Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/1383 E. 2026/2642 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1383
- Karar No
- 2026/2642
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/169 Esas, 2025/179 Karar HÜKÜM : Zamanaşımı sebebiyle ret
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, davalılar vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinden yüksek faiz getireceği ve istendiği an geri ödeneceği garantisi ile toplam 84.363,16 euro tahsil edildiğini, daha sonra müvekkillerine bu paranın geri ödenmesinin mümkün olmadığının bildirildiğini, davalıların Bankacılık Kanunu'na aykırı şekilde mevduat topladığını, Sermaye Piyasası Kanunu'nu aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunup hisse senetlerini halka arz ettiklerini, bu konuda davalı ... ve diğer yöneticiler hakkında verilen ceza kararının kesinleştiğini, şirket defterlerinin de usulüne uygun tutulmadığını ve bu konuda da anılan yöneticiler hakkında mahkumiyet kararı verilip kesinleştiğini ileri sürerek müvekkilinin davalı şirketlerle ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitini, şimdilik 84,363,16 euro karşılığı 150.056,75 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili şirketin ortağı olduğunu, anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak davacıların davalı şirkete ödeme yaptığı, davalı tarafın süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin içtihatları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacıların parayı 1999 yılında yatırdığı eldeki davanın ise 2008 tarihinde açıldığı, zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Mahkemece bozmaya uyularak davanın zamanaşımından reddine karar verilmiş olması nedeniyle davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile değiştirilmeden önceki 438/7 hükmü gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan “Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,” ibaresinin çıkartılarak yerine “Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak DAVALILARA VERİLMESİNE” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.