Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/133 E. 2026/3284 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/133
- Karar No
- 2026/3284
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/18 E., 2025/....
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar asıl ve birleşen dosyanın davacısı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucu, Kırklareli ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 857, 858, 865, 869, 874, 882, 896, 893, 952, 9 54... parsel sayılı taşınmazlar muhtelif yüzölçümleri ile 1954 tarihinde davalılar adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili asıl ve birleşen dava dosyalarına sunduğu dava dilekçelerinde; Kırklareli ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 857, 858, 865, 869, 874, 882, 896, 893, 952, 9 54... parsel sayılı taşınmazlarda kazanım koşullarının oluşmadığını belirterek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların Hazine adına tescilini talep etmiştir. 3. Birleşen dosya davacısı ... dava dilekçesinde;Kırklareli ili ... ilçesi ... köyü 865 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptalini talep etmiştir. 4. Birleşen dosya davacısı ... ... dava dilekçesinde; Kırklareli ili ... ilçesi ... köyü 869 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptalini talep etmiştir. 5. Birleşen dosya davacısı ... dava dilekçesinde; Kırklareli ili ... ilçesi ... köyü 8 74... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptalini talep ettikten sonra, yargılama sırasında itirazından vazgeçmiştir. 6. Asli Müdahiller ... ve ... müdahale dilekçelerinde; dava konusu 865 parsel sayılı taşınmazı 1957 yılından beri dedeleri ...’ın ...’... satın aldığını, bu tarihten 1987 yılına kadar zilyetliğinde bulundurduğunu ve ölümü ile mirasçılarına geçtiğini ileri sürerek, 865 parselin muris ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 7. Asli Müdahil ... müdahale dilekçesinde; dava konusu 869 parsel sayılı taşınmazı uzun yıllardır kullandığını ileri sürerek, adına tescil kararı verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... Tapulama Mahkemesinin 1957/740 Esas ve 1968/579 Karar sayılı kararı ile...1938 yılında yapılan tahrir çalışmalarında taşınmazların Hazine adına tapusunun oluşmadığı, taşınmazların 26 adada bulunduğu fakat malik hanesinin boş bırakıldığı, kimlere ait olduğunun bu nedenle tespit edilemediği, tescil tapularının dava konusu taşınmazlara uyduğu, tescil tapusu olmayan davalılarının da 1927 tarihinden beri taşınmazlarda zilyet oldukları ve zilyetlik koşullarının oluştuğu" gerekçesi ile Hazinenin davasının reddine, asli müdahillerin davasının kabulüne karar verilmiştir. IV...BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1...İlk Derece (... Tapulama) Mahkemesinin yukarıda belirtilen 1957/740 Esas ve 1968/579 Karar sayılı kararı, asıl ve birleşen davacı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 1969 tarihli ilamı ile...inceleme ve araştırmanın yetersiz olduğu, 1937 yılında yapılan tahdite ilişkin tahdit beyannameler ve haritalar getirtilerek uygulama yapılması gerektiği" gerekçesiyle bozulmuştur. 2. İlk Derece (... Tapulama) Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, 05.02.1971 tarihli ve 1970/718 Esas, 1971/105 Karar sayılı kararla...dava konusu taşınmazların tapulamasının önceden yapılmış olduğu" gerekçesi ile 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 46. maddesinin 2. fıkrası gereğince tapulamanın bütün sonuçları ile birlikte hükümsüz sayılmasına, davacının ilerde iptal davası açmakta muhtariyetine, dosyanın Tapulama Müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmiştir. 3. İlk Derece (... Tapulama) Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl ve birleşen davacı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 10.03.2011 tarihli ve 2010/4125 Esas, 2011/1446 Karar sayılı ilamı ile, ''... Hazinenin temyizi 869 parsel sayılı taşınmazla ilgili oluşturulan hükme yöneliktir. Önceki hüküm Dairemizin 1969/1648-3186 Esas ve karar sayılı ilamı ile bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulması eylemli olarak bozmaya uyma kabul edilmiş ise de, kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel Mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir... halde hükmüne uyulan 17.04.1969 tarihli ve 1969/1648-3186 Esas ve Karar sayılı bozma ilamı çerçevesinde araştırma, soruşturma ve uygulama yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tümü ile yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir." denilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece (Kırklareli Kadastro) Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla...dosya kapsamından; mahallinde fen ve ziraat bilirkişileri, mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları eşliğinde keşif yapıldığı, keşifte dava konusu parselin tarım arazisi