Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/828 E. 2026/3226 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/828
Karar No
2026/3226
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/37 E., 2023/22 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar ... ve ... vekili, davalılar Hazine vekili ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kayseri ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2005 yılında yapılan kadastro sırasında, temyiz incelemesine konu 20 adet muhtelif yüzölçümdeki taşınmazlardan 1 01... , 21, 59, 60, 61, 92... parsel 1 03... , 51 parsel ve 1 05... , 14, 38, 47, 87... parsel sayılı taşınmazlar senetsizden Hazine adına, 1 01... parsel sayılı taşınmaz ... adına, 1 05... sayılı parsel ile 1 06... parsel sayılı taşınmazlar ... adına, 1 06... parsel sayılı taşınmaz ... adına, 1 07... parsel sayılı taşınmaz ... adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; tapu kaydına, mirasen intikal, zilyetlik nedenlerine dayanarak 1 01... , 21, 61, 132 parsel 1 03... parsel 1 05... , 2 06... sayılı parseller, 1 06... parsel ve 1 07... parsel sayılı taşınmazlar hakkında yapılan tespitlerin iptali ile taşınmazların murisi ... mirasçıları adına tescilini talep etmiştir. 3. Davacı ... ayrı ayrı açtığı dava dilekçelerinde; tapu kaydına, mirasen intikal, zilyetlik nedenlerine dayanarak 1 01... , 21, 59, 60, 92... parsel, 1 05... , 14, 38, 47... parsel, 1 04... parsel, 1 03... parsel, 1 05... parsel, 1 06... , 25 parsel sayılı taşınmazlar hakkında yapılan tespitlerin iptali ile taşınmazların murisi ... mirasçıları adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılar dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen cevap vermemiş, davalılardan ..., ..., ..., ... ve ... duruşmada alınan beyanlarında, taşınmazların uzun yıllardır kendi kullanımlarında olduklarını ileri sürerek, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde 2005/33 Esas, 2005/35 Karar sayılı kararıyla 1 05... parsel ve 1 04... parsel sayılı taşınmazlar hakkında davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2005/13302 Esas, 2005/13104 Karar sayılı ilamı ile eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin (temyiz incelemesine konu taşınmazlarla birlikte) toplam 38 parça taşınmaz hakkında açılan tüm dava dosyaları birleştirilerek ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...31.03.2021 tarihli celsede Büşra Adıgüzel'in kabul beyanında bulunduğu; 26.01.2021 tarihinde davalı ...'ın kabul beyanını içeren dilekçeyi Mahkememize sunduğu; 04.03.2021 tarihinde davalı ... ... 'ın kabul beyanını içeren dilekçeyi mahkememize sunduğu görülmekle, adı geçen kişilerin kabul beyanları şarta bağlı olduğundan kabul beyanlarına itibar edilmemiştir. Davacı ...'in delil olarak dayandığı 1965 yılı ... köyü kayıtlarından 18, 22, 24, 47, 48, 49, 50, 51, 61, 62, 63, 64, 65, 124, 125, 189, 190, 191, 269, 270, 271, 329, 330, 187, 231, 115, 66 numaralı vergi kayıtları 28.04.2006 tarihli müzekkere ile il özel idaresinden istenilmiş, İl Özel İdaresi 16.05.2006 tarihli cevabında tomraza ilçesi, hacıpaşa köyüne ait 1965 yılı tahrir kayıtlarına bulunamadığını bildirmiştir. Bu sebeple kayıtlar uygulanamamıştır. Davacı ... (...) 04.05.2005 tarihli dilekçesiyle sunduğu vergi kayıtlarında sınır yazılı olmadığından keşifte uygulanamamıştır. Davacı ...'in sunduğu kira sözleşmesi dava konusu olmayan 391 parsele ilişkin olduğundan keşifte uygulanamamıştır. Keşifte alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanları incelendiğinde dava konusu 1 01... , 60... parsellerin ... ve ... tarafından kullanıldığı ve lehine zilyetlikle iktisap edinme koşullarının gerçekleştiği, geriye kalan parsellerin de şüpheden uzak şekilde davacılar ve birleşen dosya davacıları tarafından kullanıldığına ilişkin net beyanların olmaması, beyanlardan taşınmazların davalılar tarafından kullanıldığı ve davalılar lehine zilyetlikle iktisap edinme koşullarının gerçekleştiğinin anlaşılması hususları göz önüne alındığında; ... mirasçıları tarafından 1 01... ve 60 parseller hakkında tescil talebi olmadığından 1 01... ve 60 parsellerin 1/2 payının ... mirasçıları adına; ... mirasçıları tarafından da 1 01... parsel sayılı taşınmaz hakkında bir tescil talebi olmadığından 1 01... parselin 1/2 payının ... mirasçıları adına; dava konusu taşınmazların geri kalanları hakkında da davacıların ve birleşen dosya davacılarının davasını ispat edememeleri nedeniyle dava konusu taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmesine; talebinden feragat ettiğinde dair beyanı bulunan ... ...'in davasının feragat nedeniyle reddine, davacı ...'in tespit maliki olmayan ... mirasçılarına karşı davasının husumet nedeniyle reddine, davacı ... ve birleşen dosya davacısı ...'in davasının kısmen kabulüne, birleşen dosya davacıları ... ve ...'