Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5917 E. 2026/2797 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5917
Karar No
2026/2797
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/663 E., 2024/1190 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkeş (Kapatılan) Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/10 E., 2022/110 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3 39... ve 54 parsel sayılı sırasıyla 952,69 metrekare, 53.593,44 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, "3 39... parsel sayılı taşınmazın üzerindeki su deposu ve radyo/tv vericisinin Atkaracalar Belediyesine ait olduğu ve 3 39... parsel sayılı taşınmazın üzerindeki çam ağaçlarının Atkaracalar Belediyesi tarafından dikildiği" şerhi yazılarak, Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili asıl dosyaya sunduğu dava dilekçesinde; .... Mahallesi 3 39... parsel sayılı taşınmaza ait tesis kadastro tutanağının beyanlar hanesinde yer alan şerhin kamu zararına neden olduğunu ileri sürerek, 3 39... parsel sayılı taşınmaza yapılan kadastro tespitine itirazının kabulü ile taşınmazın gayri ayni haklar, şerhler, beyanlar ve rehinler hanesindeki şerhin silinerek Hazinenin tasarruf hakkını kısıtlayıcı şerh bulunmaksızın Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir. 3. Davacı Hazine vekili birleşen dosya dava dilekçesinde; ..... Mahallesi 3 39... parsel sayılı taşınmaza ait tesis kadastro tutanağının beyanlar hanesinde yer alan şerhin kamu zararına neden olduğunu ileri sürerek, 3 39... parsel sayılı taşınmaza yapılan kadastro tespitine itirazının kabulü ile taşınmazın gayri ayni haklar, şerhler, beyanlar ve rehinler hanesindeki şerhin silinerek Hazinenin tasarruf hakkını kısıtlayıcı şerh bulunmaksızın Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan yapı ve ağaçların davalılardan Belediye Başkanlığı tarafından meydana getirildiğinin belirlendiği, yapılan kadastro tespitinin doğru olduğu, yine taşınmazların vasfının arsa ve ham toprak olması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 19/2. maddesinin uygulanma olanağının bulunduğu ve davalı lehine muhdesat şerhi verilmesinin uygun olduğu" gerekçesiyle, davacının davalı ... hakkında açılan asıl ve birleşen davaların 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114. ve 115/2. maddeleri uyarınca pasif taraf sıfatı yokluğu yönünden usulden reddine ve diğer davalı ... yönünden açılan asıl ve birleşen davaların esastan reddine, 3 39... ve 54 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle, davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu işlemde 3402 sayılı Kanun'un 19/2. maddesinin uygulama alanının bulunmadığını, aynı maddenin birinci fıkrasına bakıldığında tapuya kayıtlı taşınmazların zilyet lehine tespitinin düzenlendiğinin anlaşıldığını ve bu nedenle tapuya kayıtlı olmayan taşınmazın kadastro tespitinde söz konusu maddenin uygulanamayacağını ve davanın kabul edilmesinin gerekli olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro tutanağının beyanlar hanesine verilen muhdesat şerhinin 3402 sayılı Kanun'un 19/2 maddesine uygun verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5917, K. 2026/2797, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5917-e-2026-2797-k-e6c261e06d26