Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/62 E. 2026/3218 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/62
- Karar No
- 2026/3218
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/4 E., 2024/104 K.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının 1 21... , 114, 121, 1 82... ada 163 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin onanmasına, 1 07... parsel sayılı taşınmazın (A) bölümü yönünden ise bozulmasına karar verilmiştir. Davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usûl eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Bingöl ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 2006 yılında yapılan kadastro sırasında, 1 07... ve 163, 1 21... , 114, 1 21... parsel sayılı taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine istinaden, tarla niteliğinde davalılar murisi adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Bingöl ili ... ilçesi ... köyü 1 04... , 1 07... , 114, 1 17... ; 1 09... ; 1 17... ve 64 parsel; 1 21... , 114, 121, 145, 1 59... parsel sayılı taşınmazların, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, davalıların 20 yıllık zilyetliğinin bulunmadığını ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 1 07... , 163, 1 17... , 64, 1 21... , 114, 121, 145, 159, 182 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin dava tefrik edilerek bu taşınmazlar hakkındaki dava eldeki dosyada yürütülmüştür. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.06.2010 tarihli ve 2008/108 Esas, 2010/76 Karar sayılı kararı ile, davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 21... , 1 45... numaralı parsellerin davalı ... adına yapılan tespitinin iptali ile davacı Hazine adına orman vasfıyla tesciline, 1 07... , 163, 1 17... , 64, 1 21... , 1 21... numaralı parsellerin davalı ... adına aynı vasıflarla tespit gibi tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 18.06.2010 tarihli ve 2008/108 Esas, 2010/76 Karar sayılı kararına karşı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.02.2011 tarihli ve 2010/14956 Esas, 2011/1115 Karar sayılı ilâmıyla "Usulüne uygun orman araştırması yapılması" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. 2. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda 22.10.2015 tarihli ve 2011/57 Esas, 2015/72 Karar sayılı kararla, davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 21... , 1 45... ve 1 17... parsellerin tespitinin iptaliyle davacı Hazine adına orman vasfıyla tesciline, 1 07... , 163, 1 17... , 1 21... , 1 21... parsellerin davalı ... adına aynı vasıflarla tespit gibi tesciline karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 22.10.2015 tarihli ve 2011/57 Esas, 2015/72 Karar sayılı kararı, davacı Hazine vekili ve davalıların temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 04.11.2019 tarihli ve 2019/490 Esas, 2019/6250 Karar sayılı ilâmıyla, "Usulüne uygun orman ve zilyetlik araştırması yapılması" gereğine değinilerek bozulmuştur. 4. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "bilirkişi raporlarına göre taşınmazların hukuki durumu ile davalıların zilyetliğinin belirlendiği" gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 21... ve 159, 1 17... ve 64 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline; 1 21... parselin tarla vasfı ve 6.399,65 metrekare yüzölçümü ile; 1 21... parselin tarla vasfı ve 5.475,99 metrekare yüzölçümüyle; 1 17... parselin ham toprak vasfı ve 4.464,98 metrekare yüzölçümüyle; 1 17... parselin tarla vasfı ve 14.957,83 metrekare yüzölçümüyle Hazine adına tapuya tesciline, 1 21... parselin tarla vasfı ve 11.956,08 metrekare yüzölçümüyle; 1 21... parselin tarla vasfı ve 17.851,52 metrekare yüzölçümüyle; 1 21... parselin tarla vasfı ve 2.832,75 metrekare yüzölçümüyle; 1 21... parselin tarla vasfı ve 1.994,40 metrekare yüzölçümüyle; 1 07... parselin tarla vasfı ve 594,73 metrekare yüzölçümüyle tespit maliki ... mirasçıları adına Bingöl Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/9 23... /953 Karar sayılı veraset ilamındaki miras payları oranında tapuya tesciline, 1 07... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline; fen bilirkişisi tarafından tanzim edilen 22.5.2024 tarihli bilirkişi ek raporu ve ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 1.021,30 metrekarelik kısmın tefrik edilerek aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfı ve 1.021,30 metrekare yüzölçümü ile tespit maliki ... mirasçıları adına Bingöl Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/9 23... /953 Karar sayılı veraset ilamındaki miras payları oranında tapuya tesciline, geriye kalan kısım olan fen bilirkişisi tarafından tanzim edilen 22.5.2024 tarihli bilirkişi ek raporu ve ekindeki krokide (B) harfiyle gösterilen 7.974,81 metrekarelik kısmın ise 1 07... parsel numarası altında tarla vasfı ve 7.974,81 metrekare yüzölçümü ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 05.05.2025 tarihli ve 2024/5245 Esas, 2025/3377 Karar sayılı ilâmıyla, "dava konusu 1 21... , 114, 121, 1 82... ada 163 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddine ve İlk Derece Mahkemesi kararının bu parseller yönünden onanmasına karar verildikten sonra, 1 07... parsel yönünden, taşınmazın davalılar adına tesciline karar verilen bölümünün bir kısmının, hava fotoğraflarına ve güncel parsel sorgulama