Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4394 E. 2026/3217 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4394
- Karar No
- 2026/3217
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/2 E., 2025/6 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak verilen karar, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Ordu ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 2002 yılında yapılan kadastro sırasında, 1 33... sayılı taşınmaz, vergi kaydına istinaden, 2 katlı kargir ev, tarla ve fındık bahçesi vasfıyla 10.545,13 m² yüzölçümlü olarak ... adına; 1 33... parsel sayılı taşınmaz ise, vergi kaydına istinaden, fındık bahçesi vasfıyla 2.029,75 m² yüzölçümlü olarak ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekili ayrı ayrı açtığı dava dosyalarına sunduğu dava dilekçelerinde; Ordu ili ... ilçesi ... köyü 1 33... ve 16 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında davalar birleştirilmiştir. II. CEVAP Davalılar cevaplarında; haksız ve mesnetsiz açılan davaların reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.10.2006 tarihli ve 2004/297 Esas, 2006/181 Karar sayılı kararı ile, davacı ... İdaresinin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 33... parselin tamamı ile 15 parselin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 7.096,60 m²lik bölümünün orman niteliği ile Hazine adına; 15 parselin (B) harfi ile gösterilen 3.448,53 m²lik bölümünün ise tespit gibi davalı ... adına tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 16.10.2006 tarihli ve 2004/297 Esas, 2006/181 Karar sayılı kararına karşı davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili (1 33... parsel tespit maliki) tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.05.2009 tarihli ve 2009/6108 Esas, 2009/7932 Karar sayılı ilâmı ile "Dosyanın incelenmesinde kararın oluşturulduğu son oturuma ait tutanakların dosyada bulunmadığı, iade kararı üzerine yapılan araştırmalarda da bu tutanakların bulunamadığı, H.Y.U.Y.'nın 381. maddesinde ' Mahkeme, hazır olan tarafın iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi, en az 388. maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. ' hükmünün yer aldığı, mahkemece usulün bu hükmüne uyulmadığı, değinilen yön göz ardı edilerek kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğu" belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, 16.01.2015 tarihli ve 2010/6 Esas, 2015/7 Karar sayılı kararla, 1 33... parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile fen bilirkişisi ...'ın 03.12.2014 mahkeme havaleli raporunda (A) ile gösterilen yeşile boyalı 4.465,89 metrekare yüzölçümüne sahip alanın adanın son parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, kalan kısmın tespit gibi tapuya tesciline, 1 33... parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile tamamının orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 16.01.2015 tarihli ve 2010/6 Esas, 2015/7 Karar sayılı kararı, davacı ... İdaresi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.06.2020 tarihli ve 2020/1157 Esas, 2020/2049 Karar sayılı ilâmı ile, "usulüne uygun orman araştırması yapılması ve raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi" gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu taşınmazların orman sayılan kısımlarının belirlendiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 33... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline taşınmazın teknik bilirkişileri tarafından düzenlenen 23.12.2023 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.092,22 m²lik kısmı ve (C) harfi ile gösterilen 2.604,41 m²lik kısmının ifraz edilerek aynı adada son parsel numaraları verilmek suretiyle orman vasfı ile Hazine adına, (B) harfi ile gösterilen 6.848,50 m²lik kısmınının ise aynı ada ve parsel numarası altında 5 katlı betonarme ev, 2 katlı betonarme ev ve fındık bahçesi vasfıyla 8 pay kabul edilerek, 2 payı ...'a, 1 payı ...'e, 1 payı ...'a, 1 payı ...'a, 1 payı ...'na, 1 payı ...'a, 1 payı ...'ya ait olmak üzere tapuya tesciline, 1 33... