Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/1137 E. 2026/3223 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1137
Karar No
2026/3223
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/112 E., 2025/337 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak verilen karar, davacı ... İdaresi vekili ile asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 1980 yılında yapılan tapulama sırasında, 3 79... parsel sayılı taşınmazlar, gaip ve yitik kişilerden kaldığı gerekçesiyle Hazine adına tespit edildikten sonra, davalıların itirazı üzerine Tapulama Mahkemesinin 1980/79 Esas, 1980/274 Karar sayılı kararı ile taşınmazların iskan tapusu kapsamında kaldığından bahisle 379 parselin 31.442 m²lik kısmının ifraz ile 1537 parsel numarasıyla, 408 parsel ise 7.120 m² yüzölçümlü olarak davalıların murisi adına tapuya tescil edilmiş; bilahare 1993 yılında, bu parsellerden 1537 parsel 1735, 1736, 17 37... parseller olarak ifraz edilirken, 408 parsel 1654, 1655, 1656 parsellere ifraz edilmiş olup, ifrazen oluşan bu parsellerden 1654 parsel (yeni 2 01... parsel) 4.364,26 m² yüzölçümlü olarak tarla vasfıyla, 1656 parsel (yeni 2 01... parsel) 207,96 m² yüzölçümlü olarak tarla vasfıyla, 1737 parsel (yeni 2 00... parsel) 247,76 m² yüzölçümlü olarak tarla vasfıyla ve 1738 parsel (yeni 2 00... parsel) 272,78 m² yüzölçümlü olarak tarla vasfıyla davalılar adına tescil edilmiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi 1654, 1656, 17 37... parsel sayılı taşınmazların kısmen kesinleşen orman sınırları içinde bulunduğunu ileri sürerek, bu kısımlara ilişkin tapu kayıtlarının iptaline ve davalıların el atmalarının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Asli müdahil Hazine vekili 09.03.2010 tarihli müdahale dilekçesinde; Dava konusu 1654 parselin orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığını ve tapu kaydının Hazine lehine iptal edilmesi gerektiğini ileri sürerek, davaya katılmıştır. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orman sınırları içine alınmadığını, murislerine ait tapuya dayalı olarak tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.03.2003 tarihli ve 2000/704 Esas, 2003/88 Karar sayılı ilk kararı ile, dava konusu 1656, 1737, 1738 parsellerin tapularının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, 1654 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 06.03.2003 tarihli ve 2000/704 Esas, 2003/88 Karar sayılı ilk kararına karşı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.06.2004 tarihli ve 2004/1969 Esas, 2004/6606 Karar sayılı ilâmıyla, "usulüne uygun tahdit uygulaması yapılması ve davanın Hazineye de yaygınlaştırılması" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. 2. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmı uyarınca yapılan yargılama sonunda verilen 23.07.2008 tarihli ve 2004/7698 Esas, 2008/622 Karar sayılı ikinci kararla, dava konusu 1656, 1737, 1738 parselin tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, 1654 parselin tapusunun iptali ile 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartılan alanda olduğundan bahisle tarla vasfıyla Hazine adına tesciline ve davalıların haksız müdahalesinin menine karar verilmiş ve bu karar, davacı ... İdaresi vekili ile bir kısım davalılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.05.2009 tarihli ve 2009/6322 Esas, 2009/8724 Karar sayılı ilâmıyla, "usulüne uygun tahdit uygulaması yapılması" gereğine değinilerek bozulmuştur. 3. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda verilen 14.03.2012 tarihli ve 2009/630 Esas, 2012/137 Karar sayılı üçüncü kararla, davacı ... İdaresinin davasının kabulü ile 1656, 1737, ... numaralı parsellerin tamamının, 1654 parsel sayılı taşınmazın 11.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 243,38 m² ve (C) harfi ile gösterilen 558,70 m²lik kısmının davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, davalıların bu parsellere haksız müdahalelerinin menine, müdahil davacı Hazinenin davasının kabulü ile ... numaralı parselin 11.