ın ispatlanamayan davasının reddine karar verilmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle davacı ... ve birleşen dosya davacısı ...'in davasının kısmen kabulüne, birleşen dosya davacısı ... ...'in davasının feragat nedeniyle reddine, birleşen dosya davacıları ... ve ...'ın davasının reddine, davacı ...'in davalılar ..., ..., ..., ..., ...'a karşı davasının husumet yokluğu nedeniyle reddine, Kayseri ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 01... , 21, 62, 80, 92, 93, 132 parsel; 1 03... , 31, 43, 51 parsel; 1 04... , 108 parsel; 1 05... , 14, 37, 38, 40, 47, 85, 87, 94, 96, 178, 201, 206, 211 parsel; 1 06... , 25, 26, 102, 114, 115 parsel; 1 07... , 36 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti gibi tapuya tesciline, Kayseri ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 01... , 60 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile; 1 01... , 60 parsel sayılı taşınmazların 1/2 payının Hazine adına, 1/2 payının ... mirasçıları adına, Kayseri ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 01... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 1 01... parsel sayılı taşınmazın 1/2 yarı payının Hazine adına, 1/2 payının ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1. Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın kanun, usul ve yerleşik Yargıtay İçtihatlarına aykırı olduğunu, en büyük delilleri olan tapu kayıtları dosyada mevcut iken uygulanmadığını ve zilyetliği doğrulayan tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, kararın çelişkili olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, davacılar lehine kazanım koşullarının oluşmadığını ve dinlenen tanıkların yaşları itibarıyla 20 yıllık süreyi bilmelerinin mümkün olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... temyiz dilekçesinde; 1 01... parsel ve 1 05... parsel sayılı taşınmazlar hakkında talebi gözetilmeksizin gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. 1. Davalı ... Sirkecinin temyiz itirazları incelendiğinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 65. maddesinin, '' (1) Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı Mahkemede dava açabilir. (2) Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır. '' hükmüne amirdir. Davalı taraf 29.11.2022 havale tarihli dilekçeyle dava konusu taşınmazlardan Hazine adına tespiti yapılan 1 01... parsel ile 1 05... parsel sayılı taşınmazların 1979 yılından beridir kendisi tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığını ileri sürmek suretiyle zilyetlikle kazanım sebebine dayalı olarak taşınmazların adına tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince tarafa, asli müdahele talebini harçlandırması için süre ve imkan tanınmaması, talep hakkında değerlendirme yapılarak olumlu olumsuz bir karar verilmemesi usul ve kanuna aykırıdır. 2. Davacılar ... ve ... vekili ile davalı Hazine vekilinin 1 01... , 21, 59, 60, 61, 92, 93... sayılı parseller, 1 03... , 51 sayılı parseller ve 1 05... , 14, 38, 47, 87, 96... sayılı parseller, 1 06... , 26 sayılı parseller ve 1 07... parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları incelendiğinde; İlk Derece Mahkemesince temyiz incelemesine konu taşınmazlar yönünden yazılı şekilde karar verilmiş ise de dosya kapsamı incelendiğinde yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Davacılar tarafından tapu kaydına ve zilyetliğe dayanılarak tespite itiraz davası açılmıştır. Tespite itiraz davalarında itirazın nedeninin tapu kaydı olması halinde Yargıtayın yerleşik İçtihatlarına uygun şekilde sunulan kayıtların tedavülleriyle getirtilmesi, başka parsellere revizyon görüp görmediğinin araştırılması ve mahallinde yapılacak keşifle iddia konusu tapuların taşınmazları kapsayıp kapsamadığının tespit edilmesi gerekir. Tapu kaydı uygulaması yapılıp taşınmazları kapsadığı netleştirildikten sonra koşulların varlığına göre 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 13. maddesi (A) yahut (B) bendi hükümlerine göre değerlendirme yapılabilecektir. