapulama tutanakları mucahevesinde gerekli işlemlerin yapılması için tutanakların karar kesinleştiğinde Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş ve karar, 21.12.1988 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. IV. TAVZİH KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı hükmün infazının sağlanamadığından bahisle, davacı mirasçısı ... tarafından 21.05.2025 tarihinde tavzih talebinde bulunulması üzerine İlk Derece Mahkemesince ek kararla, tavzih talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin hükmünün (1) numaralı bendinin; dava konusu Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesi 171 parsel sayılı 2.600,00 m² miktarlı taşınmazın, 354 parsel sayılı 3.920,00 m² miktarlı taşınmazın, 368 parsel sayılı 800,00 m² miktarlı taşınmazın, 399 parsel sayılı 6.200,00 m² miktarlı taşınmazın, 507 parsel sayılı 19.600,00 m² miktarlı taşınmazın, 690 parsel sayılı 1.750,00 m² miktarlı taşınmazın, 691 parsel sayılı 425,00 m² miktarlı taşınmazın, 797 parsel sayılı 1.650,00 m² miktarlı taşınmazın, 1042 parsel sayılı 220,00 m² miktarlı taşınmazın,1077 parsel sayılı 8.680,00 m² miktarlı taşınmazın kadastro tutanağında yazılı vasıflarıyla ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ... adlarına eşit hisselerle çayır vasfıyla tapuya tesciline, 239 parsel sayılı 5.440,00 m² miktarlı taşınmazın, 241 parsel sayılı 19.280,00 m² miktarlı taşınmazın, 680 parsel sayılı 13.160,00 m² miktarlı taşınmazın, 866 parsel sayılı 10.825,00 m² miktarlı taşınmazın ... adına tarla/elmalık, fındıklık vasfıyla tapuya tesciline şeklinde tavzihine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın aynına ve mülkiyet hakkında ilişkin durumun tavzih yolu ile düzeltilemeyeceğini ve tavzih kararının Hazine aleyhine hüküm doğurduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazların malik hanesi boş olduğu için yeni bir dava açılması gerektiğini, davanın kesinleşen kadastro tespitine itiraz davası mı yoksa resen araştırılması gereken bir dava mı olduğunun araştırılmasının zorunlu olduğunu, bu çerçevede hakdüşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin de gözönüne alınmasını, zilyetliğin ispatlanması gerektiğini ve aslında davada Belediyenin davalı sıfatının olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Talep, hükmün tavzihine ilişkin olup, dosya içeriğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tavzih talebinin kabulünün doğru olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, ... Tapu Müdürlüğünce verilen yazı cevabında 171, 239, 241, 354, 368, 399, 507, 680, 690, 691, 797, 866, 10 42... parsel sayılı taşınmazların mülkiyet hanelerinin boş olması nedeniyle 23.09.1988 tarihli ve 1979/112 Esas, 1988/51 Karar sayılı kararının infaz olunamadığının bildirildiği, 23.09.1988 tarihli karar incelendiğinde 171, 239, 241, 354, 368, 399, 507, 680, 690, 691, 797, 866, 10 42... parsel sayılı taşınmazların tapulama tutanakları muvacehesinde gerekli işlemlerin yapılmasına karar verildiği, ancak davanın aktarılan dava olması nedeniyle tutanakların mülkiyet hanelerinin boş olduğu, tescile ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı, taşınmazların orman sayılmayan kültür arazisi mahiyetinde oldukları, taşınmazların Hazine ve köy hükmü şahsiyeti ile ilgi ve alakalarının bulunmadığının kesin olarak anlaşıldığının belirtildiği, taşınmazların tapulama tutanakları muvacehesinde gerekli işlemlerin yapılmasına karar verilmiş olmakla her ne kadar Tapu Müdürlüğünce tapulama tutanaklarının mülkiyet hanelerinin boş olmasından bahisle hüküm infaz olunamamışsa da "muvacehesinde" ibaresi ile tutanağın bir bütün olarak ele alınması gerektiği, tutanağın yalnızca mülkiyet hanesinden ibaret değil, tutanakta yer alan edinme sebebi kısmının da dahil olduğu dikkate alınarak tavzih talebinin kabul edilerek, taşınmazların malikhanelerinin doldurulmasına karar verilmiş ise de, verilen bu ek karar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) tavzih ile ilgili hükümlerine uygun düşmemiştir. Şöyle ki; davacı ... vekili 21.05.2025 tarihli dilekçe ile, ... Kadastro Mahkemesinin 23.09.1988 tarihli ve 1979/112 Esas, 1988/51 Karar sayılı kararının infaz edilemediğini belirterek malik hanesinin doldurulmasını talep etmiş olup, davacının bu dilekçesinin, dava dilekçesi niteliğinde olduğu açıktır. Davacı vekilinin bu talebinin, tavzih yoluyla yazılı olduğu şekilde karşılanması hukuken mümkün bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, eldeki davanın genel mahkemeden aktarılan dava niteliğinde olduğu, bu tür davaların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2. maddesi uyarınca resen araştırma ilkesine tabi olduğu ve anılan Kanun maddesi uyarınca kadastro hâkiminin gerçek hak sahibini belirlemekle yükümlü olduğu gözetilerek, bahsi geçen ve kesinleşen dava dosyasında davalı olarak gösterilen tüm tarafların / mirasçılarının da davaya dahili sağlanarak, yargılama yapılması ve oluşacak sonuca bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar düşünülmeden, tavzih yoluyla yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün tavzihine ilişkin ek kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi ek kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalı ...'na iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/6906, K. 2026/3282, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-6906-e-2026-3282-k-30211ee884d6