Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4374 E. 2026/2577 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4374
Karar No
2026/2577
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/3 E., 2025/17 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar ... vekili, ... vekili tarafından duruşmasız olarak, davalı ... vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne ve duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında,... köyü çalışma alanında bulunan 1 63... parsel sayılı 3.142,48 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, satış senedi ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına, 1 63... parsel sayılı 3.368,38 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, satış senedi ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar ... ve ... adlarına tespit edilmişlerdir. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... köyü çalışma alanında bulunan 1 63... , 1 63... , 1 63... ve 1 64... parsel sayılı taşınmazlarda yapılan kadastro tespitlerinin yanlış olduğunu, bu taşınmazların kök murisleri ...'ye ait olduğunu, onun ölümü ile mirasçıları olan ..., ... ve ... ...'ye intikal ettiğini, yapılan satışların geçersiz olduğunu, 1 64... parsel sayılı taşınmazın adına tespit gören ...'un taşınmazı eşi ... ...'den satın aldığını bildirdiğini, bu satışa dayanarak diğer şahıslara taşınmazı sattıklarını, ... ...'nin tek başına satma yetkisinin bulunmadığını, ... vefat ettikten sonra geriye mirasçı olarak eşi ... ile çocukları ... ve ...'nin kaldığını, ... ...'nin taşınmazlarda 1/4 payının bulunduğunu, satış işlemlerinin geçersiz olduğunu, davalıların bu taşınmazlarda hiç bir zaman zilyet ve tasarruflarının bulunmadığını, taşınmazların müvekkillerinin zilyeti altında bulunduğunu, 2006 yılında ...'nın bu yerleri ekerken ...'un Kaş Kaymakamlığından 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanuna muhalefet edildiğinden bahisle tecavüzün önlenmesini talep ettiğini, Kaş Kaymakamlığı tarafından 24.11.2006 tarihli ve 2006/17 sayılı kararla ...'den intikal ettiği anlaşıldığından ...'un talebinin reddedildiğini ileri sürerek, yapılan kadastro tespitinin iptali ile kök muris ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalıla, cevap dilekçesi sunmamışlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 31.01.2014 tarihli ve 2008/1 03... /35 Karar sayılı ilamı ile ''1 63... , 38... ile 1 64... numaralı parsellere ilişkin açılan davada niza konusu parsellerin öncesi itibarıyle davacıların murisi ...'ye ait iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, mirasçılar arasında ... terekesinin taksim edilmediği keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin birbirlerine ve dosya içeriğine uygun beyanlarından anlaşıldığı, ... mirasçısı ...'nın tek başına terekeye dahil taşınmazlar hakkında tasarrufta bulunamayacağı, aksi halde bu tasarrufun hukuken geçersiz sayılacağı, davacı ... ...'nun vaki feragat beyanının yok sayılması yönündeki talebi bakımından vazgeçme beyanından vazgeçmenin mümkün olmadığı, ...'nun açtığı davanın vaki feragat nedeni ile reddi yoluna gidilse de kadastro kanunu'nun 29. maddesi uyarınca diğer davacı ... bakımından sübut bulan davanın kabul edildiği ve... oğlu ... mirasçıları adına sicil oluşturulduğu '' gerekçesiyle davanın kabulüne, birleşen davanın reddine 1 63... , 38... ile 1 64... numaralı parsellerde kayıtlı taşınmazların davalılar adına olan kadastro tespitlerinin iptali ile aynı vasıf ve miktar ile... oğlu, ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tescillerine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.04.2018 tarihli ve 2016/5438 Esas, 2018/2334 Karar sayılı ilamıyla '' taşınmazları bilebilecek muris ...'un 1936 yılında öldüğü de dikkate alınarak oldukça yaşlı yerel bilirkişiler tespit edilmeli, 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu, önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi, tespit bilirkişiler ve tarafların bildirmiş oldukları tüm tanıklar hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, keşifte taşınmazların bilinen en eski zamandan beri kime ait olduğu, davacıların murisi ... ile ...'nın evlenmeden önce bu taşınmazların kimin tarafından kullanıldığı, muris ...'nin bu köyde başkaca taşınmazlarının olup olmadığı, varsa kimler tarafından kullanıldığı, kadastro sırasında bu taşınmazların kimler adına tespit edildiği, çekişmeli 1 63... ve 38 parsel sayılı taşınmazların sınırında muris ...'un mirasçısı ...'in oğlu ... ... adına tespit gören komşu taşınmazlar olduğu anlaşılmakla bu taşınmzların öncesinde çekişmeli taşınmazlarla bir ilgisinin olup olmadığı, çekişmeli taşınmazların ... tarafından davalı ...'a satılıp satılmadığı, dayanılan satış senetlerinin uygulanmak suretiyle çekişmeli taşınmazlara ait olup olmadığı hususlarında olaylara dayalı olarak beyan alınmalı, beyanlar arasında çelişki olması halinde usulüne uygun şekilde gerektiğinde yüzleşme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, fen bilirkişisinden keşfi izlemeye yeterli rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmek ve gerekçede deliller tartışılmak suretiyle taşınmazların muris ... ...an mı yoksa muris ...'den mi kaldığı tereddütsüz olarak saptanmalı ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği'' gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''bozma ilamı doğrultusunda usulüne uygun keşif yapıldığı, yapılan tüm araştırmalara rağmen taşınmazları bilebilecek muris ...'un 1936 yılında öldüğü de dikkate alınarak oldukça yaşlı yerel bilirkişilerin tespit edilemediği, taşınmazların öncesinde kök muris ...'ye mi ... ...'un murisi ... ...'a mı ait olduğu hususu mahali bilirkişilerden sorulduğu, ortak beyanlarında taşınmazı bilinen en eski zamandan beri ...'nin kullandığını, ...a kimden kaldığını bilmediklerini, davacıların murisi ... ile ...'nın evlenmeden önce bu taşınmazların kimin tarafından kullanıldığını bilmediklerini beyan ettikleri, taşınmazların sınırında muris ... ...'un mirasçısı ...in oğlu ... ... adına tespit gören komşu taşınmazlar olduğu, bu taşınmazların öncesinde çekişmeli taşınmazlarla bir ilgisinin olup olmadığı bilirkişilerden sorulduğu, bilirkişi ...'ün taşınmazların ...'lar ile ilgisi olup olmadığını bilmediğini, ancak ...'ın bu köyden giderken taşınmazlarını satıp gitmiş olduklarını beyan ettiği, bilirkişi ...'nun ... ile ... de tanıştığını, annesinin anlattığına göre ...'un oğlu ...dediğini, 9 parselin bulunduğu yerdeki evde yaşadıklarını duyduğunu, ...ile ... ...'nin kardeş olduğunu sonradan öğrendiğini beyan ettiği, her ne kadar davalı tanığı ... davalı ...'ın babası olduğunu, dava konusu taşınmazların ... ...'ye ait olduğunu, ...'nin iç güveysi olarak gelmiş olduğunu, bozma öncesi keşifte dinlenen tanık ... taşınmazların murislerinden ..., ...ve ...'ya kaldığını beyan etmiş ise de; dosya kapsamına sunulan 1938 tarihli 229, 2 38... tarihli ...ailesinden çeşitli kişilere ait vergi kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uymadığının teknik bilirkişi tarafından tespit edildiği, tanıkların beyanlarını destekler başkaca bir delilin dosyada tespit edilemediği, mahali bilirkişilerin tutarlı ve tarafsız beyanlarına itibar edilerek taşınmazın öncesinde ...'nın murisine ait olduğu hususunun ispat edilemediği, ... ve eşi ... ...'nin taşınmaza uzun yıllar zilyetlik ettikleri hususunda tüm tarafların mutabık olması nedeni ile taşınmazın bilinen ilk sahibinin ... ve Eşi ... ... olduğunun kabulünün gerektiği, ...'nin ölümü ile eşi ...'nın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca tereke üzerinde tek başına tasarruf yetkisi bulunmadığı, davalı ...'a yaptığı satış sözleşmesinin geçerli kabul edilmediği'' gerekçesiyle davanın kabulüne 1 63... ve 38 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının iptali ile aynı vasıf ve miktar ile ... oğlu ... mirasçıları adına miras payları oranında (... ve ... ...) adına tapuya tescillerine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Yargıtay Hukuk Dairesinin bozma ilamına uygun bir biçimde değerlendirme yapılmaksızın karar verildiğini, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki olduğunu, yüzleştirme yapılarak beyanlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, muris ...'un 1936 yılında öldüğü de dikkate alındığında oldukça yaşlı yerel bilirkişilerin tespit edilemediğini, davacının davasını ispat edemediğini, mahalli bilirkişilerin uyuşmazlık konusunda yaşları itibari ile yeterli bilgi sahibi ve tarafsız olmadıklarını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasının talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yapılan keşifte seçilen mahalli bilirkişilerin kanuna ve bilirkişi yönetmeliğine aykırı bir şekilde seçildiğini, mahalli bilirkişilerin davacı tarafın yakın akrabası olduğunu, dava konusu taşınmaza ilişkin olan beyanlarının tamamen davacı akrabalarına menfaat sağlamaya yönelik olduğunu, mahalli bilirkişilerden ikisi ve davacı tanıklarından biri olmak üzere keşifte dinlenen üç kişinin aynı soyada sahip kişiler olduğunu, tarafsızlıktan uzak mahalli bilirkişilerce keşif yapıldığını, mahalli bilirkişilerin uyuşmazlık konusunda yaşları itibari ile yeterli bilgi sahibi olmadıklarını, Yargıtayın bozma ilamında belirttiği niteliklere uygun olmayan kişilerin bilirkişi olarak seçildiğini, çelişkili beyanların giderilmesi amacıyla yüzleştirme yoluna gidilmediğini, İlk Derece Mahkemesi kararının usul bakımından eksik olduğunu, davalı tanıklarının beyanlarına itibar edilmemesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamında belirtilen eksiklikler giderilmeden karar verildiğini, bilirkişi raporunda sunulan vergi kayıtlarının taşınmazlarla örtüşmediği iddia edilse dahi bu belgelerin 1938 yılına ait belgeler olduğunu, bilirkişilerin bunları doğru analiz etmesinin mümkün olmadığını, vergi kayıtları ile ...ailesinin o köyde var olduklarının ispatlandığını, karşı tarafça bunun aksine ilişkin vergi kayıtlarının hiç sunulmadığını, kadastro tutanakları ve tapulama sırasında sunulan ve geçerli belge olarak hukukça tanınan belgelerin kesin delillerle çürütülemediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler ve temyiz edenin sıfatı dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili, ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar ... vekili, ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/4374, K. 2026/2577, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-4374-e-2026-2577-k-ed91f31cc18d