Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1899 E. 2026/3222 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1899
- Karar No
- 2026/3222
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/19 E., 2025/2 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak verilen karar davacı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Tekirdağ ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain dava konusu taşınmaz, 1 35... parsel numarasıyla ve 629 m² yüzölçümlü olarak davacı şirket adına tapuda kayıtlıdır. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1968 yılında kesinleşen arazi kadastrosu ile 12.07.2005 tarihinde altı aylık askı ilânına çıkarılan 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) uyarınca yapılmış orman kadastrosu ve 2/B maddesi çalışmaları vardır. 2. Davacı temsilcisi dava dilekçesinde; 1 35... parsel sayılı taşınmazın yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içine alındığını, bu yerin orman olmadığını, yapılan çalışmanın hatalı olduğunu ileri sürerek, orman kadastrosunun iptali ile taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; orman kadastro çalışmasının doğru olduğunu, taşınmazın öncesi itibarıyla orman niteliğinde olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli ve 2021/5 Esas, 2021/36 Karar sayılı kararı ile taşınmazın öncesinin orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 629,00 m² yüzölçümlü arsa nitelikli 1 35... parselde kayıtlı taşınmazın tamamı ile ilgili olarak 94 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından yapılan orman kadastro tespitinin iptaline ve dava konusu taşınmazın tamamının orman sınırları dışında bırakılmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 10.06.2024 tarihli ve 2021/14339 Esas, 2024/4026 Karar sayılı ilâmıyla "dosyanın içeriğine, toplanan delillere, ayrıca Net-Cad sistemi uygulanarak ve stereoskopik inceleme yapılarak jeodezi ve fotogrametri yüksek mühendisi ..., fen bilirkişisi ..., orman yüksek mühendisleri ... ve ... ile ... tarafından düzenlenen 02.06.2021 havale tarihli bilirkişi kurulu raporu ekinde yer alan hava fotoğraflarında dava konusu taşınmaz üzerinde kapama meşe ağaçları olduğu ve taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesinde yer alan tanım uyarınca orman niteliğinde olduğu gözüktüğü halde, aynı raporun metin kısmında çelişkiye düşülerek dava konusu taşınmazın meşe ağaçları ile kaplı açık alan olarak değerlendirilip memleket haritasında boyama hatası yapıldığı ileri sürülmüş ise de dosya arasında bulunan hava fotoğrafı ve memleket haritası eşleşmesinde hata yapılmadığının anlaşıldığı, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin yanlış değerlendirilerek kabule karar verilmesinde isabet görülmediği" belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı temsilcisi temyiz dilekçesinde; dava konusu yerin öncesinin orman olmadığını, bilirkişi raporlarının hüküm kurmak için yeterli bulunmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilâmı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, uyulan bozma ilâmında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davacı temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı temsilcisinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usûl ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilâmının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.