görüntülerine göre öncesinde ve halen kullanılmadığının anlaşıldığı, bu durum karşısında İlk Derece Mahkemesince, kullanılmayan bu kısımlar belirlenip fen bilirkişisi krokisinde işaretlenmesi suretiyle, kullanılmayan bu bölüm hariç tutulmak suretiyle davalı taraf adına tescil hükmü kurulması gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve kanuna uygun bulunmadığı" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş ve iş bu ilama karşı, davacı Hazine vekili ve bir kısım davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. VI. KARAR DÜZELTME Dava kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava ve karar düzeltme konusu taşınmazların zilyetlikle kazanıma elverişli yerlerden olup olmadığı ve zilyetlikle kazanım koşullarının davalılar lehine oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına, Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan bir kısım davalılar vekilinin 1 07... , davacı Hazine vekilinin ise 1 21... , 1 82... ada 163 parsellere yönelik karar düzeltme itirazları yerinde değildir. 2. Davacı Hazine vekilinin, dava konusu 1 21... ve 114 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin ilama yönelik karar düzeltme istemlerinin incelenmesine gelince; a. İlk Derece Mahkemesince, 1 21... parselin öncesinin orman olmadığı ve davalılar lehine zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, usuli müktesep haklara riayet edilmediğinden kurulan hüküm usul ve kanuna aykırılık oluşturmaktadır. Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesinin 2008/108 Esas, 2010/76 Karar sayılı kararıyla, 1 21... parselin tamamının orman olarak tescili yönünde hüküm kurulmuş olup, bu hüküm davalı tespit maliki tarafından temyiz edilmediğinden davacı Hazine lehine usuli müktesep hak oluştuğu gibi, bu parselin orman olarak tesciline ilişkin hüküm de tespit maliki davalı yönünden kesinleşmiştir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 1 21... parselin tamamının orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, davalı tespit malikinin mirasçıları lehine hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. b. Yine İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 1 21... parsel sayılı taşınmazın öncesinin orman olmadığı ve davalılar lehine zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava konusu 1 21... parselin sınırlarında, orman parseli bulunduğu anlaşılmakta olup, bu durum karşısında, aşınmazın öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve ormandan kazanılıp kazanılmadığı konusunda en eski tarihli hava fotoğraflarının incelenerek değerlendirme yapılması gerekirken, hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda anılan parselle ilgili hava fotoğrafı incelemesi yapılmamış, sadece 1986 tarihli memleket haritası incelenerek sonuca gidilmiştir. Yine, 1 21... parselin ... ve batı sınırında 1 21... orman parseli, kuzey sınırında 1 21... parsel, güney sınırında ise 1 21... parselin bulunduğu saptanmış olup, 1 21... ve 17 parselin başka dosyalarda dava konusu olup olmadığı ve davalarının sonuçlanıp sonuçlanmadığı araştırılarak, ortaya çıkan sonuç çerçevesinde 1 21... parselin orman içi açıklık konumunda bulunup bulunmadığının da belirlenmesi gerekirken, bu husus da tartışılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için; yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafı (1951 tarihli) ile bundan üretilmiş memleket haritası ve 1 21... ve 17 parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri, bu parseller hakkında devam eden davalar varsa buna ilişkin dava dosyaları ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, getirtilen belgeler 1 21... parsel sayılı taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, 1 21... parsel sayılı taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak karar düzeltmeye konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın, komşu 1 21... ve 17 parsellerle (haklarındaki davalar da dikkate alınarak) birlikte değerlendirilip 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve 1 21... parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Ne var ki; dava konusu 1 21... ve 114 parseller yönünden belirtilen hususların, Dairemizin 05.05.2025 tarihli ve 2024/5245 Esas, 2025/3377 Karar sayılı ilâmında maddi hataya dayalı olarak gözden kaçırıldığı anlaşıldığından, anılan onama ilâmının 1 21... ve 114 parseller yönünden kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının 1 21... ve 114 parseller yönünden de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR Yukarıda (VI.1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, bir kısım davalılar vekilinin 1 07... , davacı Hazine vekilinin ise 1 21... , 1 82... ada 163 parsellere yönelik karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, Davacı Hazine vekilinin, dava konusu 1 21... ve 114 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin ilama yönelik karar düzeltme istemlerinin yukarıda (VI.2.a) ve (VI.2.b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kabulü ile Dairemizin 05.05.2025 tarihli ve 2024/5245 Esas, 2025/3377 Karar sayılı onama ilâmının 1 21... ve 114 parseller yönünden KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun'un 428. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının 1 21... ve 114 parseller yönünden BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.