Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/452 E. 2026/2814 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/452
- Karar No
- 2026/2814
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2671 E., 2025/2086 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/882 E., 2023/239 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 20.06.2011-14.12.2018 tarihleri arasında davalı Şirket nezdinde çalıştığını, müvekkilinin işveren tarafından istifaya zorlanmak suretiyle iş sözleşmesini sona erdirerek işyerinden ayrılmak zorunda kaldığını, ödenmeyen ücret alacakları olduğunu, müvekkilinin kullanmadığı ve karşılığının ödenmediği yıllık izinleri olduğunu, müvekkiline 20 16... yıllarında prim ödemesi yapıldığını, 2018 yılında da bu seneye ilişkin prim ödemesinin yapılacağının kendisine bildirildiğini, ancak 15.000,00 TL tutarında prim ödemesinin yapılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti ile prim alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının kendi iradesiyle istifa ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesine davacı işçi tarafından bir kısım mobbing (psikolojik taciz) uygulanmak ve hak etmiş olduğu işçilik alacaklarının bir kısmının ödenmemesi uyarınca eylemli olarak son verildiğinin iddia edildiği, bu durumda anılan durumun davacı işçi tarafından ispatının gerektiği, yargılama neticesinde toplanan delillere göre davacının ödemeyen işçilik alacaklarının olduğunun anlaşıldığı, hâl böyle olunca davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazanacağı, yıllık izin alacağı yönünden yapılan incelemeye göre kullandırıldığı ya da karşılığının ödendiği olgusunun davalı işveren tarafından ispatının gerektiği, bakiye yıllık izin hakkının sunulan defter kayıtlarına göre 7 gün olduğu, ancak ödemesinin olmadığı, davacının yıllık izin alacağının olduğu, tanık anlatımlarıyla ispatlandığı üzere davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu, prim alacağı yönünden yapılan incelemeye göre prim uygulaması olduğunun davacı işçi tarafından ispatının gerektiği, prim uygulamasının hangi kriterlere göre yapıldığına dayalı davacı tarafından delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ödenmeyen fazla çalışma, prim, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil alacaklarının varlığı sebebiyle istifaya zorlanmak suretiyle iş sözleşmesini feshetmek zorunda kaldığını iddia ettiği, davalının ise davacının istifa ettiğini savunduğu, dosyada davacının yazı ve imzasını içerir "özel nedenlerle" işten ayrıldığını belirtir dilekçe bulunduğu, davacının özel neden olarak belirttiği fesih nedeninin 4857 sayılı İş Kanunu'nda haklı sebep olarak düzenlenmediği, iş sözleşmesini haklı nedenle fesih ettiğini iddia eden tarafın haklı fesih gerekçesinin ne olduğunu açıkça belirtmesi gerektiği, davacının fesih bildirimindeki ucu açık özel neden kavramının daha sonra istediği şekilde doldurma hakkının bulunmadığı, hâl böyle olunca davacı tarafından haklı neden ileri sürülmeden iş sözleşmesi feshedildiğinden kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğu, yıllık izin ücreti alacağı talebine ilişkin, davacının kıdemine göre hak kazandığı süreden davalı tarafça kullandırıldığı yazılı belge ile ispatlanan sürenin düşülmesi ile bakiye 7 gün izin hakkı bulunduğunun anlaşıldığı, bu süre üzerinden yapılan hesaplamaya göre alacağın bordro ile bankadan 07.01.2019 tarihinde ödendiği anlaşılmakla talebin reddi yerine kabulünün hatalı olduğu, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil alacakları yönünden, dosyaya davacının çalışma gün ve saatlerini gösterir yazılı belge sunulmadığından tanık anlatımları ile sonuca gidilmesinde isabetsizlik olmadığı, tanık ..'nın aynı işverene karşı açtığı davanın işe iade davası olduğu, bu nedenle davacı ile menfaat birlikteliği içinde olduğundan bahsedilemeyeceği, ödeme yapıldığı savunmasına yönelik belge sunulmadığı anlaşılmakla davalının bu yöne ilişkin istinaf nedenlerine itibar edilmediği, davacının işyerinde son üç yıl prim uygulaması yapıldığını, 20 16... yıllarında ödeme aldığını ancak 2018 yılı için 15.000,00 TL prim alacağı olduğunu iddia ettiği, ancak dosya kapsamında iddiasını ispatlar şekilde hesaplamaya elverişli bilgi bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemenin ispatlanamayan alacak talebin reddine ilişkin kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin baskı altında istifa dilekçesi verdiğini, işçilik hak ve alacaklarının mevcudiyeti karşısında iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğinin kabulü ile kıdem tazminatının hüküm altına alınması gerektiğini, 2. Müvekkilinin bakiye yıllık izin hakkının sunulan defter kayıtlarına göre 7 gün olduğu açık olmasına rağmen yıllık izin ücreti alacağı talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 3. Prim alacağının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ile yıllık izin ücreti ve prim alacaklarının ispatına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.