Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4509 E. 2026/1893 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4509
Karar No
2026/1893
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1661 E., 2024/478 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ......... ili ....... ilçesi .......... köyü 1 75... parsel sayılı 3558,67 m² kârgir ev ve arsası vasıflı taşınmaz irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiştir. 2. Asıl dava dosyasının davacıları vekili dava dilekçesinde; ......... ili ......... ilçesi ....... köyü 1 74... parsel, 1 75... ve 6 parsel, 1 77... parsel, 1 84... parsel, 2 89... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinde davalılar adına tespitinin yapıldığını, müvekkillerinin kök muris ... mirasçıları olduğunu, murisin terekesinin taksim edilmediğini, iştirak halinde mülkiyet hükümlerinin devam ettiğini, muristen gelen diğer taşınmazların (1 74... parsel, 2 94... parsel,1 89... ve 24 parsel, 2 95... parsel, 1 84... parsel, 1 85... parsel) verasette iştirak olarak ... mirasçıları adına tescil edildiğini, bu parseller yönünden yapılan tespitin gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazların tespit tutanaklarının iptaline ve müvekkillerinin müşterek murisi ... mirasçıları adına verasette iştirak halinde tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen dava dosyasının davacısı Hazine vekili dava dilekçesi; 1 75... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinde davalı adına tespit edildiğini, taşınmazın yamaç, taşlık, çalılıkla kaplı olduğunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddesindeki şartların oluşmadığını, taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitin iptaline ve Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar ... ......., ..., ... ve ... ortak imzalı cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların kök muris ...'na ait olduğunu, taşınmazların ... dışındaki kendileri adına tespit gördüğünü, 1 74... parselin ise ... adına tespit gördüğünü, kök murisin dava konusu taşınmazlardan başka olarak 8 parça daha taşınmazı olduğunu, dava konusu 2 89... parselin kök muris tarafından ...'in eşi ve diğer davalıların annesi olan ...'na ziynet bedeli olarak 1962 yılında hibe edildiğini, 1 74... parsel sayılı taşınmazlar dışındaki diğer taşınmazların ise yine kök muris tarafından ...'e 15.07.1966 tarihli senetle satılmak suretiyle devredildiğini, diğer mirasçılarının herhangi bir hakları olmadığını ve davacıların dışındaki diğer mirasçıların itiraz etmediklerini ileri sürerek, davanın reddini savunmuşlardır. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle; dava konusu taşınmazlarda davacıların herhangi bir hakkı olmadığını, çok eski zamanlarda yapılan taksim sonucunda müvekkilerine atalarından geçtiğini ve imar ihya suretiyle zilyet ve tasarrufta bulunduklarını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.10.2020 tarihli ve 2007/182 Esas, 2020/86 Karar sayılı kararı ile "...dava konusu edilen ........ Mahallesi 1 74... , 1 75... , 1 75... , 1 77... , 1 84... , 2 89... parsel sayılı taşınmazların evveliyatında kök muris ... tarafından kullanıldığı, vefatından sonra dava konusu edilen taşınmazların davalılar tarafından kullanıldığı, davalıların bu taşınmazları kullanırken dosyaya sunmuş oldukları satış senedine dayandıklarının bilirkişilerce de beyan edildiği, bahse konu satış senetlerindeki hudutların dava konusu taşınmazları kapsadığı, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan evin ve zirai muhdesatların davalı tarafından yapıldığı ve ekilip dikildiği, bu nedenlerle davacının davasını ispat edemediği..." gerekçesi ile asıl dava dosyasının davacılarının davalarının tamamının reddine, 1 74... , 1 75... , 1 74... , 1 84... , 2 89... parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine, birleşen dava dosyasının davacısının davasının reddine, 1 75... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl dava dosyasının davacıları vekili ve birleşen dava dosyasının davacısı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.02.2022 tarihli ve 2021/518 Esas, 2022/61 Karar sayılı kararı ile "...1 75... parsel sayılı taşınmazın ise keşifte dinlenilen davacı tanığı............ tarafından, 1 75... parselin babasıyla ilgisi olmadığı ve Akif tarafından Hazineden açıldığını ve onun zilyetliğinde olduğunu söyleyerek davalı ...'nun bu doğrultudaki savunmasını doğrulaması ve dinlenilen diğer kişiler tarafından da aksi yönde beyanda bulunulmaması karşısında, davacıların bu parselin kök muristen geldiğine yönelik iddialarını ispatlayamadıklarından, ana davanın bu parsel yönünden reddinin yerinde olduğu anlaşılmakla birlikte, 06.02.2015 tarihli ziraat mühendisi bilirkişi kurulu raporuyla, 1 75... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (A) ve (B) kısımlarından (B) kısmının, üzerindeki çalılar ve taşlar temizlenerek teras ve tesviye yapılarak imar ihya edilmek suretiyle tarımsal faaliyete elverişli duruma getirildiği ve uzun zamandan beridir sürülüp ekilerek ve meyve ağacı yetiştirilerek tarımsal faaliyete konu olan kültür arazisi niteliğinde olduğundan bu kısım hakkındaki davanın reddi yerinde ise de, (A) kısmının halen çalılık ve kayalık arazi olup herhangi bir kullanım bulunmadığı belirlendiğinden, birleşen dosya davacısı Hazinenin (A) kısmı hakkındaki davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin de doğru olmadığı..." gerekçesiyle asıl dava dosyasının davacıları vekili ile birleşen dava dosyasınının davacısı Hazine vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve asıl ve birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddine, 1 84... parsel ve 2 89... parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine, 1 74... , 1 75... , 6 parsel ve 1 77... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline, 1 74... , 1 75... ve 1 74... parsel sayılı taşınmazların kök muris ...'nun Kumluca Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından düzenlenen 20.06.2005 tarihli ve 2005/304 Esas - 2005/301 Karar sayılı mirasçılık belgesinde yazılı mirasçıları adına ve payları oranında tesciline, 1 75... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 14.11.2015 tarihli raporunda ve ekindeki krokide (B) harfiyle gösterilen 3.132,23 m²lik kısmının tespit gibi kargir ev ve arsası niteliğiyle davalı ... adına tapuya tesciline, (A) harfiyle gösterilen 426,44 m²lik kısmının ise ayrı bir parsel numarası verilerek kayalık ve çalılık niteliğiyle davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının birleşen dosya davacısı Hazine vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce 20.03.2023 tarihli ve 2022/4471 Esas, 2023/1583 Karar sayılı ilamla "..Dava kadastro tespitine itiraz davasıdır. Temyize konu 1 76... parsel sayılı taşınmaz yönünden her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ... tarafından Hazineden açıldığı ve onun zilyetliğinde bulunduğu, 06.02.2015 tarihli ziraat mühendisi bilirkişi kurulu raporuyla, 1 75... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (B) kısmının, üzerindeki çalılar ve taşlar temizlenerek teras ve tesviye yapılarak imar ihya edilmek suretiyle tarımsal faaliyete elverişli duruma getirildiği, bu sebeple (B) kısmı hakkındaki davanın reddinin yerinde olduğu, (A) kısmının ise halen çalılık ve kayalık arazi olup herhangi bir kullanım bulunmadığı belirlendiğinden, birleşen dosya davacısı Hazinenin (A) kısmı hakkındaki davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de 26.10.2016 tarihli jeodezi bilirkişisi ........... raporunda 1992 tarihi hava fotoğrafının incelenmesinde (A) ve (B)'nin boş olduğu, içinde çalılar ve taşların bulunduğu belirtildiğinden, mahalli bilirkişi ve tanıkların soyut beyanı ile ziraat bilirkişisinin hava fotoğrafına aykırı ve hüküm kurmaya elverişsiz raporuna göre karar verilemeyeceğinden, (B) harfi ile gösterilen bölüm yönünden de Hazinenin davasının kabulüne ve bu bölümün de Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı olduğu.. " gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere uyuşmazlık, temyize konu taşınmaz 1 75... parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarufu altında olan yerlerden olup olmadığı ve kök murisleri ...’dan intikal edip etmediği, intikal etmiş ise terekesinin taksim edilip edilmediğine ilişkin olup, Dairemizce bu parsel yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda birleşen dosya davacısı Hazinenin parselin (A) harfiyle gösterilen bölümü hakkındaki davasının kabulüne ve bu kısmın ayrı bir parsel numarası verilerek kayalık ve çalılık niteliğiyle davacı ... adına tapuya tesciline, (B) harfiyle gösterilen bölümü hakkındaki davasının ise reddiyle davalı davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de; 26.10.2016 tarihli jeodezi bilirkişisi ........... ............ raporunda 1992 tarihi hava fotoğrafının incelenmesinde (A) ve (B)'nin boş olduğu, içinde çalılar ve taşların bulunduğu belirtildiğinden, ana davanın bu parsel yönünden reddine, birleşen davanın ise Yargıtay bozma ilamında bu rapor doğrultusunda yine 1 75... parsel sayılı taşınmazın (B) harfiyle gösterilen bölümü yönünden de Hazinenin davasının kabulüne ve bu bölümün de Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği belirtildiğinden..." gerekçesiyle asıl dava dosyasının davacıları ..., ... ve ... tarafından 1 74... , 1 75... , 1 77... , 1 84... ve 2 89... parsel sayılı taşınmazlar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, asıl dava dosyasının davacılarının davalarının reddine, birleşen dava dosyasının davacısı Hazinenin davasının kabulüne, 1 75... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin sunmuş olduğu beyan dilekçesinin dikkate alınmadığını, yeniden keşif taleplerinin değerlendirilmediğini, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının davalının lehine olduğunu, keşifte tespiti yapılan ağaçların yaşları ve özelliklerinin imar ihyayı doğruladığını ancak buna rağmen sadece 1992 yılına ait hava fotoğrafının değerlendirmeye alındığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 1 75... parsel sayılı taşınmaz üzerinde gerçek kişi şahıslar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4509, K. 2026/1893, T. 23.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4509-e-2026-1893-k-c460d7afe351