Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4283 E. 2026/479 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4283
- Karar No
- 2026/479
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/295 E., 2024/34 K. DAVA TARİHİ : 19.02.2010
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili; davacılardan ....'in ... Eczanesi Optikin sahibi, ...'in ise optik bölümünün mesul müdürü olduğunu, F.D. adlı hastanın şikayeti üzerine Kurumun yaptığı inceleme neticesinde, reçete muhteviyatının verilmeden verilmiş gibi gösterildiği gerekçesiyle 05.02.2010 tarihinde müvekkillerine tebliğ ettiği yazı ile sözleşmelerini feshettiğini ve 5.000,00 TL cezai şart uyguladığını bildirdiğini ileri sürerek dava konusu reçetenin sahte olduğunun anlaşılamadığı gibi reçete bedelinin 88,20 TL gibi düşük bir miktar olması nedeniyle davacıların sözleşmesinin 5 yıl süre ile feshi ve 5.000,00 TL cezai şart uygulanması kararının iptali ile sözleşmenin geçerliliğine ve muarazanın giderilmesine karar verilmesinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacıların protokol hükümlerine aykırı hareket ederek cezai şart ve fesih işleminin uygulanmasına sebebiyet verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Bozmaya uyan Mahkemenin 15.10.2019 tarihli kararıyla; F. D. isimli kişiye teslim edilmediği halde Kurum tarafından ödemesi yapılan gözlüklerin, hak sahibi şahsa teslimi gerçekleşmediği için sözleşmenin (6.3.19) maddesi uyarınca işlem yapılmasında hukuka ve sözleşme hükümlerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Dairemizin 03.11.2020 tarihli ilamıyla; davacıların sair temyiz itirazları reddedilerek, cezai işlemin uygulandığı tarihten sonraki yıllarda yürürlüğe giren protokollerin hepsi değerlendirilmek suretiyle, davacının en lehine olanının dava konusu cezai işleme ilişkin hükmü uygulanarak bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle, karar bozulmuştur. 2.Mahkemenin 30.09.2022 tarihli kararıyla; dosya içerisindeki kayıtlara göre davalı idarece uygulanan cezai şartın güncel sözleşmedeki cezai şarta göre ağır olduğu, dolayısıyla yakın tarihli sözleşmenin daha lehe olduğu, davalı Kurumun sözleşmenin feshine ve 5.000,00 TL cezai şart uygulanmasına ilişkin 01.02.2010 tarihli kararının iptalinin gerektiği, davacının davasını ispat ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. 3. 16.03.2023 tarihli ilamla; taraflar arasında eylemin gerçekleştiği tarihten sonra yürürlüğe girmiş olan en lehe sözleşmenin ilgili maddesinin uyuşmazlığa uygulanması gerektiği, 2018 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu görmeye yardımcı tıbbi malzemelerin teminine ilişkin sözleşmenin (5.3.8) maddesinin davacının lehine olduğu, bu maddede düzenlenen ceza miktarına göre davacı hakkında Kurumca uygulanması gereken cezanın belirlenmesi gerektiği, Mahkemece bozmaya uyulduğu halde sadece 2018 yılı sözleşmesinin daha lehe olduğu kabul edilerek yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, karar bozulmuştur. 4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne, davalı Kurumun sözleşmenin feshine ve 5.000,00 TL cezai şart uygulanmasına ilişkin 01.02.2010 tarihli kararın iptali ile lehe olan 2018 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu görmeye yardımcı tıbbi malzemelerin teminine ilişkin sözleşmenin (5.3.8) maddesine göre 88,20 TL reçete tutarının 10(On) katı olan 882,00 TL cezai şart tutarının davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine, taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; sözleşme gereği uygulanan cezai şartın ve sözleşmenin feshi kararının yerinde olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının eylemi nedeniyle Kurumca uygulanması gereken cezanın belirlenmesine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. Maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.