Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4849 E. 2026/4368 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4849
- Karar No
- 2026/4368
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/912 E., 2025/944 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/378 E., 2025/73 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Sinop ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1 35... parsel sayılı 2.184,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 35... parsel numarasıyla ve 2.221,79 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yüzölçümünün uygulama kadastrosu sırasında küçüldüğünü belirterek, uygulama kadastrosundaki hatanın düzeltilmesini talep etmiştir. II.CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız olduğunu belirterek, reddini savunmuştur. 2. Dahili davalı ... cevap dilekçesinde; sınırının değişmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Mahkemece tüm evrak toplandıktan sonra mahallinde keşif yapıldığı, fen ve harita bilirkişilerince düzenlenen raporda ilk tesis kadastrosu ile uygulama kadastrosu sınırlarında herhangi bir farklılık bulunmadığı, uygulama kadastrosu ile sadece yeniden ölçüm ve koordinatlama yapıldığının belirtildiği, Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/236 Esas, 2023/558 Karar sayılı dosyasının incelenmesi neticesinde davacısının ... köyü 1 35... parsel maliki ..., davalılarının ise iş bu dosyanın davacısının da aralarında bulunduğu başkaca kişiler olduğu, davanın kabulüne karar verildiği ve iş bu dosyanın davacısının taşınmazı yönünden de aleyhine karar verildiği, 1 35... parselin 2.178,81 metrekare olarak tespitine karar verildiği, dosyanın henüz istinaf incelemesinde olduğunun görüldüğü, davacı tarafça her ne kadar 1 35... parsel malikine yönelik husumet yöneltilmiş ise de bu parsel maliki tarafından dosyanın davacısına karşı açılan davada karar verildiği, bu durumun da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114. maddesinin (ı) bendinde belirtilen dava şartına aykırılık bulunduğundan bu davalıya yönelik açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, kadastro müdürlüğüne karşı dava açılmış ise de davacının taşınmazındaki azalmanın başka mahkeme kararı ile kaynaklandığından kadastro müdürlüğüne husumet yöneltilemeyeceğinin değerlendirildiği, bu davalı yönünden de davanın usulden reddine karar verildiği, davacının diğer taşınmazlara yönelik olarak dava ve beyan dilekçesi ile yenileme kadastrosu nedeniyle taşınmazının sınırlarının değiştirildiğini iddia ettiği, mahkemece emsal yüksek mahkeme içtihatlarında belirtilen bilgi belgelerin dosya arasına celbedilerek mahallinde mahalli bilirkişi ve tanıkların dinlenmesi suretiyle keşif icra edildiği, tanık beyanlarından taşınmazların sınırlarında herhangi bir değişiklik olmadığı, eskiden bu yana uyuşmazlık konusu kısmın yol olarak kullanıldığı ve kime ait olduğunu bilmediklerini beyan ettikleri, bilirkişilerce hazırlanan raporda taşınmazların tesis kadastrosu sırasında belirlenen ve kesinleşen sınırlarını ve uygulama kadastrosu sırasında belirlenen sınırlarını bir arada ve farklı renkli kalemlerle gösterildiği, ilk tesis kadastrosu ve uygulama kadastrosunun teknik yönden incelendiği, 19 68... yıllarına ait hava fotoğraflarından yapılan stereoskopik incelemede ilk tesis kadastrosundaki sınırlar ile uygulama kadastrosundaki sınırların uyumlu olduğunun tespit edildiği ve söz konusu sınırların 22/2-a yenileme kadastrosu çalışmasında tescil edilen sınırlar ile uyumlu olduğu gerekçesiyle 22/2-a yenileme kadastrosunun doğru olduğu görüşünde olduklarının bildirildiği, bu haliyle yenileme kadastro işlemlerinde hata bulunmadığının teknik bilirkişi raporu ile ortaya çıktığı, davacının ileri sürdüğü itirazların ilk tesis kadastrosuna ilişkin olduğu, uygulama kadastrosunda bu hususların dinlenebilme olanağı bulunmadığı" gerekçesiyle kadastro müdürlüğüne karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ...'e karşı açılan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (610 sayılı Kanun) 114/1-ı maddesi gereğince usulden reddine, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu taşınmazlara yönelik tesis kadastro tespitinin 1996 yılında yapılmasına, mahkemece yapılan keşif ve uygulama sonucunda alınan teknik bilirkişi heyet raporunda taşınmazların tesis kadastro tespit tarihine en yakın hava fotoğrafı olan 19 80... yıllara ait hava fotoğrafının incelenmesinde, davacıya ait parsel ile davalılara ait parsel arasında herhangi bir sınır tespit edilmemiş olmasına, ilk tesis kadastrosunda takeometrik verilerle paftanın uyumlu olduğu, keşif sırasında zeminde yapılan ölçümlerle paftasının uyumlu olduğu bu nedenle ilk tesis kadastrosunda hata bulunmadığının belirlenmiş olmasına, yine 22/2-a uygulamasında çekişmeli taşınmazlar arasındaki sınırın tesis kadastrosunda belirlenen sınırlara göre belirlendiğinin, dolayısıyla uygulama kadastrosunda bir hata bulunmadığının anlaşıldığı" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.