Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4829 E. 2026/3169 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4829
Karar No
2026/3169
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/502 E., 2025/617 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Espiye Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/24 E., 2024/1 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Giresun ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında yapılan kullanım kadastrosu sırasında, 2 98... parsel sayılı 6.647,52 m² yüzölçümündeki taşınmazın, kadastro tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve işbu parsel Hazinenin 1981 yılından beri fiili kullanımındadır" şerhi yazılarak fındık bahçesi vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazda kadastro çalışması yapıldığını, taşınmazın evvelden beri müvekkilinin murisi babası ... ...'nın kullanımında olduğunu ve tarım arazisi olarak kullanıldığını, müvekkili ve tüm mirasçıların kullandığını belirterek, kadastro tespitinin iptal edilmesini müvekkili ve murisin diğer mirasçılarına satışın yapılabilmesi için beyanlar hanesine murisin veraset ilamında yer alan müvekkili ve diğer mirasçıların isimlerinin şerh düşülmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine tarafından cevap dilekçesi verilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "Keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişisi ve tanık beyanlarından dava konusu edilen taşınmazı çok iyi bildikleri, dava konusu taşınmazın evveliyatının davacıların ortak murisi ... ...'ya dayandığı, murisin sağlığında taşınmaza fındık bahçesi vasfını kazandırdığı ve tarım faaliyetleri kapsamında zilyetliğinde bulundurduğu, vefatından sonra muris ... ...'dan intikal eden taşınmazları aralarında taksim etmeksizin dava konusu edilen taşınmazları nizasız fasılasız bir şekilde birlikte zilyet olarak müteveffa ... ... mirasçıları tarafından uzun bir zamandır tasarruf edildiği, davalı kurumun dava konusu edilen taşınmazları dava tarihine kadar herhangi bir kullanımı bulunmadığı, netice itibariyle dava konusu edilen taşınmazlar ile davalının bir ilgisinin olmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4. maddesine göre yapılan 22.11.2022 tarihli kadastro tespitinin iptaliyle taşınmazın beyanlar hanesine "Bu taşınmaz Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır ve iş bu parsel eklemeli zilyetliklerle birlikte 8 hisse itibariyle miras hisseleri oranında; 2 hissesi ... kızı ..., 1 hissesi ... kızı ..., 1 hissesi ... oğlu ..., 1 hissesi ... kızı ..., 1 hissesi ... kızı ..., 1 hissesi ... oğlu ..., 1 hissesi ... kızı Burcu ...'nın kullanımındadır" şerhi yazılmak suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilememiş olmasına, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi raporuna, dava konusu taşınmazda davalı idarenin kullanımının bulunmamasına, taşınmazın davacı murisi mirasçılarının kullanımında olmasına ve tüm dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde; ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/4829, K. 2026/3169, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-4829-e-2026-3169-k-c54f67d15337