Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/833 E. 2026/2806 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/833
- Karar No
- 2026/2806
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/804 E., 2025/2879 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 22. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/339 E., 2025/74 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedilmesi üzerine açtığı işe iade davasında verilen kabul kararının kesinleştiğini, davacının yasal süresi içinde işe başlatılma talebinde bulunduğunu, davalının 01.08.2024 tarihinde davacıyı işe davet ettiğini, belirtilen tarihte işyerine gittiğinde eski çalışma şartlarına uygun olmayan en uzak yerde işe başlatılmak istendiğini, davalı işverenin işe başlatma davetinde samimi olmadığının anlaşıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, iş güvencesi tazminatı ve 4 aylık boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; işe iade kararın kesinleşmesi ile davacının işe başlatılma talebinde bulunduğunu, müvekkili tarafından işe davet edilerek 01.08.2024 tarihinde işe başlamak için işyerinde hazır olmasının istendiğini, davacının belirtilen günde geldiği ancak işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre davacının hizmetine ihtiyaç bulunan Ayaş'taki işyerinde işe başlamadığını, görev tebliğini almasına rağmen eski işyerinden çok uzak olduğu gerekçesiyle işe başlamadığını, davacının işe başlatılma talebinin samimi olmadığını, bu nedenle geçersiz sayılan feshin bu durumda geçerli hâle geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının işe başlatılma talebi üzerine, 01.08.2024 tarihli görev tebliğ yazısında davacının görev yerinin ../.. olarak belirlendiği, davacının “Belirlenen şartlarda işe başlamayı kabul ediyorum. Ancak işe iade kararı gereği işe başlamam istenilen yer daha önceki çalışma yerimden çok farklı ve çok uzak bulunmaktadır. Bu durumun ivedi şekilde düzeltilmesini talep ederim.” yazarak yazıyı tebliğ ettiği, davacının 01.08.2024 tarihinde davalı işverene ihtarname göndererek kendisine zorla başlama yazısının imzalatıldığını ancak yeni işyerinin ..'ta bulunduğunu ve çok uzak olduğunu, iş şartlarında esaslı değişiklik niteliğinde olduğunu, bu görevlendirmenin iptal edilerek aynı pozisyonda işe başlatılmasını talep ettiği, davacının önceki işyerinin .. İl Müdürlüğü olmasına rağmen, .. ilçesindeki işyerinde görevlendirildiği, davacının işe davete icabet ettiği ancak görev yapacağı yeri öğrendikten sonra ihtarname gönderdiği, işverenin davacıyı önceki İl Müdürlüğü veya merkez ilçelere görevlendirmek yerine il merkezi dışında bulunan önceki işyerinden farklı bir işyerinde görevlendirmesinin, bu davetin işyeri koşullarında esaslı değişiklik anlamına geldiği, işçi tarafından kabul edilmediği sürece işçiyi bağlamayacağı ve işverenin işe davetinin samimi olmadığı, iş sözleşmesinin fesih tarihinin 01.08.2024 olduğunun kabul edildiği, davacının kıdem tazminatı ve iş güvencesi tazminatına hak kazandığı, ödemelerin mahsubu ile kıdem tazminatı farkı ve Mahkeme kararı ile belirlenen iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağına hükmedildiği, kullandırıldığı veya ücretinin ödendiği ispatlanamayan 26 günlük yıllık ücretli izninin bulunduğu, davalı işverence daha önce davacıya ihbar tazminatının peşin ödendiği, feshin geçersizliğine karar verildikten sonra işe başlatılmayan davacı ihbar tazminatı talep edemeyeceğinden ihbar tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının göreve başlamayı kabul edip, görev yerinin düzeltilmesini talep etmesine rağmen görev yeri düzeltilmesi talebinin ne şekilde sonuçlanacağını bilmeksizin ve beklemeksizin işe başlamadığını, bu durumun davacının işe iade başvurusunda samimi olmayıp işe iade davasının mali sonuçlarından yararlanmayı amaçladığını gösterdiğini, 2. Davanın işe davet edilmesine rağmen işe başlamadığını, davacının açtığı somut dava ile hakkını kötüye kullandığını, 3. İş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmeninde yer alan düzenlemeler ile davalının savunmasının haklılığının bilgi ve belgelerle sabit olduğunu, 4. Davanın kabulü kararının emsal içtihatlara aykırı olduğunu, hukuki ve fiilî durum bundan ibaret olmasına ve belgelerle sabit olmasına rağmen hukuka aykırı verilen kararın bozulması gerektiğini, 5. Faiz başlangıç tarihleri ile faiz türünün hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının davacıyı işe davetinde ciddi olup olmadığı, davacının işe başlatılma talebinde samimi olup olmadığı, davacının hüküm altına alınan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve hükmedilen faize ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.