Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/3504 E. 2026/3689 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3504
Karar No
2026/3689
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/591 E., 2026/20 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalılardan ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat .....in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davalı ...'in 20.03.2005 tarihli sözleşme uyarınca Muğla İli ..... İlçesi, ..... mevkii ..... Apartmanları A Blok 3, 9 ve 10 numaraları daireleri müvekkillerine sattığını, diğer bir sözleşme ile aynı yer C Blok 5 numaralı dairenin de müvekkilleri tarafından satın alındığını, bir müddet sonra projenin davalı ... tarafından üstlenildiği ve devam ettirileceği belirtilerek sözleşmenin satıcı kısmının ..... olarak değiştirilmek sureti ile yeniden imza altına alındığını, 11.07.2006 tarihinde "ibranamedir" başlıklı bir sözleşme daha imzalandığını, buna göre tapu devri yapılmış ise de vaadedilen tarihte konutların boş olarak teslim edilemediğini, satılan dairelerden üç tanesinde başkalarının oturduğunu, bir tanesinde ise bir başkasının oturmak üzere tadilat yaptırmakta olduğunu, bu kişilerin elinde de davacılarla yapılan şekilde sözleşmeler ve tapuların bulunduğunu, tüm bunların olayın büyüklüğü ve organize bir dolandırıcılığın işareti olduğunu, 11.07.2006 tarihli sözleşmede davalıların teslim edilmeyen her bir daire için 65.000 İngiliz Poundu tazminat ödemeyi kabul ettiklerini ileri sürerek; asıl davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak şimdilik 13.000 İngiliz Poundu'nun, ilk karardan sonra açılan ve birleşen davada ise 247.000 İngiliz Poundu'nun faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ..., yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır. 2.Davalı ... vekili; müvekkiline davacılar ile bir alış verişi olmadığı için husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin sahibi olduğu şirketin davalı ... ve ona ait emlak şirketine yapmış olduğu hafriyat, dolgu, yol vb işler sebebi ile bu şahıstan alacağı olduğunu, ....'in içinde bulunduğu ekonomik krizden dolayı borçlarını ödemekte güçlüğe düşmesi ve alacağının giderek yükselmesi sebebi ile davaya konu dairelerin tapularının borç ödendiğinde....'e iade edilmek kaydıyla teminat olarak müvekkiline verilmesi amacıyla 22.03.2005 tarihli satış sözleşmesi değişikliği belgesinin imzalandığını, yapılan satışlardan alınan paralardan ya da aradaki alış-verişten hiçbir şekilde haberi ve ilgisinin olmadığını, borcun büyük kısmı ödendiği için tapunun .....'in isteği ile dava dışı ....'a devredildiğini, tapuların ilgilileri adına devri aşamasına gelindiğinde de müvekkilinin talebi ile tarafların bir araya gelerek aralarında ibralaştıklarını,11.07.2006 tarihli ibraname ile hiçbir alacakları kalmadığını söyleyen davacıların her iki davalıyı da ibra ettiklerini, akabinde de tapu devrinin yapıldığını, ayrıca sözleşme içeriğinden taşınmazın durumunu da davacıların alenen bildiklerini, ayrıca taşınmazların davacılara teslim edildiğinin öğrenildiğini, tamamen zenginleşmeye yönelik olan davanın hiçbir iyi niyet taşımadığını, tüm bunların yanında taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerin resmi biçimde düzenlenmediklerinden dolayı geçersiz olduklarını ve geçersiz sözleşmeye dayanılarak cezai şarta hükmetmenin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.03.2011 tarihli kararıyla; davanın kabulüne, 13.000 İngiliz poundunun dava tarihi itibari ile karşılığı olan 32.110,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 20.09.2012 tarihli ilamıyla, davaya bakmaya Tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, davalıların sair temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2.Mahkemenin 28.01.2015 tarihli kararıyla; dava konusu cezai şartı içeren sözleşmenin resmi şekilde yapılmamış olması nedeniyle geçersiz olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 3.Dairenin 26.12.2017 tarihli ilamıyla; resmi şekilde yapılmamış olmaları nedeniyle, geçersiz olan 22.03.20 05... .07.2006 tarihli sözleşmelerini taahhüt edilen dairelere karşılık gelen taşınmaz hissesinin tapuda devredilmiş olmasıyla geçerli hale geldiği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4.Mahkemenin 28.03.2019 tarihli kararıyla, önceki kararda direnilmesine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 5.Hukuk Genel Kurulunun 21.04.2022 tarihli ilamıyla; taraflar arasındaki harici taşınmaz satış sözleşmelerinin