Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/703 E. 2026/2820 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/703
- Karar No
- 2026/2820
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1722 E., 2025/2603 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/106 E., 2023/250 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 02.02.2013-01.01.2019 tarihleri arasında davalı Şirkette çalıştığını, davalılar tarafından müvekkilinin haklı neden bildirilmeden işten çıkartıldığını, müvekkilinin davalı Şirketlere ait araçlarda servis şoförü olduğunu, son aylık ücretinin asgari ücret civarında olduğunu, servisin işyerine ait olduğunu, fazla çalışma yaptığını, 1 yıllık izninin kullandırılmadığını, müvekkilinin hafta tatilleri ile ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştığını, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Turizm Otomativ San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde ve hak düşürücü süre itirazlarında bulunduklarını, davacının müvekkili Şirket çalışanı olmadığını, müvekkili Şirkette fazla çalışma yapılmadığını, ulusal ... ve genel tatiller ile hafta tatillerinde çalışma olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Taşımacılık Tekstil Turizm Otomativ Yedek Parça İnş. İth. ve İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının davalıya ait işyerinde 14.06.2013-09.06.2014 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığını ve istifa nedeniyle iş sözleşmesinin sonlandırıldığını, bu hususa ilişkin istifa dilekçesini sunduklarını, davacının haftalık 45 saati aşan çalışması bulunmadığını, davalı Şirkete ait işyerinde fazla çalışma uygulaması, ulusal ... ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde çalışma olmadığını, davacının 1 yılı aşan çalışması bulunmadığı için yıllık izin hakkının da söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının bir yıllık çalışması olmadığından kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını, iş sözleşmesinin istifa ile sona erdiği, ihbar tazminatına hak kazanılamayacağı, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücret alacaklarının zamanaşımına uğradığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin 02.02.2013-01.01.2019 tarihleri arasında kesintisiz şekilde davalılara ait iş yerinde çalıştığını, 2. Davalı savunması ile tanık anlatımlarının çeliştiğini davalı tanıklarının gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunu, 3. Bilirkişi raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet süresinin tespiti, iş sözleşmesinin feshi, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ve hesaplanması noktalarında toplanmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.