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince davacıların murislerine ait dosyaya sundukları tapular yönünden "Tapu kayıt sahibi 1980 yılında ölmüştür, Fakat tapu kaydı 1980 tarihinden beri intikal görmemiştir, kadastro tespit tarihi de 2005 tarihinde gerçekleşmiştir. Bu sebeple eğer tapu kayıt sahibinden başka üçüncü kişi taşınmaza zilyet olmuşsa tapu kaydı hukuki kıymetini yitirecektir.(3402 sayılı Kadastro Kanunu Madde 13/B-c)" şeklinde değerlendirme yapılıp tapu kaydı uygulamasının hiç yapılmaması hatalıdır. Bununla birlikte keşiflerinde yöntemince yapılmadığı bir kısım taşınmazlarda sadece fen bilirkişisi ile keşfin gerçekleştiği, ziraatçi bilirkişi katılımı sağlanmadığı ve dolayısıyla rapor aldırılmadığı anlaşılmaktadır. Dava konusu 1 01... parsel yönünden ise davanın tespit maliki olmayan ...'a açıldığından pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde dava dilekçesinde davanın ...'a açıldığı ancak tespit malikinin ... olduğunun anlaşıldığı, bunun üzerine 14.04.2014 tarihli ve 37. celse tespit maliki ...'a dava dilekçesi tebliğ edilmesine dair ara karar verildiği, dava dilekçesi tebligat yapılıp husumetin usulüne uygun şekilde yaygınlaştırıldığı dikkate alınmaksızın davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde usulden ret kararı verilmesi hatalı olmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş; 1 01... , 21, 59, 60, 61, 92, 93... parsel, 1 03... , 51 parsel ve 1 05... , 14, 38, 47, 87, 96... parsel, 1 06... , 26 parsel ve 1 07... sayılı parsel sayılı taşınmazlar hakkında öncelikle davacıların dayandığı tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavüller ve varsa haritası ile birlikte getirtilmeli, dayanılan kayıtların kadastro tespiti sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılarak tespit edilmeli, revizyon görmüşlerse kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri getirtilmeli, taşınmaza komşu bulunan tüm komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ve uygulanan kayıtlar getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra yeniden taşınmaz başında elverdiğince yaşlı, tarafsız, taşınmazı iyi bilen kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, zirai bilirkişi ve fen bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalı, dayanak tapu kayıtları tek tek okunarak sınırları zemine uygulanmalı, yerel bilirkişilerce gösterilen sınırlar fen bilirkişisine işaretlettirilmeli, tapu kayıtlarında bilinmeyen sınırların tespiti için davacı tarafa tanık dinletme imkanı tanınmalı, dayanak tapu kayıtlarının haritasının bulunması halinde 3402 sayılı Kanun'un 20/A maddesi gereğince haritası ile zemine uygulanarak kapsamı belirlenmeli böylece tapu kayıtlarının kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli, yerel bilirkişiler ve tanıklardan taşınmazların kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kimin ne zamandan beri hangi süre ile zilyet olduğu hususlarında somut olaylara dayalı olarak bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının tespit tutanağının edinme sebebindeki beyanlar ile çelişmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir ve davalının dayandığı tapu kayıtlarının uygulamasını gösterir krokili rapor alınmalı, zirai bilirkişiden çekişmeli taşınmazların tarımsal niteliğini bildiren, zilyetlikle edinilebilecek kültür arazisi olup olmadığını açıklayan, taşınmazın toprak yapısı ile komşu taşınmazların toprak yapısını mukayese eden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1) ve (V.B.2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 1 01... , 21, 59, 60, 61, 92, 93... parsel, 1 03... , 51 parsel ve 1 05... , 14, 38, 47, 87, 96... parsel, 1 06... , 26 parsel ve 1 07... parsel sayılı taşınmazlar yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/828, K. 2026/3226, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-828-e-2026-3226-k-b798a6b76aaa