Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4602 E. 2026/3171 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4602
Karar No
2026/3171
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/199 E., 2025/759 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/41 E., 2024/48 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Ordu ili ... ilçesi Kocuklu Mahallesi çalışma alanında yapılan kullanım kadastrosu sırasında, 32 33... parsel sayılı 10.007,78 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1/8 hissesi ... oğlu ... ve 1/8 hissesi ... kızı ... ve 1/8 hissesi ... oğlu ... ve 1/8 hissesi ... kızı ... ve 1/8 hissesi ... oğlu ... ve 1/8 hissesi ... kızı ... ve 1/8 hissesi ... oğlu ... ve 1/8 hissesi ... oğlu ...'ın 2003 yılından beri kullanımındadır" şerhi yazılarak, fındık bahçesi vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 2/B ile Hazine adına orman sınırına çıkarıldığını, parselde kullanıcı olarak müşterek malikmiş gibi yazıldığını ama fiili kullanım yerlerinin ayrı olduğunu, zeminde fiili kullanım durumu dikkate alınarak işlem yapılması gerektiğini ve 2004 yılından beri aynı şekilde kullandıklarını belirterek, fiili kullanım yerleri dikkate alınarak kullanıcı şerhi verilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın görevli mahkemede açılmadığını, süresinde açılmadığını, müvekkilinin kusuru ya da sorumluluğu olmadığını, husumetten ret gerektiğini, yapılan işlemin usul ve Kanuna uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Dava konusu uyuşmazlıkta, davacıların ve dinlenen mahalli bilirkişilerin ekseriyet beyanlarından ve mahkeme gözleminden, davacıların yaklaşık 20 sene öncesinden bu yana dava konusu taşınmazı her bir davacının kullandığı yer ayrı olacak şekilde fiili olarak taksim ettikleri ve kullandıkları alanları tel çit ile ayırdıkları, bu kullanımlarına karşı uzun zamandır bir itiraz oluşmadığı, bilirkişi raporunda da izah edildiği üzere hava fotoğraflarında görülmese de bu durumun davacılar arasındaki sınırın tel, kazık gibi hava fotoğraflarında görülemeyecek araçlarla ayrılmış olmasından kaynaklanabileceği, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığını tespit amacı taşıyan 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesi uyarınca davacıların her birinin müstakilen kullandığı yerin ayrı bir parsel numarası verilerek tespit edilmesi gerektiği, davacıların zeminde yol olarak görülen kısmın öncelikle yol olarak terkini, aksi halde davacıların ortak kullanımında olduğu belirtilerek ayrı bir parsel olarak tescili talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise, her ne kadar en son yapılan keşifte dinlenen bir kısım mahalli bilirkişiler yol olduğu iddia edilen kısmın yaklaşık 50 senedir yol olduğunu beyan etmişlerse de gerçeğin tezahürü olan hava fotoğraflarında, özellikle 1974, 20 06... tarihli hava fotoğraflarında komşu parsellerin yol olarak kullanılan kısımlarının yol olarak görünmesine karşılık, iddiaya konu yolun, yol olarak görünmediği, ziraat bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu edilen yolun iki fındık ocağı arasında teknik olarak bırakılması gereken sıra arası kadar bir alan olup parselin tamamı ile toprak yapısı ve eğim gibi özellikler yönünden bütünlük gösterdiği, keşifte alınan beyanlarında davacılardan ... ve ... de bu durumu destekler şekilde dava konusu edilen yolun 20 sene öncesinde yol olmadığını, bu kısma mısır ekildiğini, mısırdan fındığa geçince yol olarak gösterilen kısmın yol olarak ayrıldığını belirttiği, sonuç olarak iddiaya konu yolun kadim yol olmayıp, fındık dikildiğinde davacıların iki fındık ocağı arasındaki teknik olarak bırakılması gereken boşluğu yol olarak kullanmaya başladıkları ve bu durumun da kadim yol oluşturacak şekilde eskiye dayanmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 08.06.2023 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide, (I) harfi ile gösterilen 763,39 metrekarelik kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile sırasıyla son parsel numarasından başlayarak parsel numası verilerek ve beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılmıştır" ve "1/8 hissesi ... oğlu ..., 1/8 hissesi ... kızı ..., 1/8 hissesi ... oğlu ..., 1/8 hissesi ... kızı ..., 1/8 hissesi ... oğlu ..., 1/8 hissesi ... kızı ..., 1/8 hissesi ... oğlu ..., 1/8 hissesi ... oğlu ...'