Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3703 E. 2026/395 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3703
- Karar No
- 2026/395
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/219 E., 2024/2471 K. DAVA TARİHİ : 23.01.2014
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 21.08.2010 tarihli soruşturma raporunda davalı eczacının 2.050 adet reçetenin ekinde 105.996,61 TL tutarındaki 13.387 adet sahte ilaç fiyat kupürünü müvekkili Kuruma devredilen SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığına fatura etmesi üzerine 3 yıl süreyle sözleşmesinin feshedilmesine karar verildiğini belirterek; 13.387 adet sahte ilaç fiyat kupürünün bedeli olan 105.996,61 TL’nin ve 2007 yılı Protokolünün (6.3.21.) maddesinde yer alan reçete bedelinin 10 katı tutarındaki cezai şart hükmü uyarınca 2.050 adet reçete bedeli 264.543,46 TL’nin 10 katı olan 2.645.434,60 TL tutarındaki cezai şartın tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili hakkında yürütülen soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 19.11.2015 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı eczacının dava konusu olayda kastını ve kusurunu kanıtlayacak somut delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuşlardır. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 28.11.2019 tarihli ilamla; hukuk hâkiminin ceza mahkemesince verilen beraat kararı ile bağlı bulunmadığı, davalı eczacı lehine takipsizlik kararı verilmiş olmasının davanın reddi kararı vermek için yeterli olmadığı, Mahkemece taraf delillerinin toplanıp, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin ceza soruşturma dosyasının getirtilmesi ve davaya konu ilaç kutuları ile kupürlerinin sahteliğinin alınacak bilirkişi raporu ile denetlenmesi, söz konusu ilaçların davalının eczanesine ne şekilde girdiğinin, faturalı olup olmadıklarının araştırılması, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, Mahkemece eksik değerlendirme ile yazılı şekilde karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmediğine karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, 2020 Protokolünün lehe olan hükümleri dikkate alınarak, somut olayda davacı Kurumun üretici firmalarla yapılan yazışmalar dışında dava konusu ilaçlara ait kupürlerin sahte olduğuna ve davalı eczacının da bu ilaçların sahte olarak üretilmesi, dağıtılması veya satılması sürecine kasıtlı olarak katıldığına dair bir delil bulunmadığı, sahtelik iddiasına ilişkin hazırlanan müfettiş raporundaki tek dayanağın davalı eczacının alınan ifadesinde spot depolardan ilaç temin ettiğini beyan etmesi olduğu, alınan bilirkişi raporunda da spot depo uygulamasının yaygın olarak kullanıldığı ve spot depodan temin edilen ilaçların sahte ilaç olduğu yönünde bir değerlendirme yapılamayacağı hususunun açıkça vurgulandığı, davacı Kurumun bunun aksini ispat edemediği, davalıdan cezai şart ve reçete bedellerinin iadesi nedeniyle oluşan davacı Kurum zararı talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Mahkemece eksik değerlendirme ile hüküm kurulduğunu, üretici firma raporları ile müvekkili Kurum müfettiş raporlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, dava konusu olayın 2007 yılında gerçekleştiği göz önüne alınmadan 2020 Protokolünün uygulanmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, davacı Kurum tarafından 2007 yılı Eczane Protokolünün uyarınca sahte ilaç fiyat kupürü bedeli ile cezai şart bedelinin davalı eczacıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı tarafça bildirilen temyiz sebepleri doğrultusunda yapılan incelemede; Mahkemece uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, davacı Kurum müfettiş raporunda üretici firmalarla yapılan yazışmalar dışında dava konusu ilaçlara ait kupürlerin sahte olduğuna ve davalı eczacının da bu ilaçların sahte olarak üretilmesi, dağıtılması veya satılması sürecine katıldığına dair bir ifade delil ve belgenin dosyada yer almadığı, bu halde davacı Kurum tarafından davalı eczane sahibi ve mesul müdürü olan davalıdan cezai şart ve reçete bedellerinin iadesi nedeniyle oluşan Kurum zararı talep edilemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.