Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/2843 E. 2026/3509 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2843
- Karar No
- 2026/3509
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/15 E., 2022/60 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili, asli müdahiller ... ve ... vekili ve davalı tereke temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce davalı tereke temsilcisi vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine, diğer temyiz itirazları hakkında ise hükmün onanmasına karar verilmiş, davalı tereke temsilcisi vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine Dairemizce karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiş, bilahare asli müdahil ...'in davası hakkında ek karar ile açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve ek karar asli müdahil ... tarafından temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
İlk Derece Mahkemesince verilen önceki karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı gibi değerlendirmeninde dosya kapsamına ve kanuna uygun olmadığı, davaya müdahil olarak katılan ...'ın karar başlığında gösterilmemesinin ve hükmün kendisine tebliğ edilmemesinin isabetsiz olduğu, bir kısım müdahillerin ve hükmü temyiz eden ..., ... ve ...'un dayandıkları hakkın kadastro tespitinden sonra doğmuş olması nedeniyle tespitten sonra doğan hakka dayanan şahısların talepleri yönünden Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince adı geçen müdahillerin taleplerinin esastan reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, bir kısım davacıların ve hükmü temyiz eden ..., ..., ... davaları ile ...'in bir kısım parsellere yönelik davalarının verilen süreye rağmen keşif avansının yatırılmaması nedeniyle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına ve sonuçta davalarının reddine karar verilmiş ise de 3402 sayılı Kanun'un iddiasını ispatla yükümlü taraf aleyhine uygulanabilmesi için dosyanın keşfe hazır hale getirilmesinin, yapılacak masrafların kalemler halinde gösterilmesinin, paranın yatırılması ve tebligatlar için makul bir süre ayırıldıktan sonra keşif günü tensip edilmesinin, keşif avansının yatırılmamasının hukuki sonuçlarının duruşmada hazır olan davacıya ihtar edilmesinin, duruşmada bulunmayanlara ise ara kararıyla birlikte usulen tebliğ edilmesinin gerektiği, ancak İlk Derece Mahkemesince bu yönde yapılan işlemlerin yeterli olmadığı ve her davacının davaya konu ettiği parseller üzerinde ayrı keşif yapılması düşüncesi de davaların birlikte yürütülmesi ve tapu kayıtlarının davaya konu bütün parsellere aynı anda uygulanıp kapsamlarının belirlenmesi gerektiği ilkesine aykırı düştüğü, bu nedenle keşif avansının süresinde yatırılmadığından bahisle bir kısım davaların reddine karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu, hükmü temyiz eden ...'ın 1 04... , 1 12... ve 1 16... parsel sayılı taşınmazlarda hak sahibi olduğu iddiasıyla katılma isteğinde bulunduğu ve bu isteğin İlk Derece Mahkemesince kabul edilerek bu taşınmazlarla ilgili esastan hüküm kurulmuş ise de bu taşınmazların Hazine adına tespit edildiği ve süresinde usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmaması nedeniyle davalı olmayan taşınmazlarla ilgili katılmanın da söz konusu olamayacağı, bu durumda katılma talebinde bulunan ...'ın talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, katılma isteğinin kabulü ile taşınmazlar hakkında esastan hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, hükmü esasa ilişkin olarak temyiz eden ... ve ... miras şirketi temsilcisi vekili, Hazine, davacı ..., davacı ..., ... ve ...'ın temyizleri hakkında ise İlk Derece Mahkemesince dayanılan tüm tapu kaydı ve tedavüllerinin, satış senetlerinin getirtildiği halde mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamlarının belirlenmediği, tapu kayıtlarının bilinemeyen hudutları için taraflara tanık dinletme imkanının sağlanmadığı, kayıt kapsamı dışında kalan arazilerin kanunlar gereğince Devlete intikal eden yerlerden olup olmadığının yeterince araştırılmadığı, ... ve ... mirasçılarından taşınmaz satın aldığını ifade eden davacıların kullanım durumu ve kayıt maliklerinin ölüm tarihi nazara alındığında bu kayıtların zilyetler yararına hukuki kıymetini kaybedip kaybetmeyeceğinin araştırılıp tartışılmadan hüküm kurulduğu belirtilerek, öncelikle taşınmazları kenardan çevreleyen tüm taşınmazların onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgelerin, davanın tarafı olanların bildirdikleri ve bildirecekleri tüm delillerin, mera tahsis kaydının ve ormanla ilgili tüm evrakların celbedilmesi, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada menfaati olmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişisi, taraf tanıkları, teknik bilirkişisi ve uzman bilirkişiler huzuru ile keşif icra olunması, taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında dayanılan tapu kayıtlarının, satış senetlerinin ve tarafların dayandığı ve İlk Derece Mahkemesince re'sen celbedilen tüm kayıtların tek tek okunup kayıtlarda yazılı hudutların yerel bilirkişilere zeminde tek tek gösterilmesi, bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanının sağlanması, bilirkişisi ve tanıklarca gösterilen hudutların teknik bilirkişiye haritasında işaretlettirilmesi, uzman orman ve ziraat mühendislerinden arazinin niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli raporun alınması, arazi başında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, mera, orman, yaylak ve kışlak gibi kamu yararına tahsis edilen veya kanunlar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin bulunup bulunmadığı, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, bir kısım davacıların kiracı mı yoksa asli zilyet mi olduğu hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, teknik bilirkişiye, sınırlarının niteliği dikkate alınmak suretiyle uygulanan kayıtların kapsamını gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilerek tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, deliller değerlendirilirken ... ve ... mirasçılarının dayandığı tapu kayıtlarının hukuki kıymetini koruyup korumadığının 50 98... sayılı Kanun hükümleri de dikkate alınmak suretiyle tartışılması, komşu köy hudutlarında kalan ve trampa yoluyla davacı ... ...'a verilen taşınmazların tapularının (taşınmazın orman olması nedeniyle) iptal edilip edilmediğinin araştırılması, trampa edilen taşınmaz tapularının iptal edildiğinin belirlenmesi halinde ... ... ve müştereklerinin dayanağını oluşturan eski tapulara kıymet verilerek mahalline uygulanıp kapsamlarının belirlenmesi ve bu kayıtların kapsadığı alanın kayıt maliki ... ... ve müşterekleri adına tescilinin kanun ve vicdani kanaate uygun olacağı nazara alınarak karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yapılan yargılama sırasında, dava konusu taşınmazlar ada ve numara dikkate alınarak tefrik edilmiş ve 1 01... , 15... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davaların eldeki esas sırasına kaydedilmesi suretiyle bu dosya üzerinden yapılan yargılama sonunda; 1 01... , 15... parsel sayılı taşınmazlar dava konusu olmadıklarından iş bu taşınmazlar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, karar kesinleştiğinde taşınmazlara ilişkin kadastro tutanak asıllarının olağan usullere göre kesinleştirilmek üzere Ardahan Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine; taşınmazlar dava konusu olmadıklarından bu parsellere ilişkin olarak ..., ..., ..., ..., ... ve ...'un asli müdahale taleplerinin ayrı ayrı reddine, 1 01... parsel sayılı taşınmaz yönünden ..., ... ve ...'in; 1 01... parsel sayılı taşınmaz yönünden ... ve ...'in; 1 01... parsel sayılı taşınmaz yönünden ..., ... ve ...'un davalarının görev dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine, dosyanın istek ve talep halinde görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra görevli ve yetkili Ardahan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili, asli müdahiller ... ve ... vekili ve davalı tereke temsilcisi vekili tarafından temyiz edildikten sonra, davalı tereke temsilcisi vekili tarafından katılma yoluyla da temyiz dilekçesi verilmiş; Dairemizin 26.06.2025 tarihli ve 2023/2999 Esas ve 2025/4952 Karar sayılı ilamıyla davalı tereke temsilcisi vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine, diğer temyiz itirazları hakkında ise İlk Derece Mahkemesi hükmünün onanmasına karar verilmiş; davalı tereke temsilcisi vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 12.02.2026 tarihli ve 2025/5705 Esas, 2026/900 Karar sayılı ilamıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince 24.03.2026 tarihinde hükmün kesinleştirilmesi işlemi yapılmış; ardından aynı tarihli ek karar ile asli müdahil ...'in davası hakkında "dosyanın görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmediği" gerekçesiyle davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve işbu ek karar, asli müdahil ... tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen ek karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil ...'in temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ek kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Asli müdahil ...'in temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin 24.03.2026 tarihli ek kararının ONANMASINA, Asli müdahil ...'in yatırmış olduğu 732,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.