Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3789 E. 2026/4383 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3789
- Karar No
- 2026/4383
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/814 E., 2025/1186 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/481 E., 2024/489 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, Afyonkarahisar ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 1340 parsel sayılı 656.500 m² yüzölçümündeki taşınmaz, mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 2017 yılında orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışması yapıldığını, ilan edilerek kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın orman sınırları içinde kaldığını, aktüel durumunun da orman vasfında olduğunu ileri sürerek, taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, tapu kaydı üzerindeki şerhin silinmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava değerinin dava dilekçesinde gösterilmediğini, davanın hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde yapılan Afyon 2. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri projesi kapsamında tapu kaydı üzerine şerh konulduğunu, ancak taşınmazın proje kapsamında olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, Afyonkarahisar ili ... ilçesi ... köyü 1340 parsel sayılı taşınmazın 29.05.2024 tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide yeşil renkle belirtilen (A) harfiyle gösterilen 461.590,24 m²lik bölümünün mera vasfıyla yapılan sınırlandırılmasına dair kaydın iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya dair talebin reddine, kararın kesinleşmesine müteakip taşınmazın tapu kaydında davalı ... lehine bulunan şerhin silinmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriği ve toplanan delillere göre İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmaz bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalması nedeniyle orman vasıflı olduğuna ilişkin kabulünde ve davanın 1340 parsel sayılı taşınmazın tümünün orman sınırları içinde kaldığı iddiasıyla açılıp belirli kısmının orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle kısmen kabul yönünde hüküm kurulduğuna göre davacı aleyhine vekalet ücreti takdirinde hukuka aykırı yön bulunmadığı, ancak DSİ lehine konulan şerhin silinmesine karar verildiği halde DSİ lehine vekalet ücreti takdir ve tayini ile mera vasıflı taşınmaz sınırlandırılarak özel siciline kaydedildiğine göre özel sicilinden silinmesi yönünde hüküm kurulmaması, ayrıca ... ve (hüküm fıkrasında) Devlet Su İşleri Müdürlüğü şeklinde taraf sıfatının hatalı belirlenip yazılmasının da doğru olmadığı gerekçeleriyle, istinaf başvurularının kısmen kabulüne ve kamu düzenine ilişkin nedenler de gözetilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, Afyonkarahisar ili ... ilçesi ... köyü 1340 parsel sayılı taşınmazın 29.05.2024 tarihli harita mühendisi bilirkişisi raporuna ek krokide yeşil renkle belirtilen (A) harfiyle gösterilen 461.590,24 m²lik alanın mera vasfıyla yapılan sınırlandırılmasına dair kaydın iptali ile mera özel sicilinden silinmesine, Devlet ormanı vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya dair talebin reddine, kararın kesinleşmesine müteakip taşınmazın tapu kaydında davalı ... lehine bulunan şerhin silinmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; davanın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan 1340 parsel sayılı taşınmazın mera sınırlandırmasının iptali ile özel sicildeki kaydının silinmesi ve orman vasfıyla Hazine adına tesciline ilişkin olduğunu, taşınmazın orman kadastro haritalarında (A) harfiyle gösterilen ve dava konusu olan kısmının orman sınırları içinde kaldığının anlaşılmasına ve bu kısmın mera sınırlandırması ve özel sicil kaydının silinmesine karar verilmesine rağmen davanın kabulü yönünde hüküm kurulması gerekirken kısmen kabulünün doğru olmadığını, müvekkili idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılması ve kanuni hasım olan Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının da hatalı olduğunu belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; 2017 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarının kendilerine tebliğ edilmediğinden itiraz davası açılamadığını, dava konusu taşınmazın mera özel siciline kaydedilmesi nedeniyle dava açılması için ilgili makamdan izin isteneceğini, orman kadastrosuna itiraz davası açılıncaya kadar süre verilmesi ve sonucunun bekletici mesele sayılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, dava konusu taşınmazın eski tarihli memleket haritaları ve hava fotoğraflarında orman vasfında olmayıp açık alan olarak göründüğünü, taşınmazın sonradan ağaçlandırıldığını, meraların başka bir kurum tarafından kullanılmasının merayı işgal niteliğinde olduğunu, mahalli bilirkişi beyanlarına göre dava konusu taşınmazın mera olduğu, hayvan otlatmak için kullanıldığı, ziraat bilirkişisi raporunda taşınmazın bitki örtüsü, mera olarak kullanılıp kullanılmadığı, yeterli olup olmadığı hususlarının değerlendirilmediğini belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf incelemesi sonucunda davanın müvekkili kurum yönünden reddi ile kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu yönde hüküm kurulmadığını, Arazi Toplulaştırma Uygulama Yönetmeliği hükümlerine göre konulması zorunlu olan beyanın müvekkili kurum lehine bir şerh olmadığını, dava konusu taşınmazın uygulama alanı içinde olsa da proje çalışma alanı dışında bulunduğunu belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sınırları içinde kalıp kalmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine, DSİ ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.