Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3868 E. 2026/4382 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3868
- Karar No
- 2026/4382
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3188 E., 2025/1236 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/103 E., 2024/328 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 63... parsel sayılı 106,32 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tutanağın beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Bu taşınmaz bahçe olarak 10 yıldan beri Sadık oğlu ...'un kullanımındadır." şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş olup, tapu kaydının beyanlar hanesinde "Tamamı ... Devlet Ormanı sınırları içerisinde kalmaktadır." şerhi bulunmaktadır. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 63... parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi kapsamındaki arazi vasfında olduğunu, ancak bu taşınmazın da eksik yazıldığını, zilyetliğinde bulunan alanın daha fazla olduğunu, ayrıca 1 63... parsel sayılı taşınmazın yapılan kadastro çalışmasında orman sınırları içine dahil edildiğini, bu çalışmaya itiraz ettiğini ileri sürerek, söz konusu taşınmazların adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) kapsamında yapılan çalışmanın mevzuatına uygun olduğu" gerekçesiyle, davanın reddine ve 6292 sayılı Kanun kapsamında yapılan çalışma gibi işlem yapılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazın bulunduğu İstanbul ili ... ilçesi ... köyünde ilk orman tahdidinin 1939 tarihinde 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre yapıldığı, 1940 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, kesinleşen bu tahdide göre dava konusu 1 63... parsel sayılı taşınmaz ile haritasında (A) harfiyle gösterilen yerin tamamının ... Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, 1985 tarihinde 2896 sayılı Kanun'a göre 40 numaralı orman kadastro komisyonunca 3116 sayılı Kanun'a göre yapılan tahdidin aplikasyonu ve 2/B madde uygulama çalışmasının yapıldığı, yapılan bu çalışmaya göre davacının talebine konu (A) harfiyle gösterilen bölümün orman sınırları içinde kaldığı ve 2/B madde uygulamasına tabi tutulmadığı, ... numaralı orman sınır hattının güneyinde kalan ve 2010 tarihinde 1 63... parsel olarak kadastrosu yapılan 106,32 m² yüzölçümündeki taşınmazın ise P.II parsel numarası verilerek orman sınırları dışına çıkartılan 2/B parseli içinde kaldığı, ancak bu çalışmanın ilan edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği, daha sonra 1987 tarihinde 3302 sayılı Kanun'a göre 40 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından yapılan 2/B madde uygulama çalışmasında, önceki ilan edilmeyen çalışmada orman sınırları dışına çıkartılan II, III, IV, V ve VI numaralı 2/B parsel tutanaklarının komisyonca aynen kabul edildiği, buna göre davacının talebine konu (A) harfiyle gösterilen yerin tamamının orman sınırları içinde kaldığı ve 2/B madde uygulamasına tabi tutulmadığı, ... numaralı orman sınır hattının güneyinde kalan ve 2010 tarihinde 1 63... parsel olarak tesis kadastrosu yapılan yerin ise P.II parsel numarası verilerek orman sınırları dışına çıkartılan yerde kaldığı, bu çalışmanın 15.06.1988 tarihinde ilan edildiği, 19 42... tarihli hava fotoğrafında dava konusu 1 63... parsel ile bitişiğindeki (A) harfiyle gösterilen yerin büyük bölümünün üzerinde ağaç örtüsü olan alanda kaldığı, 1956 tarihli memleket haritasında tamamının yeşil renkli üzerinde ağaç örtüsü olan alanda kaldığı, her iki taşınmazın 3116 sayılı Kanun'a göre orman sınırları içinde kalması nedeniyle hava fotoğrafı ve memleket haritasının tahditle örtüştüğü, krokisinde (A) harfiyle gösterilen yerde 6292 sayılı Kanun gereği sayısallaştırma ve düzeltme çalışması ile herhangi yeni bir tespit ve tahdit işleminin yapılmadığı, herhangi bir kadastro tutanağı tanzim olunmadığı, dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun uygulaması ile orman sınırları içine alınmadığı, taşınmazın 1939 tarihinde yapılan tahditle orman sınırları içine alındığı ve o tarihten sonra durumunun değişmediği, 1 63... sayılı parsel sayılı taşınmaz hakkında ise 6292 sayılı Kanun hükümleri uyarınca sayısallaştırma ve düzeltme çalışması ile herhangi yeni bir tespit ve tahdit işleminin yapılmadığı, herhangi bir kadastro tutanağı tanzim olunmadığı, Tarım ve Orman Bakanlığınca (Orman Genel Müdürlüğü) tahsisi talep edilen 1 63... parsel sayılı taşınmazın 19.01.2012 tarihli ve 96 sayılı Makam Oluru ile orman olarak kullanılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne kesin tahsisinin uygun görüldüğü ve 12.04.2012 tarihinde tahsis edildiği, Tapu Müdürlüğü'nün bu parseli 2014/ ... yevmiye ile cinsini orman olarak tescil etmesi nedeniyle dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun uygulaması ile orman kadastro haritasında orman sınırları içine alındığı ve yapılan işlemde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek dosya üzerinden karar verildiğini, daha önce verilen istinaf kaldırma kararının gereklerinin yerine getirilmediğini, eksik ve yetersiz inceleme sonucunda hüküm kurulduğunu, dava konusu 1 63... parsel sayılı taşınmazın bahçe vasfında olup kullanıcısının müvekkili olduğunun belirlendiğini, daha sonra taşınmazın orman olduğu yönündeki tespitin usul ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin kazanılmış haklarının ihlal edildiğini, taşınmaz üzerinde bulunan meyve ağaçlarının yaşları da gözetildiğinde taşınmazın orman vasfıyla kullanılmasının mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazlar üzerinde orman ağacı bulunmadığının bilirkişi raporunda açıkça belirtildiğini, bilirkişi raporundaki tespitlerin hükme yansıtılmaması ve gerekçede değerlendirilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, ayrıca açılan bu davadan sonra Orman İdaresince ağaçlandırma yapıldığını, sonradan yapılan ağaçlandırma faaliyetinin taşınmazın vasfını değiştirmeyeceğini ve bilirkişi raporlarına itirazlarının da değerlendirilmediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, 6292 sayılı Kanun'un 11/10. maddesi gereği orman kadastro haritalarında yapılan teknik hataların düzeltilmesi çalışmasına itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, saz konusu düzeltme çalışmasının ilgili Kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.