Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4570 E. 2026/3176 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4570
- Karar No
- 2026/3176
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/23 E., 2025/40 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Hakkari ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) gereğince yapılan kadastro tespiti sırasında, 1 65... parsel sayılı, 57.050,91 metrekare yüzölçümü ile 53 numaralı toprak tevzi komisyonunun 14 parsel numarası altında olduğu ve işgalcileri belirtilerek, mera vasfıyla orta malı olarak tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın müvekkillerine miras yolu ile intikal ettiğini, 90-100 yıldır zilyet olduklarını belirterek, tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir. 3. Asli müdahiller ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazda müvekkillerinin eklemeli zilyetlikle 50-60 yıldır kullanımı olduğunu belirterek, müdahale talebinde bulunmuşlardır. 4. Asli müdahiller ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazda murisleri ... Dara’nın da payı olduğunu belirterek, müdahale talebinde bulunmuşlardır. 5. Asli müdahiller ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazda payları olduğunu belirterek, müdahale talebinde bulunmuşlardır. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1963 yılında yapılan toprak tevzi çalışmaları sonucunda 53 numaralı toprak tevzi komisyonunca mera olarak tespit edilen 17, 18 ,19, 21, 22, 23... parsel sayılı taşınmazlar kapsamında olduğunu, kadimden beri mer'a olduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.03.2019 tarihli ve 2007/1337 Esas, 2019/24 Karar sayılı kararı ile davacılar ..., ..., ... ile asli müdahiller ..., ..., ... ve ... tarafından açılan davanın kabulüne, diğer asli müdahillerin davalarının reddine, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 05.02.2019 havale tarihli fen bilirkişi ek raporunda (A) harfi ile gösterilen 46.438,59 metrekarelik alanın taşınmazdan ifraz edilerek, 1/7 hissesinin ... oğlu ... adına, 1/7 hissesinin ... oğlu ... adına, 1/7 hissesinin ... oğlu ... adına, 1/7 hissesinin ... oğlu ... adına, 1/7 hissesinin ... oğlu ... adına, 1/7 hissesinin ... oğlu ... adına, 1/7 hissesinin ... oğlu ... adına, tarla vasfıyla tapuya tesciline, (B) harfi ile gösterilen 10.612,32 metrekarelik alanın mer'a vasfı ile özel siciline kaydına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 06.03.2019 tarihli kararının davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin 2019/1156 Esas ve 2021/2236 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMA SONRASI YARGILAMA Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2019/11 56... /2236 Karar sayılı kararının davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2022/1310 Esas ve 2023/3531 Karar sayılı ilamıyla "İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmaz üzerinde, davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne ve taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilmiş ise de, yöntemince ve yeterince 40-100 dönüm araştırması yapılmadığı, şöyle ki, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde, belgesiz zilyetlik yolu ile en fazla kuru arazide 100 dönüm, sulu arazide ise 40 dönüm miktarında taşınmaz edinebileceği hüküm altına alınmış olup, Dairece aynı günde temyiz incelemesi yapılan ve bir kısım davacıları ortak olan ... Kadastro Mahkemesinin 2007/1296 Esas, 2019/37 Karar, 2007/1297 Esas, 2019/54 Karar, 2007/1295 Esas, 2019/6 Karar sayılı dosyalarındaki davacı ... ve ...'ya verilen miktar toplamı ile Tapu Sicil Müdürlüğünün 21.11.2007 tarihli yazısı uyarınca davacı ... ve ...'nın senetsizden edindiği miktar da göz önüne alındığında 100 dönüm sınırlamasını aştığı görülmekte ise de, gelen yazı cevaplarında sadece miktarlar yazılı olduğundan taşınmazların senetsizden edinilip edinilmediği hususu her türlü tereddütten uzak olarak tespit edilemediği, hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılması için 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40; kuru toprakta 100 dönüme kadar olan ( 40... dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir hükmü gereğince, davacılar adına aynı çalışma alanında belgesiz zilyetlik yoluyla tespit edilen taşınmazların miktarları Tapu Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü ve Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak miktar sınırlaması yönünden araştırma yapılması, az yukarıda esas ve karar numaraları belirtilen, halen derdest ve bir