Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/420 E. 2026/309 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/420
Karar No
2026/309
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2004/175 E., 2006/129 K.

Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R - Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

1995 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 79... parsel sayılı taşınmazın senetsizden, kimsenin zilyet ve tasarrufunda olmadığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilerek 24473 75... yüz ölçümü ve ham toprak vasfı ile davalı Hazine adına tespit edildiği, tespitin itiraza uğramadan 08.03.1996 tarihinde kesinleştiği; UYAP TAKBİS ve TKGM parsel sorgu sayfasından haricen yapılan sorgulamada dava konusu 1 79... parsel sayılı taşınmazın 17.01.2023 tarihinde ifrazı sonucu 1 79... (30 00... , ham toprak) ve 1 79... (2444321, 37... , mera) parsellerin oluştuğu anlaşılmaktadır.

Davacı; kendisine ait olan yaklaşık 6 dönüm tarlasının her nasılsa kadastro çalışmaları sırasında davalı Hazine adına tespit ve tescil edilen 1 79... parsel sayılı taşınmaza dahil edildiğini, taşınmazı 45 yıl kadar önce babası ...'ın satın alıp ekip biçtiğini, ölmeden önce de kendisine verdiğini, dava dışı kardeşlerine de başka yerler verip taksim ettiğini, taşınmazı uzun yıllardır malik sıfatıyla nizasız fasılasız ekip biçtiğini ileri sürerek taşınmazın tapusunun kısmen iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş; 01.04.2005 tarihli duruşmada, taşınmazın kendisine babasından miras olarak kaldığını, babasının veraset ilamını çıkartıp kardeşlerinin muvafakatlerini alacağını beyan etmiştir.

Davalı Hazine vekili; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini belirtip davanın reddini savunmuştur.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz bölümünün bir kısmı bakımından iddianın sübut bulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden; davacının 1907 doğumlu babası ...'ın 15.02.1990 tarihinde öldüğü, 01.04.2005 tarihli veraset ilamına göre geride kalan mirasçılarından ... ve ...'in yargılama sırasında dosyaya sundukları dilekçeler ile taşınmazın davacı adına tesciline muvafakat ettiklerini bildirdikleri, diğer mirasçıların ise ibraz ettikleri dilekçeler ile, kendilerinin davaya katılmakta hukuki yararlarının olduğunu, bu nedenle (adlarına açılan) davaya muvafakat ettiklerini bildirdikleri görülmektedir. Ne var ki; Mahkemece, taşınmazın babasından davacıya ne şekilde intikal ettiği sorulup bu husustaki beyanları arasındaki çelişki giderilmemiş, başka bir ifade ile taşınmazın adına tescilini talep edebilmesi için aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı üzerinde durulmamıştır. Aktif dava ehliyetinin varlığı dava şartı olup bu hususun Mahkemece re'sen gözetilmesi gerekirken göz ardı edilerek işin esasına geçilmesi doğru değildir. Öte yandan; yapılan araştırma ve incelemenin de hüküm kurmaya yeterli olduğu söylenemez. Hâl böyle olunca; Mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle, dava konusu taşınmaza komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının ve varsa tespite dayanak kayıtların dosya içerisine getirtilmesi, tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesi ne ait en az üç ayrı zaman dilimine ilişkin stereoskopik hava fotoğrafları ... Genel Komutanlığından tarihleri açıkça yazılmak suretiyle getirtilerek dosya arasına konulması, bundan sonra yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle taraf tanıkları, üç kişilik ... mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve fen bilirkişisinden oluşacak bilirkişi heyeti aracılığıyla gerçekleştirilecek keşifte usulünce zilyetlik araştırması yapılması, bu kapsamda, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle jeodezi ve fotogrametri mühendisine inceleme yaptırılarak çekişme konusu taşınmazın hava fotoğraflarında gösterilmesi, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı, imar-ihyaya muhtaç olup olmadığı, imar ve ihyaya muhtaç yerlerden ise imar ve ihyasına ne zaman başlanıldığı, hangi tarihte tamamlandığı ve zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılması, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın kime ait olduğu, öncesinde kim tarafından kullanıldığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi, öncesinde tarla olarak kullanılıp kullanılmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması; ... bilirkişi kurulundan ise çekişmeli taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini, zirai durumunu, mera olup olmadığını, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini bildiren, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması; teknik bilirkişiye keşfi takibe imkan verir ayrıntılı rapor düzenlettirilmesi, davacı ve murisi adına senetsiz araştırması yapılması, bundan sonra zilyetliğe ilişkin tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken değinilen hususlar göz ardı edilerek hüküm kurulması doğru değildir.

Açıklanan sebeplerden ötürü davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/420, K. 2026/309, T. 19.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-420-e-2026-309-k-37e59969b2e7