Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5987 E. 2026/1896 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5987
- Karar No
- 2026/1896
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/717 E., 2024/809 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/369 E., 2021/204 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ....... ili ...... ilçesi ....... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4. maddesi hükümleri uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sonucunda, 17 20... parsel sayılı 6.021,72 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve bu parsel üzerindeki 3 katlı kargir ev depo ve garajın ... oğlu ...'nun kullanımında olup, taşınmazın taşınmaz bahçe olarak 10 yıldan beri ...... evlatları ..., ..., ..., ..., ...'nun müştereken kullanımında olduğu" şerhleri yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacılar vekili asıl ve birleşen dava dosyalarındaki dilekçelerinde; tapuda Hazineden sonra Beykoz Belediyesine geçen dava konusu taşınmazın beyanlar hanesindeki kullanıcılarına satılması işlemleri sırasında ... yerine kardeşi ...'nun mükerrer olarak iki defa yazıldığının tespit edildiğini, bu hatanın idari yönden düzeltilmesi için Beykoz Tapu Müdürlüğüne müracaatta bulunulduğunu ancak Tapu Müdürlüğünde bu düzeltmenin yapılamadığını ileri sürerek. taşınmazın kullanıcı şerhinde ikinci kez yazılı ... şeklindeki kaydın iptali ile yerine ... şeklinde yazılarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...somut olayda, dava konusu, ..... ili ...... ilçesi, ........ Mahallesi 1720 ada, 4 parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 3402 sayılı Kanun'un Ek- 4. maddesine göre yapılan kullanıcı tespit çalışmalarında "Bu parsel üzerindeki 3 katlı kargir ev ve depo, garaj ... oğlu, ...'nun kullanımındadır. İşbu taşınmaz bahçe olarak 10 yıldan beri .... evlatları ..., ..., ..., ..., ...'nun müştereken kullanımındadır." şeklinde tespit yapılarak ..... mirasçılarından ..... yerine İlyas'ın adının sehven iki kez belirtildiği, birleşen 2020/154 Esas sayılı dosyasında .......... evlatlarının açmış oldukları dava ile de işbu hususun ...... evlatlarının kabulünde olduğu, her ne kadar yerleşik yargı kararlarına göre kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın,6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte ve Hazine ile şerh sahiplerine yöneltilerek açılması gerektiği, taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra ise şerhe yönelik davanın dinlenme olanağının bulunmadığı belirtiliyor ise de beyanlar hanesine ilişkin talebin maddi hatadan kaynaklanması nedeni ile tapunun beyanlar hanesindeki şerhin düzeltilebileceği kanaatine varılarak birleşen ( Beykoz l. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/762 Esas, ) dosyada davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile ...... ilçesi ...... Mahallesi 1720 ada, 4 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki "bu parsel üzerindeki 3 katlı kargir ev ve depo, garaj ... oğlu, ...'nun kullanımındadır. İşbu taşınmaz bahçe olarak 10 yıldan beri ... evlatları ..., ..., ..., ..., ...'nun müştereken kullanımındadır." şeklindeki şerhin "bu parsel üzerindeki 3 katlı kargir ev ve depo, garaj ... oğlu, ...'nun kullanımındadır. İş bu taşınmaz bahçe olarak 10 yıldan beri ... evlatları ..., ..., ..., ..., ...'nun müştereken kullanımındadır." şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir. Kural olarak kullanım kadastrosuna itiraz davalarında kadastro tutanağının beyanlar hanesinde kullanıcı olarak ismi bulunan kişiler ile tespit malikine karşı husumetin yöneltilmesi zorunludur. Ne var ki, 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın satış işleminden sonra beyanlar hanesindeki maddi hata nedeni ile açılan işbu davada tapu maliki Beykoz Belediye Başkanlığının hasım gösterilebileceği ancak Tapu Müdürlüğünün hasım gösterilemeyeceği kanaatine varılarak asıl ve birleşen (Mahkememizin 2020/154 Esas sayılı dosyası) davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, yine birleşen (Beykoz l. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/762 Esas,) dosyada davalı ... ve Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir..." gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, birleşen dosyada davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile;1720 ada, 4 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki "bu parsel üzerindeki 3 katlı kargir ev ve depo, garaj ... oğlu, ...'nun kullanımındadır. İşbu taşınmaz bahçe olarak 10 yıldan beri ...... evlatları ..., ..., ..., ..., ...'nun müştereken kullanımındadır." şeklindeki şerhin "bu parsel üzerindeki 3 katlı kargir ev ve depo, garaj ... oğlu, ...'nun kullanımındadır. İşbu taşınmaz bahçe olarak 10 yıldan beri ....... evlatları ..., ..., ...,..., ...'nun müştereken kullanımındadır." şeklinde düzeltilmesine, davalı ... ve Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacı, taşınmazda zilyet olduğunu ileri sürerek, beyanlar hanesine diğer şerh sahipleri yanında adına kullanıcı şerhi verilmesi talebinde bulunmuştur. 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesi ile 6831 sayılı Kanun'un 20.06.1973 tarihli kanunla değişik 2. maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanun'un 11. maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edileceği hükme bağlanmıştır. Bu maddenin amacı kadastro sırasında taşınmazın fiili kullanıcısının tespit edilmesidir. Diğer bir anlatımla, kullanım kadastrosu sırasında beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilebilecek kişiler, kadastro tespiti sırasında çekişmeli taşınmazı ekonomik amacına uygun olarak fiilen zilyet olarak kullanan kişilerdir. Somut olayda asıl ve birleşen dosya kapsamlarından davacının da taşınmazda zilyet olduğu anlaşıldığına, Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin gelişen ve yenilenen içtihatlarına göre, Hazine tarafından yapılan mülkiyet devrinin gerçek kişilere yapılan satış işlemi gibi düşünülemeyeceği, eldeki davada, taşınmazın mülkiyeti hususunda bir ihtilaf bulunmayıp davanın kullanıcı şerhine yönelik bulunduğu anlaşıldığına, keza istinaf incelemesi sırasında dosya arasına alının güncel tapu kaydına göre davalı ... tarafından davacı da dahil tüm kullanıcılara 6292 sayılı Kanun gereği satış yapılıp taşınmazda belediye payı kalmadığı da anlaşıldığına göre yerel Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır..." gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; söz konusu davaya benzer mahiyette olan Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/30 Esas, 2016/372 Karar sayılı kararı ile davacının davasının "kabulü" ile dava konusu taşınmazın beyanlar hanesinin değiştirilmesine karar verilmiş olup taraflarınca söz konusu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2018/2955 Esas, 2018/5793 Karar sayılı kararı ile; "Mahkemece dava konusu taşınmazın, davacının fiili kullanımında bulunduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; dava konusu taşınmaz 6292 sayılı Kanun uyarınca, yargılama sırasında 26.05.2016 tarihinde satılarak ... adına tescil edilmiştir. Taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilebilmesi ya da şerhin değiştirilebilmesi için, taşınmazın mülkiyetinin Hazineye ait olması gerekir. Satışla Hazinenin mülkiyetinden çıkmış olan taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilebilme olanağı kalmadığı gibi, taşınmazın bir üçüncü kişiye satılmış olması nedeniyle davacının şerhe yönelik talebinin zilyetlik tespiti istemi olarak görülme imkanı da kalmamıştır. Hal böyle olunca; davanın konusuz kalması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, esas hakkında hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün bozulmasına..." karar verildiğini, yerleşik yargı kararlarına göre dava konusu taşınmazın üçüncü kişi adına tapuya tescil edilmesinden sonra açılan şerhe yönelik davanın dinlenme olanağının bulunmadığı yönünde içtihat oluştuğunu, Mahkemece verilen davanın kabulü kararının yerinde olmadığını belirterek yersiz ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un Ek-4 maddesine göre yapılan kullanım şerhinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.