ın kullanımındadır" şerhinin eklenerek, fındık bahçesi niteliği ve 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, (A) harfi ile gösterilen 1.325,00 metrekarelik kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile sırasıyla son parsel numarasından başlayarak parsel numası verilerek ve beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılmıştır" ve "... oğlu ...'ın kullanımındadır" şerhinin eklenerek, fındık bahçesi niteliği ve 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, (B) harfi ile gösterilen 1.325,00 metrekarelik kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile sırasıyla son parsel numarasından başlayarak parsel numası verilerek ve beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılmıştır" ve "... kızı ...'in kullanımındadır" şerhinin eklenerek, fındık bahçesi niteliği ve 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, (C) harfi ile gösterilen 1.325,00 metrekarelik kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile sırasıyla son parsel numarasından başlayarak parsel numası verilerek ve beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılmıştır" ve "... oğlu ...'ın kullanımındadır" şerhinin eklenerek, fındık bahçesi niteliği ve 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, (D) harfi ile gösterilen 1.043,99 metrekarelik kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile sırasıyla son parsel numarasından başlayarak parsel numarası verilerek ve beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılmıştır" ve "... kızı ...'ın kullanımındadır" şerhinin eklenerek, fındık bahçesi niteliği ve 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, (E) harfi ile gösterilen 865,56 metrekarelik kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile sırasıyla son parsel numarasından başlayarak parsel numarası verilerek ve beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılmıştır" ve "... kızı ...'ın kullanımındadır" şerhinin eklenerek, fındık bahçesi niteliği ve 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, (F) harfi ile gösterilen 709,84 metrekarelik kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile sırasıyla son parsel numarasından başlayarak parsel numarası verilerek ve beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılmıştır" ve "... oğlu ...'ın kullanımındadır" şerhinin eklenerek, fındık bahçesi niteliği ve 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, (G) harfi ile gösterilen 1.325,00 metrekarelik kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile sırasıyla son parsel numarasından başlayarak parsel numası verilerek ve beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılmıştır" ve "... oğlu ...'ın kullanımındadır" şerhinin eklenerek, fındık bahçesi niteliği ve 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, (H) harfi ile gösterilen 1.325,00 metrekarelik kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile sırasıyla son parsel numarasından başlayarak parsel numarası verilerek ve beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılmıştır" ve "... oğlu ...'ın kullanımındadır" şerhinin eklenerek, fındık bahçesi niteliği ve 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edenlerin sıfatına, kurulan hükümde davalı Hazineye ait tespite aykırı bir yön bulunmamasına, yapılan keşif ve uygulama sonucunda çekişmeli taşınmazın davacıların kullanımlarında olduğu ve bu durumun da kullanım kadastrosu tutanağı ile sabit olduğu, keşif mahallinde yapılan inceleme ve alınan beyanlarda da davacıların beyanlarını destekler mahiyette her davacının ilgili taşınmaz içerisinde kullanım alanlarının da belli olduğu, (I) harfi ile gösterilen bölümünde kadim yol olmadığı, tarafların kendi taşınmaz bölümlerine ulaşmak üzere kullandıkları yol olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde: verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacı tarafın davasını ispatlayamadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacıların fiili kullanım durumlarının tespitine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/4602, K. 2026/3171, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-4602-e-2026-3171-k-816aa66f5c13