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, aynı tarihli fen bilirkişisi raporunda (E) harfi ile gösterilen 1.640,78 m²lik kısmının ifraz edilerek aynı adada son parsel numaraları verilmek suretiyle orman vasfı ile Hazine adına, (D) harfi ile gösterilen 388,97 m²lik kısmınının ise aynı ada ve parsel numarası altında fındık bahçesi vasfıyla ...'a ait olmak üzere tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların tamamının orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 1 33... parselin hükme esas fen bilirkişisi raporunda (A) ve (C) ile gösterilen kısımlarının orman, (B) ile gösterilen kısmının ziraat arazisi olduğu, 1 33... parselin yine aynı raporda (E) ile gösterilen kısmının orman, (D) ile gösterilen kısmının ise ziraat arazisi olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, usuli müktesep haklara riayet edilmediğinden kurulan hüküm usul ve kanuna aykırılık oluşturmaktadır. Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesinin 16.10.2006 tarihli ve 2004/297 Esas, 2006/181 Karar sayılı kararı ile, dava konusu 1 33... parsel sayılı taşınmazın tamamının orman olarak tescili yönünde hüküm kurulmuş olup, taşınmazın tespit maliki olan davalı tarafından bu karar temyiz edilmediğinden davacı ... İdaresi lehine usuli müktesep hak oluştuğu gibi, anılan kararla dava konusu 1 33... parselin orman olduğu hususu kesinleşmiştir. Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 1 33... parselin tamamının orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği halde, hükme esas fen raporunda (D) ile gösterilen kısım bakımından davalı tespit maliki lehine hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Yine, İlk Derece Mahkemesinin 16.01.2015 tarihli ve 2010/6 Esas, 2015/7 Karar sayılı kararı ile dava konusu 1 33... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 24.11.2014 tarihli raporuna ek krokide (A) ile gösterilen 4.465,89 m²lik kısmının orman olarak Hazine adına, (B) ile gösterilen kısmının ise tespit maliki adına tesciline karar verilmiş olup, davalı tespit maliki tarafından anılan karar temyiz edilmediğinden, söz konusu raporda taşınmazın (A) ile gösterilen bölümünün orman olduğu hususu kesinleşmiş ve böylelikle davacı ... İdaresi lehine usuli müktesep hak oluşmuştur. Bu durum karşısında; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 1 33... parsel sayılı taşınmazın 24.11.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen bölümünün orman olarak Hazine adına tesciline, aynı raporda (B) ile gösterilen bölümü yönünden ise yöntemine uygun şekilde orman araştırması yapılarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, anılan raporda (A) ile gösterilen kısımlarda kalan bazı bölümlerin, eldeki hükme esas fen raporunda (B) ile gösterilen kısım içinde sınırlandırılarak davalı tespit maliki lehine tesciline karar verilmesi de doğru olmamıştır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 1 33... parsel ile dava konusu 1 33... parsel sayılı taşınmazın 24.11.2014 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen bölümü yönünden davacı ... İdaresi lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek, orman olarak Hazine adına tescillerine karar verilmesi; dava konusu 1 33... parsel sayılı taşınmazın geriye kalan bölümüyle ilgili olarak, önceki bilirkişiler dışında bir orman mühendisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak, hükme esas alınan 24.11.2014 tarihli raporda taşınmasın (B) harfi ile gösterilen bölümünde 1954 tarihli hava fotoğrafında yer alan koyulukların ne olduğu da açıkça belirtilmek suretiyle, taşınmaz bölümünün orman olup olmadığının veya hangi kısımlarının orman olduğunun belirlenmesi; yine 24.11.2014 tarihli fen bilirkişisi raporu ile hükme esas fen bilirkişisi raporu çakıştırılarak, 24.11.2014 tarihli raporda (B) harfi ile gösterilen bölümün bazı kısımlarının eldeki hükme esas krokide (A) ve (C) ile gösterilen kısımlara denk gelip gelmediğinin saptanması ve denk geliyorsa davacı ... İdaresi lehine bu yerlerle ilgili de usuli müktesep hak oluşmuş olduğu dikkate alınarak bir hüküm kurulması gerekirken, davacı ... İdaresi lehine oluşan usulü müktesep hakkı ihlal edecek şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilâmının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.