vasfında bulunduğu, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından davacı ve öncesinde de tarafından dava konusu parselin ekonomik amaca uygun bir şekilde işletildiği, 01.11.2022 tarihli ziraat bilirkişisi raporunda gösterilen alanın tarımsal amaçlı kullanıldığı, bulunan hava fotoğraflarında bu sınırların belirgin olduğu keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanlarının da dosyaya sunulan raporlarla tutarlı olduğu tüm dosya kapsamında toplanan tüm deliller değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazda bilirkişi raporunda çekişmesiz, ekonomik amaca uygun zilyetlikle birlikte aralıksız 20 yılı aşkın süredir zilyet olan davacı yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 4. madde hükümlerinin davacı yararına oluşmadığı, davalılar lehine oluştuğu, dava konusu Kırklareli ili ... ilçesi ... köyü 865 parsel sayılı taşınmaz yönünden de davacının kabul beyanı olduğu" gerekçesiyle davacılar ... ve ...'ın 865 parsel (yeni parsel no:1 32... parsel) sayılı taşınmaz yönünden davasının kabulüne, davacı Hazinenin davasının reddine, 865 parsel (yeni parsel no:1 32... parsel) sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile ... ve ... adına tesciline, davacılar ... ... ve Hazinenin 869 parsel (yeni parsel no:1 32... parsel), davacılar ... ve Hazinenin 893 parsel (yeni parsel no:1 32... parsel), davacılar ... ve Hazinenin 874 parsel (yeni parsel no:1 32... parsel), davacı Hazinenin 896 parsel (yeni parsel no:1 32... parsel), 954 parsel (yeni parsel no:1 32... parsel), 858 parsel (yeni parsel no:1 32... parsel), 952 parsel (yeni parsel no:1 32... parsel), 882 parsel (yeni parsel no:1 32... parsel), 857 parsel (yeni parsel no:1 32... parsel) sayılı taşınmazlar yönünden açmış oldukları davaların reddine, taşınmazların kadastro tespitleri gibi tescillerine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen dosyanın davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; 19 37... yıllarında yapılan çalışmaların sadece tapu tahririnden ibaret olduğunu, müstakil bir kadastro çalışması olmaması sebebiyle 1955 yılında yapılan kadastro çalışmasının ilk ve tek kadastro çalışması olduğunu, dava konusu taşınmazların Hazine tapusu kapsamında olduğunu...zilyetlik koşulları oluşmadığını...dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının ise hüküm kurmaya elverişli olmadığını, eksik inceleme ile hazırlandığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu taşınmazlarda davalı, davacı ve asli müdahil gerçek kişiler lehine iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 1. Asıl ve birleşen dosyaların davacısı Hazine vekilinin 865, 896, 893, 954, 858, 952, 874, 8 82... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre asıl ve birleşen dosyanın davacısı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Asıl ve birleşen dosyaların davacısı Hazine vekilinin 8 69... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 869 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak, davacı ... ...'in ve Hazinenin davasının reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; dosya kapsamına göre, 869 parsel sayılı taşınmazın ... adına tespit edildiği, tespite Hazine ve ... ...'in itiraz etmesi üzerine yapılan yargılama sırasında icra edilen 18.09.1965 tarihli keşifte, tespit maliki davalı ...'nın, dava konusu taşınmazda 1.5. dönüm yerin ... ...'e ait olduğunu beyan ettiği, ancak İlk Derece Mahkemesince bu beyanın değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılarak, İlk Derece Mahkemesince öncelikle ... ...'nin tüm mirasçılarının davada yer alması sağlanmalı, bundan sonra 12.12.1968 tarihli ve 1957/740 Esas, 1968/579 Karar sayılı ilk kararda, ... ... ve ... lehine / aleyhine kazanılmış hak oluşturacak şekilde bir hüküm tesis edilip edilmediği belirlenmeli, yine, ... tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1997/80 Esas sayılı dava dosyası ile açılan ve ... ... mirasçılarının da davalı olarak yer aldıkları tescil davasına ilişkin dava dosyası da incelenmek sureti ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, 869 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesi doğru görülmediği gibi, dava konusu taşınmazlar arasında yer alan 953 parsel sayılı taşınmaz hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş olması da usul ve yasaya uygun bulunmadığından, ilk derece mahkemesi kararının bu parseller yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, asıl ve birleşen davaların davacısı Hazine vekilinin, dava konusu 865, 896, 893, 954, 858, 952, 874, 8 82... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu parseller yönünden ONANMASINA, Asıl ve birleşen davaların davacısı Hazine vekilinin, dava konusu 8 69... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca bu parseller yönünden BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.