Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/4583 E. 2026/4293 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4583
- Karar No
- 2026/4293
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/109 E., 2025/225 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalının tıp doktoru ve eskiden beri arkadaş olduklarını, davalının emeklilik günlerinde Ortaca'da bir rehabilitasyon merkezi açabileceği konusunda müvekkilini ikna ettiğini, bu amaçla taşınmaz almak üzere davalıya eline geçtikçe para gönderdiğini, taşınmazların şimdilik davalı adına alınmasına ve bilahare müvekkiline devredilmesine karar verildiğini, 2006 yılından itibaren 1.500.000,00 TL civarında para gönderildiğini ve davalının yer alımları yaptığını, 2012 yılında satın alınan taşınmazlara ilişkin bir protokol yapmak ya da taşınmazların tapularının müvekkili adına devredilmesinin önerildiğini, buna karşılık davalının gönderdiği elektronik posta ile parayı ödeyeceğini bildirdiğini ileri sürerek; taşınmazların tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini ve davalının uhdesinde bulunan bakiye bedelin tahsilini talep etmiş; 22.05.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile çeşitli tarihlerde davalıya gönderilen toplam 783.334,00 TL'nin ödeme tarihlerinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı tarafından gönderilen paraların elden verilen borcun ve davalıya satılan dairenin ödemeleri olduğunu, dava konusu taşınmazlar ile davacının bir ilgisinin bulunmadığını, elektronik posta içeriğinde iddiayı doğrular bir beyan bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece verilen 22.05.2013 tarihli kararla; davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 15.03.2018 tarihli ilamıyla; davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, "...Mahkemece, davacının şahsi hesabından “... için ödemedir”, “... arsa”, “... tarla için ödemedir” açıklaması ile gönderilen bedeller yönünden davacının davasını kanıtladığı gözetilerek, bu bedellerin hesaplanması gerekir. " gerekçesiyle, karar bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin 07.12.2023 tarihli kararıyla; 25.05.2023 tarihli ek bilirkişi raporu ve davacı vekilinin 21.11.2022 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi uyarınca davanın kısmen kabulü ile 12.000,00, 50.000,00 TL ve 56.500,00 TL'ye 16.10.2006 tarihinden itibaren, 50.000,00 TL'ye 12.12.2006 tarihinden itibaren, 17.500,00 TL'ye 15.01.2007 tarihinden itibaren, 3.000,00 TL'ye 06.02.2007 tarihinden itibaren, 22.000,00 TL ve 10.000,00 TL'ye 03.05.2007 tarihinden itibaren, 30.000,00 TL'ye 04.05.2007 tarihinden itibaren, 12.000,00 TL'ye 09.07.2007 tarihinden itibaren, 28.000,00 TL'ye 09.07.2007 tarihinden itibaren, 22.000,00 TL'ye 14.08.2009 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte toplamda 313.000,00 TL tutarındaki alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 425.337,00 TL ve faizin türü istemlerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 3. Dairece verilen 09.04.2025 tarihli ilamla; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, "....Temyize konu kararda, Mahkemece; bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, bozmaya uygun karar verilmemiştir. Şöyle ki; bozma ilamıyla, davacının sadece şahsi hesabından gönderilen para tutarının hüküm altına alınması gerektiği belirtildiği halde, hükme esas alınan 25.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacının 06.10.2006 -14.08.2009 tarihleri arasında 12 ayrı parça olarak toplamda 313.000,00 TL'yi davalıya gönderdiğinin belirtildiği, söz konusu raporda, davacı tarafından dosyaya sunulan 21.11.2022 tarihli dilekçenin esas alındığı, davacı tarafından sunulan dilekçede ise dava dışı şirket hesabından gönderilen 4 adet havale tutarının da hesaplamaya dahil edildiği anlaşılmaktadır. Bozma ilamına uyulmakla bozma gereğinin yerine getirilmesi zorunludur. O halde Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılarak varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. ", gerekçesiyle, karar bozulmuştur. 4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla; davanın kısmen kabulüne, 50.000,00 TL'lik kısmına 16.10.2006 tarihinden, 56.500,00 TL'lik kısmına 16.10.2006 tarihinden, 50.000,00 TL'lik kısmına 12.12.2006 tarihinden, 17.500,00 TL'lik kısmına 15.01.2007 tarihinden, 22.000,00 TL'lik kısmına 03.05.2007 tarihinden, 10.000,00 TL'lik kısmına 03.05.2007 tarihinden, 30.000,00 TL'lik kısmına 04.05.2007 tarihinden, 28.000,00 TL'lik kısmına 09.07.2007 tarihinden, 22.000,00 TL'lik kısmına 14.08.2009 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte; toplamda 264.000,00 TL tutarındaki alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ve faizin türü istemlerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekillerince süresi içinde temyiz isteminde bulunulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; dava dışı şirketin hesabından yapılan ödemelerin dışlanmasının doğru olmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili; taraflar arasında hiçbir zaman iddia edildiği gibi tarla alımına ilişkin sözleşme bulunmadığını, bir protokol veya sözleşme yapılmadan bu tutarda paranın müvekkiline gönderildiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davanın tümden reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, ıslah sureti ile davacı tarafından davalıya çeşitli tarihlerde gönderildiği iddia edilen toplam 783.337,00 TL'nin ödeme tarihlerinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini istemine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının; bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gözetilerek verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 332. maddesi uyarınca; yargılama giderlerine, bu kapsamda harca ilişkin hususlarda mahkemece re'sen karar verilir. Karar ve ilam harcı, harçtan muaf olmamak koşulu ile davayı kaybeden tarafa yükletilmesi gereken bir harç türü olup, diğer yargılama giderlerine katılarak kabul/redde göre oranlanamaz. Harç konusu kamu düzenine ilişkin olup yargı mercilerince res'en dikkate alınır. Somut olayda; davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi nedeniyle, yargılama giderleri bölüştürülürken davacı tarafça yatırılan peşin harç ve ıslah harcının yargılama giderleri gibi haklı çıkma oranında taraflar arasında paylaştırılamayacaktır. Zira, davanın reddi dışında harç daima davalıya yükletileceğinden, diğer giderler gibi kazanılan, kaybedilen miktara göre tekrar bölüştürme yapmak mümkün olmayacaktır. Bu nedenle yargılama giderlerinde kabul ve red durumuna göre oranlama yapılırken harçlar oranlamaya tabi olmadığından harcın oranlanması hatalı olup bozma sebebidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 3. madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438/7 maddesi uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan ibarenin tamamı çıkartılarak yerine "Alınması gerekli 18.033,84 TL harçtan peşin alınan 8.464,50 TL harç ile 2.874,75 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 6.694,59 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafça yatırılan 11.339,25 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, 6100 sayılı Kanun'a eklenen Geçici Madde 3 atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.