Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4691 E. 2026/3174 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4691
- Karar No
- 2026/3174
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1137 E., 2025/637 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/89 E., 2024/263 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kayseri ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1278 parsel sayılı 465,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 29 39... parsel numarasıyla ve 441,30 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı adına kayıtlı bulunan eski 1280 parsel sayılı 688,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni29 39... parsel numarasıyla ve 714,51 m² yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazında ihtilaflı durumdaki Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/257 Esas sayılı derdest olan dosyasında el atmaya konu parseline taşkın ruhsatsız tapuda tescilsiz betonarme yapı ile duvarın çevrelerinin sınır olarak ölçülmesi nedeniyle parseline ait 23,70 m²lik kısmın yolsuz olarak davalıya ait parsele ilave edildiğini ileri sürerek, yolsuz tescilin iptal edilmesine ve kadastral parselin ihya edilerek tarafına tescil edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müdahalenin men'i davasısını Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/257 Esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, müvekkilinin taraf sıfatı olmadığını, husumetten ret gerektiğini, sınırda fiilen değişiklik olmadığını, kot farkından dolayı değişiklik yapılamayacağını, davacının beyanlarının tutarsız ve çelişkili olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "toplanan delillerden, hava fotoğrafları ve uydu fotoğraflarından (A) ve (B) harfleriyle gösterilen alanların dava konusu 29 39... (Eski 1278) nolu parsel ile bir bütün halinde kullanıldığı, 22/2-a güncelleme çalışmalarında mevcut durumun incelemeye esas olmadığı, mevcut durumun geçerli olmadığı, esas olan kadastro tespitinin yapıldığı zamanındaki durumun olduğu ve davacının davasında haklı olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, 29 39... parselde kain taşınmazın 27.01.2023 havale tarihli raporun 4. sayfasında mavi renkle gösterilen ve aynı bilirkişiye ait 17.04.2024 tarihli ölçü krokisini içerir ek raporda (A) ve (B) harfleriyle gösterilen 9,38 m²lik kısmın tapu kaydının iptaliyle aynı yerde kain davacı adına kayıtlı 29 39... parsele eklenmek suretiyle davacı adına tapuya tesciline, bu suretle dava konusu 29 39... parselden kalan kısmın davalı uhdesinde ipkasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "İlk Derece Mahkemesince eski tarihli hava fotoğrafları, ortofoto, tesis kadastrosu ve 22/2-a paftaları, ada raporu, uygulama tutanakları, kadastro tespit tutanakları, tapu kayıtları getirtilerek, taşınmaz başında keşif yapıldığı, çift hava fotografları üzerinde stereo aletiyle yapılan inceleme sonucunda jeodezi ve fotogrametri bilirkişi ... tarafından hazırlanan 25.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda; (A) ve (B) harfleriyle gösterilen alanların 29 39... parsel ile bir bütün olduğu, müşterek sınırın 1975 yılı hava fotoğraflarından da aynı şekilde kullanıldığının tespit edildiği, 22/2-a güncelleme çalışmalarında mevcut durumun incelemeye esas olmadığı, mevcut durumun geçerli olmadığı esas olan kadastro tespitinin yapıldığı zaman ki durum olduğu, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımının geçtiğini, bilirkişi raporunda şüpheye yer bırakmayacak derecede açık, net, anlaşılır açıklamalara yer verilmediğini, taşınmazın müvekkili tarafından inşa edilen yeni taşınmaz olmadığını, hem sınır duvarların hem de yapıların oldukça eski ve kadim nitelikte olduğunu, tecavüzlü yapı olduğu iddia edilen taşınmazların müvekkilinin malik sıfatını kazanmasından önceki 2008 yılından önceki dönemlere ait taşınmazlar olduğunu ve müvekkilinin taraf sıfatı olmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.