Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2119 E. 2026/3484 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2119
Karar No
2026/3484
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/98 E., 2025/3 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... vekili, davalılar Orman İdaresi vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Hatay ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 9 05... parsel sayılı 2.837,96 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Hatay ili ... ilçesi ... köyü ... mevkinde bulunan dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği 4.000,00 m² yüzölçümlü taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu ileri sürerek, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.11.2015 tarihli ve 2013/130 Esas, 2015/1673 Karar sayılı kararı ile davacı lehine olağanüstü zamanaşımı ile taşınmaz mülkiyeti kazanma şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.04.2019 tarihli ve 2016/12812 Esas, 2019/2637 Karar sayılı ilamıyla "İlk Derece Mahkemesince verilen karar usûl ve kanuna aykırı olduğu gibi yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın da hüküm vermeye yeterli olmadığı belirtilerek, 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca taraf teşkili sağlandıktan sonra, yöntemine uygun şekilde orman ve zilyetlik araştırması yapılması" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin 11.01.2022 tarihli ve 2019/199 Esas, 2022/7 Karar sayılı karar ile "dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin eldeki davanın açıldığı tarih itibarıyla ve halen kesinleşmediği, kadastro tespitleri kesinleşmeyen taşınmazlara ilişkin davaya bakma görevinin ise Kadastro Mahkemesine ait olduğu" gerekçesiyle davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiş; işbu karar, Dairemizin 12.02.2024 tarihli ve 2022/3706 Esas, 2024/672 Karar sayılı ilamıyla onanmış, dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "uzman bilirkişiler tarafından hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak olarak yöntemine uygun yapılan uygulama ve araştırmada, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespit edildiği, evveli tespit dışı ... ve çalılık olan dava konusu taşınmazın her ne kadar mahalli bilirkişi ve tanıklarca 1970'li yıllarda davacı tarafından soğan-fasülye ekilerek kullanıldığı beyan edilmiş ise de gerçeğin bir görüntüsü olan hava fotoğraflarında dava konusu taşınmaz üzerinde 1973 yılında imar-ihyanın tamamlanmadığı, çalılık alanların bulunduğu, 1995 tarihli hava fotoğrafında çalılık alanların varlığını koruduğu, nitekim kullanıma ara verilerek 2006 yılında taşınmazın tamamının çalılık olduğunun anlaşıldığı, 2012 yılında narenciye ağaçlarının dikildiği, bu hali ile davacı lehine dava açma tarihi olan 2013 yılına kadar kazanım koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup ekonomik yarar sağlaması mümkün olduğu anlaşılmakla Hazine adına tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan narenciye ağaçlarının davacıya aidiyetinin beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin 1974 yılından bu yana soğan, fasulye, buğday ve arpa gibi mahsuller ekmek suretiyle dava konusu taşınmazı kullandığını, dava dosyasındaki ziraat raporu ile orman raporunun birbiriyle çeliştiğini, bu çelişkinin ziraat bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle giderilmesinin hatalı olduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için farklı bilirkişilerden yeni rapor alınması gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince eksik araştırmayla karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; tespit tutanağının beyanlar hanesine davacı lehine şerh verilmesine ilişkin hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, davacı lehine şerh verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili, davalılar Orman İdaresi vekili ve Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... vekili, davalılar Orman İdaresi vekili ve Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2119, K. 2026/3484, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2119-e-2026-3484-k-143f6d12fcfc