Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15999 E. 2026/10952 K.
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15999
- Karar No
- 2026/10952
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/162 Esas, 2025/558 Karar KARAR : Ret
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2014/508 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itirazı sonucu takibin durduğu, itirazın iptali, takibin devamı, davalı aleyhine % 20 icra inkar tazminatı talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların kendilerini ... Sitesi G Blok parsel yöneticisi olarak nitelendirdiklerini, davacının bu nitelemesinin asla doğru olmadığını, davacı tarafın 12.02.2012 tarihli genel kurulda (G blok parselinde) yönetici olarak seçildiklerini, ancak yasal zorunluluklarını yerine getiremedikleri için G Blok Kat maliklerinin olağanüstü genel kurul yapılarak yönetici olarak davalıları seçtikleri davacı tarafın genel kurulda seçilen yönetim kurulunun (davalıların ) ve tüm genel kurulun iptali için istanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 275/2012 sayılı dosyasıyla dava açtıklarını, açıları davanın davacı lehine sonuçlandığını, davanın temyiz edilerek halen Yargıtay'da olduğunu ve kesinleşmediğini, 19.01.2013 tarihinde G Blok parseli kat malikleri olağan genel kurulun yapıldığını, genel kurulda yönetici olarak davacıları değil başkalarının (davalıların) seçildiğini, yeni yönetimin seçilmesinden dolayı eski yönetimin azledildiğini, Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin iki kararıyla da davacıların yönetici olmadıklarını davalıların yönetici olduklarının zira Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi bu kararlarında yönetime ait kat malikleri kurulu kararları iptal edilinceye kadar geçerliliğini koruduğunu iptal kararı uyarınca önceden yapılmış olan iş ve işlemleri etkilemeyeceği denildiğini, Yargıtay kararları ve kat malikleri genel kurulu toplantılarından sonra davacıların İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/275 Esas sayılı kararına sığınarak kötü niyetli bir davranışta bulunduklarını, zaten gerek kendilerinin seçildiği 12.02.2012 tarihli genel kurul ve gerekse davalıların seçildiği olağanüstü genel kurul 10.06,20 12... .01.2013 tarihli kat malikleri genel kurulunca yapılan kat malikleri genel kurulunca yapılan yeni seçimlerde eski yöneticiler yönetimden azledilmiş olduklarını, davalıların seçildiği 10.06.2012 tarihli olağanüstü genel kurulda halen Yargıtay kararlarına göre geçerliliği devam ettiğini, davacıların bu icra takibini yapmasının hiçbir haklarının olmadığını, yetkisiz ve haksız olarak yaptıkları icra takibi geçersiz bir takip olduğunu, bu dosyada davalı ...'ın dolandırıcılığından (İstanbul Asliye 55, Ceza Mahkemesinin 2013/430 Esas sayılı) bahsedildiğini ...'ın o dönemde kat maliklerince seçilmiş yönetim kurulu üyesi olduğunu (şu anda değildir), 144 malikli G Blok parsel kat maliklerince yönetici olarak seçilmiş üç kişiden biri olduğunu bu dava ... Sitesi G Blok kat malikleri parsel yönetim kurulu davası olduğunu, 144 kat maliklerini temsil eden bir yönetimin vekili olduklarını, ...'ın şahsi vekili olmadıklarını, ...'ın yönetime seçilmeden önce kanuna aykırı işlemler yaptığını, o dava ...'ın yönetime seçilmeden önceki bir dava olduğunu, bu yönetimle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, davanın kötü niyetli bir tavrının olduğunu, İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2014/508 Esas sayılı dosyası ile hiçbir hak ve talep yetkisinin bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 31.05.2016 tarihli ve 2014/221 Esas, 2016/471 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda, mahkemece hükme ve denetime elverişsiz bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğu, öncelikle 20.01.2013 tarihli genel kurul kararının iptali için dava açılıp açılmadığının tespiti gerekirken ve herhangi bir dava açılmamış ise geçerli kabul olunacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde yanlış gerekçelerle hüküm kurulmasının doğru görülmediği, Mahkemece yapılması gereken davacı ve davalıların yönetim kuruluna seçildikleri kat malikleri kurul toplantılarının iptaline yönelik dava açılıp açılmadığı araştırılmalı, icra takibi ve dava tarihi itibariyle dava konusu blok yöneticiliğinin kimlerden oluştuğu da açık ve net olarak infazda tereddüte yol açmayacak mahiyette tespiti gerekmediğinden, konusunda uzman bilirkişi heyeti oluşturularak Yargıtay (Kapatılan) 18 Hukuk Dairesi 2015/20973 Esas, 2016/602 Karar, Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2014/2528 Esas, 2014/7462 Karar ve dava konusu bloğa ilişkin diğer Yargıtay ilamları ve mahkeme kararları da dikkate alınarak oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken yanlış gerekçeyle hüküm kurulmuş olmasının doğru görülmediği, kabule göre de somut olayda 62.079,00 TL'nin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında mahkemece dava reddedildiğinden hüküm fıkrasında davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin uygun görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... Yönetimi 12.02.2012 tarihinde meşru olarak site yönetimi görevine seçildiği daha sonra 2013, 2014, 20 15... yılında kanuna uygun olarak yapılan Kat Malikleri Kurulu toplantıları ile G Blok'un meşru yöneticisi olarak seçildiği ve görevi yerine getirdiğini, işbu genel kurullar ve alınan kararlar aleyhine açılmış herhangi bir davanın söz konusu olmadığını, ... yönetimi hali hazırda görevini ifa etmekte iken 10.06.2012 tarihinde ... ve bir grup kat maliki usule aykırı olarak Kat Malikleri Kurulu tertip ettiği ve yönetici olduklarını iddia ettiklerini ancak kanuna aykırı olarak yapılan bu toplantı aleyhine açılan iptal davasında İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi 2012/275Esas, 2013/907 Karar sayılı dosyası ile 10.06.2012 tarihinde yapılan toplantının, seçimin ve alınan kararların iptalini hükme bağladığını ve kararın kesinleştiğini, kanuna uygun olarak seçilen ... yönetiminin ... Sitesi G Blok'un meşru yöneticisi olduğunun yargı kararıyla açıkça hükme bağlandığını, daha sonrasında ... yönetimi 20.01.2013 tarihli Kat Malikleri Genel Kurulu ile ibra edilerek, 2013 yılı için tekrar yönetici seçildiklerini, ... yönetiminin seçildiği genel kurul toplantılar aleyhine açılmış herhangi bir iptal davası da olmadığını, davacının 2012-2016 yılları arasında kesintisiz olarak meşru apartman yöneticisi olarak görev yaptığını, davalıların yasal yönetici olmadığını, aidat toplama faaliyetleri hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, işbu hukuka aykırı toplanan paranın iadesi gerektiğini, davalıların haksız topladıkları paraların hesaplanması için davanın kabul edilmesinin hukuki bir zorunluluk olduğunu ileri sürerek kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile Mahkeme kararın ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.