Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4454 E. 2026/1994 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4454
Karar No
2026/1994
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/31 E., 2023/11 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili ve asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ...... ili ....... ilçesi ......... köyü çalışma alanında bulunan 1 06... , 9, 14, 1 07... , 27, 38... parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla davalılar adına tespit edilmişlerdir. 2. Davacı ... 16.01.2007 tarihli dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların kök murislerinden miras kaldığını belirterek, yapılan kadastro tespitinin iptali ile kök murisin mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 27.05.2013 tarihli dilekçesi ile davasından feragat ettiğini beyan etmiştir. 3. Birleşen dosya davacıları ..., ... ve ... dava dilekçesinde; dava konusu 1 07... , 27... parsel sayılı taşınmazların T.sani 315 cilt:38, sayfa: 11... de kayıtlı tapu kaydı kapsamında kaldıkları ve kök murislerine ait olduğunu ileri sürerek, kök murislerinin mirasçıları adına tescilini talep etmişlerdir. 4. Birleşen dosya davacısı ... dava dilekçesinde; dava konusu 1 06... ve 9 parsel sayılı taşınmazların ortak muristen kaldığını ileri sürerek, tüm mirasçılar adına tescilini talep etmiştir. 5. Birleşen dosya davacısı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1 06... , 9 ve 14 parsel sayılı taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile kaçak ve yitik kişilerden kalma yerlerden olduğunu ve ayrıca Ağustos 334 tarih, cilt:3 ve 4 numaralı tapu kayıtlarına dayanarak dava açmıştır. 6. Birleşen dosya davacıları ..., ..., ... ve ... dava dilekçesinde; dava konusu 1 07... ve 39 parsel sayılı taşınmazların adlarına tescilini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.02.2016 tarihli ve 2007/410 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararı ile davacı ...'in davasının feragat sebebiyle reddine; birleşen dosya davacıları ...,............., ..., ..., Hazine ve asli müdahil Orman İdaresinin davalarının sübut bulmadığından ayrı ayrı reddine, dava konusu taşınmazların kadastro tespitindeki gibi aynı vasıf ve mahiyette tespit malikleri adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı birleşen dosya davacıları ..., ..., Hazine vekili ve asli müdahil ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.02.2019 tarihli ve 2016/10699 Esas, 2019/923 Karar sayılı ilamı ile "1) Davacı Hazinenin temyiz itirazları yönünden; birleşen dosya davacısı Hazine dava konusu 1 06... , 9 ve 14 parsel numaralı taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile kaçak ve yitik kişilerden kalma yerlerden olduğu ayrıca Ağustos 334 tarih, cilt:3 ve 4 numaralı tapu kayıtlarına dayanarak dava açmış olup tapu kaydı dava konusu taşınmazları kapsamadığından davasının reddine karar verilmiş olup, Hazine temyiz dilekçesi ile tapu kaydının dava konusu 107 ada da yer alan taşınmazlara uyduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuş ise de dava konusu 1 07... , 38, 39... parsel sayılı taşınmazlara yönelik bir davasının bulunmadığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2)Birleşen dosya davacıları ... ve ... ile asli müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; incelenen dosya kapsamına göre; ziraat ve orman bilirkişisi raporlarında dava konusu taşınmazların genel eğiminden bahsedilmiş ise de parsel bazında eğim belirlemesi yapılmamış, eğimin neye göre belirlendiği, klizimetre ile ölçülüp ölçülmediği açıklanmamış, taşınmazların niteliğinin saptanması bakımından taşınmazların bulunduğu yeri kapsar, en eski tarihli hava fotoğrafları ile tespit tarihinden 20 yıl öncesini gösteren resmî belgeler getirtilerek keşifte uygulama yapılmamış, taşınmazların orman içi açıklık vasfında kalıp kalmadıkları değerlendirilmemiş, taşınmazların evveliyatının orman olup olmadığı ve gerçek kişi davalılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda tereddüt oluşmuş, birleşen dosya davacıları ... ve ... dava konusu 1 07... , 27... parsel sayılı taşınmazların T.sani 315 cilt:38, sayfa: 11... de kayıtlı tapu kaydı kapsamında kaldıkları iddiasıyla dava açtıkları halde tapu kaydının geldi gittileri getirilmemiş ve dosya arasına 188 sıra numarasın da kayıtlı tapu kaydının getirilmiş olmasıda anlaşılamamış, keşifteki beyanlar usulünce alınmamış, ayrıca 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde açıklanan gerçek kişilerin senetsiz ve belgesizden suluda 40 dönüm ve kuruda 100 dönümden fazla taşınmaz edinip edinmedikleri hususunda da İlk Derece Mahkemesi yazı işleri ile kadastro ve tapu müdürlüklerinden ayrıca araştırma yapılmamış olması da doğru görülmemiştir." gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların orman vasfında olmadığı, davacılar tarafından dayanılan tapu kayıtlarının hiçbirinin uygulanamadığı ve davacıların hakkını dayandırdığı olguları ispat edemediği gerekçesiyle davacı ...'in davasının feragat sebebiyle reddine; birleşen dosya davacıları ...,............ ..., ..., Hazine ve asli müdahil Orman İdaresinin davalarının sübut bulmadığından ayrı ayrı reddine, dava konusu taşınmazların kadastro tespitindeki gibi aynı vasıf ve mahiyette tespit malikleri adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında yapılan keşif sonucunda hazırlanan bilirkişi raporları ve bu raporlara istinaden verilen kararın kabulünün imkansız olduğunu, söz konusu taşınmazın eğimi ve toprak yapısı itibarıyla tarımsal olarak kullanımı oldukça kısıtlı olduğundan rapordaki tespit ile de örtüşmediğini, karara dayanak bilirkişi tespiti aydınlatıcı olmadığı gibi birçok çelişkilerle dolu ve gerçeklikten uzak olduğunu, dava konusu taşınmazın evveliyatı itibarıyla Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve davalı tarafın kanunun aradığı şekil ve sürede zilyetliği olmadığı gibi bu taşınmazların zilyetlikle iktisabının da mümkün olmadığını, kadastro çalışmalarının usul ve kanuna uygun olarak yapılmaması sebebiyle davalılar adına tespit gördüğünü, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulmuşsa da bozmanın gerekleri yerine getirilmeden yeniden Hazine aleyhine hüküm kurulduğunu, tespite esas vergi kayıtları ile Hazinenin dayanağı olan tapu kaydı sınırları itibarıyla aynı yeri kapsamakta olup dava konusu taşınmazların Hazinenin özel mülkiyetinde olan taşınmazlar olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazlar evveliyatı itibarıyla orman sayılan yerlerden olup zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, orman yönünden yapılan araştırmanın yetersiz olduğunu, evveliyatı orman olan bir yerin tarla olarak tescili mümkün olmadığı gibi, başka bir suretle de tescilinin mümkün olmadığını, kanun gereği orman alanların sınırlarının hiçbir suretle daraltılamayacağını, yapılan keşif ve alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişisinin dava konusu taşınmazların bir kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğu yönündeki tespitinin gerçeğe aykırı olduğunu ve kurum kayıtlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı, kayıtların taşınmazı kapsamaması halinde zilyetlikle kazanıma yönelik araştırmanın yöntemince yapılıp yapılmadığı, bu çerçevede taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı ve taraflar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili ve asli müdahil ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine vekili ve asli müdahil ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4454, K. 2026/1994, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4454-e-2026-1994-k-850e9fb72450