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 3.413,92 m²lik kısmının davalılar adına olan tapusunun iptali ile Hazine adına tapuya tesciline ve davalıların haksız müdahalelerinin menine karar verilmiş; hükmün, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.02.2014 tarihli ve 2013/11009 Esas, 2014/2277 Karar sayılı ilâmıyla, "bozma gereklerinin yerine getirilmediği, usulüne uygun tahdit uygulaması yapılmadığı, asli müdahil Hazinenin talebi yönünden 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca değerlendirme yapılması gerektiği, kabule göre de halen davalılar adına tapuda kayıtlı olan taşınmazlar hakkında el atmanın önlenmesine karar verilmesinin de doğru görülmediği" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "Somut olayda; 25.06.2025 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde gösterilen eski 1654 parsel yeni 2 01... parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmı ve eski 1656 parsel yeni 2 01... parsel eski 1737 parsel, yeni 2 00... parsel ve eski 1738 parsel yeni 2 00... parselin eylemli orman olduğu beyan edilmişse de; kesinleşen çalışmalarda dava konusu işbu taşınmazların 2/B belirlemesi ile orman sınırları dışına çıkarıldığı, orman sınırları dışına çıkartılan ve aynı zamanda kişiler adına tapulu olan taşınmazların hukuki durumuna ilişkin olarak 6292 sayılı Kanun'da bir takım düzenlemelere yer verildiği, bu bağlamda anılan Kanun'un 7. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin "Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder..." hükmüne havi olduğu, buna göre, tapu ve kadastro mevzuatına göre gerçek kişi adına tapuya tescil edilen ve halen -intikal sonucu- davalı adına tapuda tarla vasfında kayıtlı olan taşınmazların orman sınırları dışına çıkartılan 2 01... parselin (A) harfli bölümü ve diğer 2 01... , 2 00... ve 2 00... parseller yönünden; tapu kaydının hukuki geçerliliğini koruduğu, aksi yönde yaklaşım, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca yapılan ve itiraz/dava konusu edilmediğinden kesinleşen orman sınırları dışına çıkarma işlemlerinin ve dahası 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesinin gözardı edilmesi anlamına geleceği, davacının açıkça 2/B çalışmasının iptaline ilişkin bir talebinin bulunmadığı, 2/B alanında kalan kısım ve taşınmazlar yönünden 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca davalının tapusunun geçerliliğini koruduğu, davalılar adına kayıtlı olup tapusu iptal edilen bölüm yönünden halen karar tarihi itibari ile davalılar adına kayıtlı bir tapu bulunduğundan el atmanın önlenmesine karar verilemeyeceği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, eski 16 54... ada 5 parsel sayılı taşınmazın orman mühendisleri, harita mühendisi ve fen bilirkişisi tarafından tanzim edilen 26.06.2025 tarihli rapora ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 1.308,74 m²lik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, eski 16 56... ada 2 parsel, eski 17 37... ada 7, eski 17 38... ada 3 parsel sayılı taşınmazlara ve eski 16 54... ada 5 parsel sayılı taşınmazın orman mühendisleri, harita mühendisi ve fen bilirkişisi tarafından tanzim edilen 26.06.2025 tarihli rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 3.055,52 m²lik kısmına yönelik açılan davanın reddine ve asli müdahilin talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2 01... parsel numaralı taşınmazın (A) ile gösterilen kısmı ile 2 01... parsel, 2 00... parsel, 2 00... parsellerin eylemli orman vasfında olduğunu, P.IX ve P.XI numaralı 2/B parselleri içinde orman sınırları dışına çıkarılan bu parsellerin eylemli durumları ve eğimlerinin yüksekliği göz önüne alındığında evveliyatı ve eylemli durumunun orman niteliğinde olduğunu gösterdiğini, nitekim orman sınırları dışında bırakılmış olmasının taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğini ve Hazine tarafından her zaman Orman İdaresine tahsis edilebileceğini ve verilen kararın usûl ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Asli müdahil Hazine vekili temyiz dilekçesinde; 1654 parselin 2/B vasfıyla Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini ve verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ... İdaresinin davası bakımından dava konusu edilen taşınmazların kısmen kesinleşen orman sınırları içinde kalıp kalmadığı, asli müdahil Hazinenin davası yönünden ise iskan tapusu kapsamında kalması nedeniyle hükmen davalılar adına tespit ve tescili yapılan ve orman sınırları dışına çıkarılmış olan dava konusu 1654 parselin tapusunun Hazine lehine iptal edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilâmı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davacı ... İdaresi vekili ile asli müdahil Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilâmının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/1137, K. 2026/3223, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-1137-e-2026-3223-k-31bf46874beb