kısım davacıları aynı olan dava dosyaları ile birlikte değerlendirme yapılması, yine, aynı davacılar tarafından belgesiz zilyetliğe dayalı olarak aynı çalışma alanı içerisinde davalar bulunması halinde bunlarında denetiminin yapılması, son olarak belgesiz zilyetlik yolu ile edinilecek miktar sınırının aşılması halinde dava konusu taşınmazlar yönünden davacılara tercih hakkı tanınması ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "tüm dosya kapsamından her ne kadar dava konusu taşınmazın davalı Hazine dayanağı olan 14 numaralı toprak tevzi parseli kapsamında kaldığı tespit edilmiş ise de keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler, kadastro tespit tutanağı bilirkişileri, tanık beyanları, bilirkişi raporları, davalı köy tüzel kişiliği temsilcisinin kabul beyanı ve mahkememizce toplanan tüm belgeler doğrultusunda, dava konusu taşınmazın fen raporunda (A) harfiyle gösterilen kısmının 1963 yılında yapılan toprak tevzi çalışmalarından uzun yıllar önce yaklaşık 100 yıldır davacı ve asli müdahiller ile bu kişilerin murisleri tarafından malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız olarak kullanıldığı, taşınmazın hiçbir zaman mera ya da harman yeri olarak kullanılmadığı, her zaman şahıs arazisi olarak kullanıldığı, hava fotoğrafları incelemesi sonucunda da taşınmazın 1955, 1968, 1988 tarihlerinde de tarım arazisi olarak kullanıldığının tespit edildiği, gerek belirtmelik tutanağında gerekse tablendigatif tutanağında davalı taşınmazın kaçak, yitik veya gaip kimselerden kaldığı hususunda bir beyana yer verilmediği, davalı Hazinenin ise dava konusu taşınmazın mera olduğunu ispatlar nitelikte 53 nolu Toprak Tevzii Komisyonu çalışmalarına dayanak belirtmelik ve tablendigatif tutanakları haricinde bir delil sunamadığı, aynı şekilde diğer asli müdahiller ..., ... ile ...'nın da dava konusu taşınmazın kendilerine ait olduğunu ispatlar nitelikte herhangi bir delil sunmadığı, davacılar ..., ..., ... ile asli müdahiller ..., ..., ... ve ...'nın evveli zilyetleri ile birlikte davaya konu taşınmaz üzerinde 1963 tarihinde belirlenen mera kaydının öncesinde 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirlenen 20 yıl süreyle nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla zilyet olma koşulunu lehlerine olacak şekilde ispatladığı, davacı ... yönünden yapılan senetsiz taşınmaz kaydı araştırmasında Tapu Sicil Müdürlüğünden gelen kayıtta ve kadastro tutanaklarında adına 62.445,75 metrekare senetsiz taşınmaz kaydı olduğu, davacı ...'nın Kadastro Kanunun 21. maddesine göre tercih hakkını aynı kadastro çalışma alanında bulanan mahkemenin iş bu dosyasındaki davaya konu parsel yine mahkemenin 2025/32 Esas (Eski Esas 2007/1297 Esas sayılı dosyada davalı olan taşınmaz ile yine mahkememizin 2023/25 (Eski Esas 2007/1296) Esas sayılı dosyada davalı olan parselin bir kısmına yönelik olarak kullandığı, davacı ... yönünden ise yapılan senetsiz taşınmaz kaydı araştırmasında Tapu Sicil Müdürlüğünden gelen kayıtta ve kadastro tutanaklarında adına 75.950,12 metrekare senetsiz taşınmaz kaydı olduğu, yine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/410 Esas ve 2011/115 Karar sayılı ilamı ile adına senetsizden Hakkarı ili ... ilçesi ... köyü 1 32... parsel nolu parselden 11.865,37 metrekare tescil edildiği ve kararın kesinleştiği, davacı ...'nın Kadastro Kanunu'nun 21. maddesine göre tercih hakkını aynı kadastro çalışma alanında bulanan mahkemenin iş bu dosyasındaki davaya konu parsel ile yargılaması devam eden 2023/25 Esas sayılı dosyada davalı olan parselin bir kısmına yönelik olarak kullandığı" gerekçesiyle asli müdahiller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile miras bırakan ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın ispatlanamayan davalarının ayrı ayrı reddine, davacılar ..., ..., ... ile asli müdahiller ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile mirasbırakan ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından açılan davanın ayrı ayrı kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 05.02.2019 havale tarihli en bilirkişi ek raporunda (A) harfi ile gösterilen 46.438,59 metrekarelik alanın taşınmazdan ifraz edilerek ... oğlu ... adına 12/84 hisse, ... oğlu ... adına 12/84 hisse, ... oğlu ... adına 12/84 hisse, ... oğlu ... adına 12/84 hisse, ... oğlu ... adına 12/84 hisse, ... oğlu ... adına 12/84 hisse, ... oğlu ... mirasçılarından ... adına 1/84 pay, ... adına 1/84 pay, ... adına 1/84 pay, ... adına 1/84 pay, ... adına 1/84 pay, ... adına 