Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/750 E. 2026/3216 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/750
Karar No
2026/3216
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/349 E., 2024/89 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili ve davalı kayyım Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; davalılar adına tapuda kayıtlı bulunan Yalova ili ... ilçesi ... köyü 1 20... parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını, her nasılsa tapulama çalışmalarında gerçek kişiler adına yolsuz tescil edildiğini, miras ve satış yoluyla davalılara geçtiğini, öncesi itibarıyla ve halen de eylemli orman olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman olarak Hazine adına tesciline ve davalıların el atmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın birçok paydaşının olduğunu, öncelikle taraf teşkilinin sağlanmasının gerektiğini, esasa ilişkin olarak taşınmazın orman olmadığını, tarım arazisi vasfında olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuş, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi durumunda ise müvekkili olan davalının zararlarının tespitine ve makul bir tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.12.2014 tarihli ve 2012/496 Esas, 2014/1010 Karar sayılı kararı ile, bilirkişi raporları doğrultusunda 1 20... parselde kayıtlı fen bilirkişi rapor ve krokisinde gösterildiği şekilde davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile eylemli orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, meni müdahaleye ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 09.12.2014 tarihli ve 2012/496 Esas, 2014/1010 Karar sayılı kararına karşı davalılardan ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 13.03.2023 tarihli ve 2021/12348 Esas, 2023/1397 Karar sayılı ilâmı ile, "taraf teşkilinin sağlanmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "Yerleşmiş Yargıtay içtihatları ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerinin dikkate alındığı, davalıların dava tarihine kadar tapu kaydına güvenerek taşınmazı kullandıkları ve haksız bir kullanımın olmadığı" gerekçesiyle, davanın meni müdahale talebi yönünden reddine, tapu iptali ve tescil talebi yönünden kabulüne, 1 20... parselde kayıtlı fen bilirkişi rapor ve krokisinde gösterildiği şekilde davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile eylemli orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline ve taşınmaz üzerindeki şerh ve takyidatların terkinine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; iptal hükmünün sonucu ve tamamlayıcısının meni müdahale kararı olduğunu, bu bakımdan meni müdahale talebinin reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, bozma öncesi kararda ret edilen kısım için davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmediğini ve bu konuda temyiz başvurusu bulunmadığı için bu yönüyle idare bakımından usuli kazanılmış hak doğduğunu ve davalı taraf lehine vekalet ücreti takdirinin usuli kazanılmış hak mefhumuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılardan ... vekili temyiz dilekçesinde; taraf teşkili sağlanmaksızın hüküm kurulduğunu, taşınmazın kadimden beri tarım arazisi olduğunu, mülkiyet hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğunu ve bunun Devlet eliyle bedelsiz olarak gasp edilmesinin söz konusu dahi olamayacağını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı kayyımı vekili temyiz dilekçesinde; yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali tescil ve meni müdahale istemlerine ilişkin olup, dosya içeriğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kalıp kalmadığına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, 6831 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline ve orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunduğu yerlerde, bir taşınmazın orman olup olmadığının tahdit tutanaklarının ve haritasının yerine uygulanması suretiyle tespit edilmesi gerekir. Ne var ki; İlk Derece Mahkemesince, 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman tahdidine ilişkin çalışma tutanakları ve tahdit haritası dosya arasına getirtilmemiş, tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilerek orman sınırlarının zeminde tespiti yapılmamış, dava konusu taşınmazın 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman tahdidine ilişkin haritadaki konumu gösterilmemiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın aplikasyon ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulaması çalışması sonucu oluşan haritadaki gösterimiyle yetinilmiş ve bu rapora göre karar verilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için; dava konusu taşınmazın bulunduğu ... köyünde 1947 yılında yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve jeodezi-fotogrametri uzmanı bilirkişisinin katılıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman tahdit haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilmeli, yine OS noktalarının zeminde bulunamaması halinde tahdidin yapıldığı tarihe en yakın hava fotoğrafından yararlanılarak tutanaklardaki anlatımlar dikkate alınıp yerlerinin tespiti yapılmalı, bilirkişilerden müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, anılan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına ve bozma nedenine göre davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Bozma nedenine göre davacı ... İdaresinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilâmının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/750, K. 2026/3216, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-750-e-2026-3216-k-7f773adf6f9d