Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5671 E. 2026/1991 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5671
Karar No
2026/1991
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/30 E., 2024/17 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ......... ili ......... ilçesi ............ köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 3 30... ve 14 parsel sayılı 19.955,81 metrekare ve 24.501,67 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmadığı yerlerden olduğu belirtilerek, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 1977 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ........... ilçesi ........ köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tescil harici bırakılan dava dilekçesinde sınırlarını tarif ettiği 50.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar Hazine vekili ve ... vekili, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/6. maddesine göre karşı tescil talebinde bulunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Keşan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.04.2015 tarihli ve 2010/268 Esas, 2015/234 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine dava konusu taşınmazın fen bilirkişilerinin 01.12.2014 tarihli raporu ve ekinde yer alan krokide (C) harfi ile gösterilen toplam 46.160,31 metrekarelik kısmının tarla vasfıyla davacı adına tesciline; (B), (B1), (B2) ve (B3) harfleri olarak gösterilen kısımların orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı davalı ... tarafından (C) harfiyle gösterilen bölüme yönelik olarak temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 31.03.2021 tarihli ve 2021/1951 Esas, 2021/2993 Karar sayılı ilamı ile hüküm onanmış olup, onama kararına karşı davalı ... vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine Dairemizin 02.02.2022 tarihli ve 2021/17017 Esas, 2022/622 Karar sayılı ilamıyla "Dava dosyası karar düzeltme talebi ile Dairemize gönderilmiş iken, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün internet sitesi üzerinden yapılan parsel sorgulama sayfasında, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin 3 30... ve 14 parsel numarasını aldığı görülmüştür. Hal böyle olunca; Mahkemece, dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri gösteren fen bilirkişi rapor ve krokisi de eklenmek suretiyle, dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediği Kadastro Müdürlüğünden sorulmalı, düzenlenmiş ise kadastro tutanak örnekleri ve tapuya kaydedilmişlerse tapu kayıtları ve komşuları ile birlikte gösterir krokisi dosya arasına alınmalı, teknik bilirkişiden koordinatlı kroki ile çakıştırılarak hazırlanmış rapor alınıp tescil davasına konu dava konusu taşınmazın kadastro tespiti yapılan taşınmaz sınırları içerisinde kalıp kalmadığı kesin olarak belirlendikten sonra, tutanak düzenlenmiş taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince görevli Mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu nazara alınarak davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeli, hakkında tutanak düzenlenmemiş taşınmazlar yönünden ise davanın esası hakkında karar verilmelidir." gereğine değinilerek Asliye Hukuk Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bozma ilamına uyulmasından sonra Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında, davaya konu olan parseller hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 3 30... parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 3 30... parsel sayılı taşınmazın 13.05.2024 tarihli bilirkişi ek rapor ve krokilerde (D) harfi ile gösterilen 22.550,96 metrekare olan kısmının davacı adına tapuya tesciline, Keşan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.04.2015 tarihli ve 2010/268 Esas, 2015/234 Karar sayılı kesinleşen kararı gereğince 3 30... parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 1.950,71 metrekarelik kısmının orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline (B1), (B2) ve (B3) harfleriyle gösterilen kısımları yönünden Mahkeme ilamının kesinleştiği ancak kesinleştirme işlemi yapılmayarak tapuya gönderilmediği ve tapuda işlemlerin yapılmadığı görüldüğünden anılan kısımlar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların üç tarafının orman ile çevrili olduğunu, ormanın bütünülüğünün korunması ve devamı açısından orman vasfıyla tescilinin gerektiğini, davacının malik sıfatıyla zilyetliğini kanıtlayan herhangi bir bilgi, belge ve kayıtların bulunmadığını, eksik ve çelişkili bilirkişi raporlarına ve mahalli bilirkişilerin yanlı ifadelerine dayanılarak karar verildiğini, davanın reddine orman olan kısımların orman vasfıyla geri kalan kısımların tarla vasfıyla Hazine adına tescili gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; orman dışına çıkarılan 3 30... ve 3 30... parselin (D) harfi ile gösterilen kısımlarının orman bütünlüğü içinde ormanın parçası, orman örtüsü insan eliyle yok edilen orman boşluğu veya orman içi açık alan olduğunu, öteden beri Devlet Ormanı olup kişisel mülkiyete konu olamayacağını, dava konusu parsellerin orman toprağı olup olmadığı bilimsel yöntemlerle araştırılmadığını, bilirkişi heyetince yeterli incelemenin yapılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman vasfında olup olmadığı ve davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5671, K. 2026/1991, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5671-e-2026-1991-k-9179bf33c042