karşılıklı olarak edimlerin yerine getirilmiş olması nedeniyle geçersizliklerinden bahsedilemeyeceği, geçerli olan sözleşmedeki cezai şartın da geçerli olduğu, tapulu taşınmazın tapuda ferağının verilmiş olmasının mücerret taşınmazın tesliminin ifası olarak kabul edilemeyeceği, tapu devrinin 12.07.2006 tarihinde yapıldığı, taşınmazların boş olarak teslim edileceğinin vaadedildiği tarihin ise 10.10.2006 olduğu, buna göre tapu devri yapılırken ihtirazi kayıt konulmasının beklenemeyeceği, taşınmazların vaadedildiği tarihte ve şekildi teslim edildiğine dair ispat yükünün davalıda olduğu, ancak dosya kapsamına göre bu yönde bir delil bulunmadığı anlaşıldığından davacıların sözleşmede geçen cezai şarta hak kazanacaklarının kabulü gerektiği gerekçesiyle, direnme kararının Daire kararında gösterilen nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir. 6.Mahkemenin 19.09.2023 tarihli kararıyla; dava sırasında ölen ve mirasçılarının tamamının mirasını reddettiği davalı ... hakkındaki asıl ve birleşen davaların usulden reddine, bozma ilamındaki gerekçelerle davalı ... hakkındaki asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı kabulüne, asıl dava yönünden 13.000 Pound'un dava tarihindeki karşılığı olan 32.110,00 TL'nin davalı ...'dan tahsiline, birleşen dava yönünden 247.000 Pound'un birleşen dava tarihindeki karşılığı olan 696.218,90 TL'nin birleşen dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 7. Dairenin 27.02.2025 tarihli ilamıyla; taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, Mahkemece taleple bağlı kalınarak yabancı para üzerinden hüküm kurulması gerekirken, talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca satış bedelleri dikkate alındığında kararlaştırılan cezanın fahiş olduğu, Mahkemece ceza tutarından indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 8. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların boş olarak teslim edilmeyen dairelerden kaynaklı yazılı anlaşmada öngörülen ceza şart vasıflı tazminatı almaya hak kazandıkları, ancak taraflarca sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın fahiş olması nedeniyle indirim yapıldığı gerekçesiyle; davalı ... hakkında verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, asıl dava yönünden 13.000 Pound'un davalı ...'ten tahsili ile davacılara ödenmesine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 169.000 Pound'un birleşen dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili; ilk hükümde alacağın dava tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığına hükmedilmesine dair kararın davacı tarafça temyiz edilmediğinden usuli kazanılmış hak oluşturduğunu, tapulu taşınmazların ifasının tapuda yapıldığını, davacıların tapuyu devralırken cezai şart alacağını saklı tutmadıklarını, taşınmaz uzun süre kullanıldıktan sonra cezai şart talebinde bulunulmasının hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, müvekkilinin satıcı olmadığını, tarafların yeminli tercüman huzurunda ibralaştıklarını, burada diğer davalının satıcı olduğunu, müvekkiline imzalatılan satış sözleşmesi sonrasında diğer davalının satış bedelini alması ile ibranameyi satıcı olarak imzalaması nedeniyle müvekkilinin hukuki sorumluluğunun kalmadığını, müvekkilinin inşaatın yüklenicisi olmadığını, sadece tapuda malik olduğu süre için satıcı sıfatını taşıdığını ve tapuyu dava dışı Osmana devrederek satıcılık sıfatını yitirdiğini, satış bedelinin dava dışı yüklenici şirkete ödendiğini, belirtilen süre içinde teslim edildiğini, ispat yükünün tayininde hataya düşüldüğünü, yemin delilinin göz ardı edildiğini, ihbar olunan şirketin beyanlarının göz ardı edildiğini, müvekkilinin sosyal ve ekonomik durumunun araştırılmadığını, hükmedilen ceza tutarının fahiş olduğunu, indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, harici taşınmaz satım sözleşmesine konu dairelere karşılık gelen hissenin tapuda devredilmiş olmasına rağmen dairelerin fiilen teslim edilmemelerinden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece; uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar verilmiş olmasına, bozmaya uymakla kesinleşen ve karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak durumu oluşturan kısımlar hakkında Mahkemece yeniden inceleme yapılmasına imkan bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalı ...'dan alınıp davacılara verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/3504, K. 2026/3689, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-3504-e-2026-3689-k-2fb8e255fcca