Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/234 E. 2026/983 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/234
- Karar No
- 2026/983
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/114 E., 2025/113 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...’nin 3 62... parselde, müvekkili ...’in 3 62... parsel sayılı taşınmazda paydaş olduklarını, müvekkillerinin taşınmazları satın aldıktan sonra diğer paydaşların rızası ile taşınmazlara konut ve eklentilerini inşâ ettiklerini, bir kısım paydaşların ortaklığın giderilmesi davası açtığını, konutların değerinin arsanın değerinden fazla olduğunu ileri sürerek, 3 62... ve 7 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan müvekkilleri tarafından yapılan konut ve eklentilerinin ihata edilmiş hâli ile ve hâlen tasarruf edildiği şekli ile ana parselden iptal edilerek müvekkilleri adına tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.02.2001 tarihli ve 1994/618 Esas, 2001/147 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 13.02.2001 tarihli kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 03.02.2025 tarihli ve 2024/4526 Esas ve 2025/406 Karar sayılı ilamında; "Somut olayda; paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda, paydaşlardan birinin diğer paydaşlar aleyhine açtığı temliken tescil davasının dinlenme olanağı bulunmadığından, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda, paydaşlardan birinin diğer paydaşlar aleyhine açtığı temliken tescil davasının dinlenme olanağı bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bozma kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece uyulmaması gerektiğini, 2. Temyiz talebinde bulunan davalıların yargılama sırasında itiraz etmediklerini bildirmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, temliken tescil istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan Mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanunu'nun 440. maddesinin 3. fıkrasının 1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
.