1/84 pay, ... adına 1/84 pay, ... adına 1/84 pay, ... adına 1/84 pay, ... adına 1/84 pay, ... adına 1/84 pay, ... adına 1/84 pay ile tarla vasfıyla aynı adanın son parsel numarası verilerek tapuya tesciline, (B) harfi ile gösterilen 10.612,32 metrekarelik alanın mer'a vasfı ile özel siciline kaydına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde: usul ve kanuna aykırı karar olduğunu, davacıların dayanmış oldukları malik sıfatıyla zilyet olma iddiasının senetsize dayandığını, davacıların sağlamaları gereken zilyetlik şartlarının kadastro çalışmalarından önceki 20 yıllık süre ile nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla zilyet olma koşullarının sağlamaları gerektiğini, mer'a olarak nitelendirilen taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik hükümlerine göre gerçek kişiler adına tescilinin mümkün olmadığını, ayrıca davacıların taşınmaz üzerindeki zilyetliği ve zilyetliğin dava tarihine kadar terk edilmeden davasız ve aralıksız olarak sürdüğünü ve kanunun zilyetlikle kazanım için aradığı diğer şartları ispat etmeleri gerektiğini, tarafların, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartlarının kendi lehine oluştuğundan bahisle taşınmazların tespit gördüğü iddiasında ise bu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu davada iyiniyetli kazanımdan bahsedilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın mer'a olarak kullanıldığından kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik hükümlerine göre gerçek kişiler adına tescilinin mümkün olmadığının açık olduğunu, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olmasına rağmen müvekkili idare lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, kısmen kabulüne ve kısmen reddi kararına rağmen asli müdahil ... açısından Hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini ve usul kurallarına, hakkaniyete aykırılık oluşturduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kazandırıcı zamanaşımına dayalı kadastro tespitine itiraza ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi gerekçesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmaz üzerinde, davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilmiş ise de yöntemince ve yeterince 40-100 dönüm araştırması yapılmamıştır. Şöyle ki, UYAP TAKBİS siteminde yapılan incelemede davacı ... adına Hakkari ili ... ilçesi ... köyü 1 32... parselin olduğu görülmüş olup, Tapu Müdürlüğünden 1 32... parsele ilişkin kadastro tutanağı ve tapu kaydı istenilmiştir, müzekkere cevabı sonucu incelendiğinde 1 32... parselin 28.589,49 metrekare yüzölçümü ile senetsizden davacı ... adına tespit ve tescil edildiği görülmüştür. Yapılan araştırma sonucu İlk Derece Mahkemesine Tapu Müdürlüğü tarafından gönderilen belgesiz taşınmaz listesinde maddi hata olduğu 1 32... parsel yerine 13 32... parselin bildirildiği görülmüştür. 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde, belgesiz zilyetlik yolu ile en fazla kuru arazide 100 dönüm, sulu arazide ise 40 dönüm miktarında taşınmaz edinebileceği hüküm altına alınmış olup, Dairece aynı günde temyiz incelemesi yapılan ve bir kısım davacıları ortak olan ... Kadastro Mahkemesinin 2023/25 Esas, 2025/49 Karar ve 2025/32 Esas, 2025/46 Karar sayılı dosyalarındaki davacı ...'ya verilen miktar toplamı ile Tapu Sicil Müdürlüğünün 21.11.2007 tarihli yazısı uyarınca davacı ...'nın senetsizden edindiği miktar ve 1 32... parsel sayılı taşınmaz da gözönüne alındığında 100 dönüm sınırlamasını aştığı görülmekte olup, doğru sonuca ulaşılması için 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40; kuru toprakta 100 dönüme kadar olan ( 40... dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir hükmü gereğince, davacı adına aynı çalışma alanında belgesiz zilyetlik yoluyla tespit edilen taşınmazların miktarları Tapu Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü ve Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak miktar sınırlaması yönünden araştırma yapılmalı, az yukarıda Esas ve Karar numaraları belirtilen, bir kısım davacıları aynı olan dava dosyaları ile birlikte değerlendirme yapılmalı, yine, aynı davacı tarafından belgesiz zilyetliğe dayalı olarak aynı çalışma alanı içerisinde davalar bulunması halinde bunların da denetimi yapılmalı, son olarak belgesiz zilyetlik yolu ile edinilecek miktar sınırının aşılması halinde dava konusu taşınmazlar yönünden davacıya tercih hakkı tanınmalı ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. VII. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.