Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4247 E. 2026/2486 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4247
- Karar No
- 2026/2486
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1568 E., 2025/647 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/22 E., 2023/98 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 4 28... ve 2 74... parsel sayılı sırasıyla 3.870,54 m² ve 1.516,51 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, ham toprak ve çalılık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastro çalışması ilk defa 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca 1965 yılında Gelinöldü serisi olarak 4 no.lu orman tahdit komisyonu tarafında fotogrametrik ve yersel metot kombinasyonuyla yapılmıştır. Çiftlik Mahallesi mülki sınırları içinde bulunan tahdidi kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun ile değişik 2. madde çalışmaları ve ilk orman tahdidinin aplikasyonu 1 no.lu orman kadastro komisyonunca 1985 yılında yapılmış ancak ilan edilmediğinden kesinleşmemiştir. Aynı köyde 1987 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmaları yapılmış ve 30.10.1987 tarihinde ilan edilerek yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir. 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında “orman tahdit veya kadastrosu yapılıp kesinleşmiş yerlerde, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hatalar” düzeltme çalışmaları, 98 no.lu orman kadastro komisyonu tarafından 2015 yılında bitirilmiş, 26.05.2015 tarihinde ilan edilmiş ve yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu yerlerin davacı müvekkiline babasından kaldığını, babasının ve sonrasında kendisinin 10 yıldır aralıksız ve çekişmesiz zilyet olduğunu ve davacı müvekkilinin de bu taşınmazda çekişmesiz ve aralıksız şekilde ailesinden gelen zilyetliği sürdürdüğünü ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf adına tespit ve tescil edilmesini gerektiren maddi ve hukuki geçerli bir sebep bulunmadığını, davacı iddialarını sübuta erdiren bilgi ve belge mevcut olmadığını, zilyetliğin kesintisiz ve ekonomik amaca uygun olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4 28... parsel dört tarafının orman ile çevrili olması nedeniyle orman bütünlüğü bozucu ve orman aleyhine genişleme potansiyeline sahip orman içi açıklık olduğu, diğer dava konusu 2 74... parselin ise klizemetre ile yapılan ölçümde %48 eğime sahip, 1975-1992-20 09... tarihli hava fotoğrafında kuzeyindeki orman alanı ile aynı yapı ve görünümde makilik iken bu durumun 2003-2021 tarihleri arasında çekilen uydu fotoğrafların da sabit olduğu, 1978 tarihli memleket haritasında çalı rumuzu bulunan yeşil renkli alanda, 19 96... tarihli memleket haritasında ise yapı, çam ağacı ve çalılık rumuzu bulunan yeşil renkli alanda kaldığı, 6831 sayılı Kanun'un 1/j maddesi kapsamında toprak muhafaza karakteri taşıyan orman sayılan alanlardan olduğu, imar ihyasının da tamamlanmadığı, dava konusu taşınmazların orman vasfına haiz olduğu, davacı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 2 74... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi, 4 28... parsel sayılı taşınmazın ise kadastro komisyon kararı tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile keşif esnasında, taşınmazların çevresinde yer alan orman arazisi ile arasında ayırıcı nitelikte sınır yapısı bulunmaksızın bir bütün halinde olan 4 28... parsel numaralı taşınmazın kuzey bölümünde zemin seviyesinde harap taş setler bulunduğu ve üzerinde bu setlerde dahil olmak üzere yoğun olarak çam ağaçları bulunduğu, 2 74... parselin ise güneyinde yer alan yol sınırı haricinde çevre taşınmazlarla arasında ayırıcı nitelikte sınır yapısı bulunmadığı, üzerinde orta bölümünde yer alan sarnıç ve güneyindeki harnup ağacı haricinde üzerinde yoğun olarak çalı ve maki bitkileri bulunduğu, yüzeyi eğimli ve taşlık yapıya sahip olduğu, parsele kuzey sınırından 50 metre kadar uzaktan geçen orman içi araç yolu ile gelinip yürünerek yaya olarak ulaşım sağlandığı, 30-40 yaş kızılçam ağacı bulunduğu, genel görünüm elde edilmek üzere yapılan incelemede parselin ormandan ayrıştırılmasını sağlayacak, topoğrafya ve zemin olarak farklılık gözlenmediği, toprağın, kırmızı kahverengi Akdeniz orman toprağı olduğu ve toprakta humus kalıntısı olduğu, 1975, 1992, 20 09... yılı hava fotoğrafında, çevre orman ile benzer, söz konusu ağaçların, çam ağaçları ile yöreye özgü maki bitkileri ve çalı bitkileri olduğu, 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğunun bildirildiğinin anlaşıldığı dava konusu taşınmazın bu yollarla kazanılmasının mümkün olmadığı ve bir yerin orman kadastro sınırları dışında kalmış olmasının o yerin orman vasfını ortadan kaldırmayacağı da hep birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazın anılan maddelere göre orman sayılan yerlerden olduğu ve özel mülkiyete konu olamayacağı, dolayısıyla gerçek kişi yararına 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde düzenlenen imar-ihya ve zilyetlik koşullarının bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul, kanun ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, davacı lehine zilyetlik şartlarının oluştuğunu belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.