Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1182 E. 2026/1525 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1182
- Karar No
- 2026/1525
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1182
KARAR NO: 2026/1525
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/03/2026
NUMARASI: 2025/1141 2026/158
DAVANIN KONUSU: Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak)
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; banka sistemlerinde yaşanan Sukuk (Kira Sertifikası) işlemi hatasını davalının suistimal etmesi nedeniyle müvekkil bankanın uğradığı 827.539,68 TL zararın şimdilik HMK md.109 kapsamında 50.000,00 TL sinin ihtarname tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Taraflar arasında bireysel bankacılık işlemleri sözleşmesi bulunduğu, davanın tüketicinin korunması hakkındaki kanundaki “bankacılık ve benzeri sözleşmeler” olarak ifade edilen bir hukuki işleme dayandığı, davacının tüketici, davalı bankanın hizmet sağlayıcı konumunda olduğu, davacının ticari veya mesleki amaçla hareket ettiği konusunda bir iddia ve delil mevcut olmadığı, davacının iddiası sistem hatasından kaynaklı zararın tazminine ilişkin olması da nazara alınarak, taraflar arasındaki arasındaki ilişkinin 6502 sayılı Kanunun 3/1 maddesi kapsamında kalan tüketici işlemlerinden olduğu anlaşıldığından, mahkememizin bu davada görevli olmadığı, görevli mahkemenin 6502 Sayılı Kanun gereğince İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemesi olduğun Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden Reddine, Karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının tacir olduğunu, dava konusu işlemin mutlak ticari iş olduğunu, davalının, tacir sıfatına haiz olduğunu, Mahkemece bu hususun eksik incelendiğini, davada bu hususun hiç değerlendirmeye alınmadığını, halbuki davalı ...' ın ticari amaçla hareket eden bir Tacir olduğunu, Davalı ..., "... A.Ş." nin kurucu ortağı olup tacirler arası yapılan işlemler ticari iş sayıldığını, yapılan işlemin de mutlak ticari nitelikli bir iş olduğunu, gerek taraflar yönünden gerekse işin niteliği yönünden Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına giren işbu davada verilen görevsizlik kararı hatalı olduğunu, ticari bir işlem olan Sukuk (kira sertifikası), mutlak ticari iştir ve bundan kaynaklanan uyuşmazlıklar da mutlak ticari dava olduğunu, davalının Tacir sıfatının hiçbir şekilde incelenmemiş olduğundan bu husus, üzerinde fazla durulmadan karar verildiğini, davadaki taraf durumunun, dava konusu işin niteliğinin önüne geçtiğini, görevli mahkemenin tespitin hususunda ikisi de önemli olup her ikisinin de incelenmesi gerektiğini beyanla, ilk derece mahkemesince verilen görevsizlik kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi ile ... uygulaması nedeniyle uğranıldığı iddia olunan zararın tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı tarafından yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı ile davalı banka arasında 28.11.2023 tarihli Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi imzalanmıştır.
Mahkemenin görevli olması, HMK'nun 114/1.c maddesi uyarınca dava şartlarından olup, anılan kanunun 115. maddesi uyarınca davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı kanunun 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin görevli olduğu hüküm altına alınmıştır. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2015/12871 esas 2017/735 karar, 2016/11038 esas 2016/8223 karar, 2/16/11909 esas 2016/8559 karar, 2017/692 esas 2017/1363 karar sayılı ilamları)
Davacının talebi, davalının bankacılık uygulamasında yaptığı alım ve satım işlemleri nedeni ile uğradığı zararın tazmini talebine ilişkin olup, mesleki ve ticari amaçla davranmayan, tüketici konumundaki davalının 6502 sayılı Kanunun 3/1-k maddesi uyarınca bankacılık sözleşmesi niteliğinde olan sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülerek çözümlenmesi gerekmektedir.
Hal böyle olunca, mahkemece, davalının tüketici olduğu, sadece bir şirketin ortağı veya yöneticisi olmanın da davalının tacir olduğu anlamına gelmeyeceği, taraflar arasında akdedilen sözleşmede ticari amaca ilişkin herhangi bir hükme de yer verilmediği görülerek, yapılan işlemin tüketici işlemi olduğu, 6502 Sayılı Kanun hükümleri dikkate alındığında açılan işbu davada tüketici mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek Mahkemece görevsizlik kararı verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, davacının istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 17/09/2026 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.