Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/702 E. 2026/2819 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/702
- Karar No
- 2026/2819
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2034 E., 2025/2162 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/168 E., 2023/184 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 01.07.1999-11.03.2022 tarihleri arasında servis ustası olarak çalıştığını, 11.03.2022 tarihinde günlük iş durumları konuşulurken işverenin oğlu ve aynı zamanda Şirket yönetiminde söz sahibi olan .. tarafından darp edilerek diğer işverenleri tarafından hakarete uğradığını, yaşanan durumu kaldıramayan ve artık işyerinde çalışma imkânı bulunmayan müvekkilinin ihtarname ile iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, davacının son net ücretinin 4.750,00 TL olduğunu, işyerinde öğle yemeğine ilişkin destek sağlandığını, çalışma saatlerinin 08.30-18.30 saatleri, cumartesi günleri ise 08.30-15.00 saatleri arasında olduğunu, ancak iş durumuna göre sarkmalar olduğunu, dinî bayramlar hariç tüm ulusal ... ve genel tatillerde çalışıldığını, gece saatlerinde yol yardım görevlisi olarak çalıştırıldığını, iş gelmesi hâlinde gece yarısında dahi uykudan kaldırılıp yol yardımına gönderildiğini, bu durumda gün devamında normal işbaşı saatinde çalışmaya devam ettiğini, kullandırılmayan yıllık izinlere yönelik ödeme yapılmadığını iddia ederek kıdem tazminatı, asgari geçim indirimi, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aynı işkolunda ve rakip firmalarda çalıştığının tespit edildiğini, bunun üzerine .. ile tartışma yaşandığını, darp iddiasının gerçek olmadığını, buna ilişkin rapor sunulmadığını veya kollukça dava dışı ..'nün çağrılmadığını, davalı işyerinde çalışma saatlerinin hafta içi 08.30-18.30 cumartesi günü ise 14.00'e kadar olduğunu, 1 saat öğle arası ve 30 dakika dinlenme kullandırıldığını, davacının resmî tatil ve bayramlarda çalışması olmadığını, yıllık izinlerinin kullandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ödenmeyen ücret alacaklarının olduğu, iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği, davacının kullandırılmayan yıllık izinlerinin bulunduğu, fazla çalışma yaptığı, ulusal ... ve genel tatillerde çalıştığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İş sözleşmesinin davacı tarafından haklı neden bildirilmeden feshedildiğini, 2. Zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 3. Davacının hizmet süresinin ve ücretinin hatalı tespit edildiğini, 4. Tanıkların beyanlarına davacıyla birlikte çalıştıkları dönemle sınırlı şekilde itibar edilmesi gerektiğini, 5. Davacının uzun süreli çalışan olduğunu ve sadece 52 gün yıllık izin kullanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, hizmet süresi ve ücretin miktarı, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil, asgari geçim indirimi ile yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ile hesaplanması ve zamanaşımı noktalarında toplanmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.