Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5307 E. 2026/1993 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5307
- Karar No
- 2026/1993
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/278 E., 2024/69 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği .... köyünde bulunan yaklaşık 14.500,00 metrekare yüzölçümlü taşınmaz ile biri 5.000 metrekare diğeri 6.000 metrekare olan iki adet taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 713. maddesi hükmüne göre müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2018 tarihli ve 2018/24 Esas, 2018/112 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, ....... ili ........ ilçesi ... Mahallesi (öncesi köy olan) Kalaylıbelen mevkinde bulunan 10.10.2015 tarihli fen bilirkişileri raporu ve ekindeki krokide Sarı renkle (A) harfi ile gösterilen 906,94 m²lik kısmın davacı ... adına tesciline, krokide Pembe renkle (B) harfi ile gösterilen 3.331,69 m²lik kısım yönünden davanın reddi ile bu kısmın orman vasfıyla davalı Hazine adına tesciline ve krokide (C) harfi ile farklı renklerle gösterilen 14.755,15 m²lik kısım üzerinde tescil talebinin reddi ile bu yer yönünden davacı ...'ın mülkiyet hakkı bulunduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 08.02.2022 tarihli ve 2021/8624 Esas, 2022/838 Karar sayılı ilamıyla "Mahkemece (A) ve (B) rumuzlu taşınmazlar hakkında davacı gerçek kişi yararına 4721 sayılı Kanun'un 713/1 maddesi uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Arazinin niteliğini, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu halde hava fotoğraflarından yararlanılmamış, köy yerleşim alanı uygulamasına ilişkin tahsis ve diğer evraklar dosya arasına alınmamış, köy yerleşim alanı kapsamında kaldığı belirtilen (C) kısmının isabet ettiği tapular getirtilmemiş, dava konusu taşınmazların imar planı kapsamına alındıkları tarih sorulmamış, davacı adına belgesizden edinilen taşınmazlara yönelik miktar araştırması da yapılmamıştır." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanını kısmen kabulüne ve kısmen reddine, Antalya ili Manavgat ilçesi Ulukapı Mahallesi Kalaylı Belen mevkinde bulunan 09.11.2023 tarihli fen bilirkişileri rapor ve ekindeki krokide sarı renkle ve (A) harfi ile gösterilen 906,94 metrekarelik kısmın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen 3.331,69 metrekarelik kısım yönünden davanın reddi ile bu kısmın orman vasfı ile davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (C) harfi ile gösterilen 14.755,15 metrekarelik kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yargılama sırasında dava konusu taşınmazın köy yerleşim alanı içerisinde kaldığı ve Ulukapı köyü tüzel kişiliği adına tescil edildiği ortaya çıktığını, yapılan keşifte mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından uzun yıllardan beri kullanıldığını beyan ettiklerini, bilirkişi raporlarında da, dava konusu taşınmaz üzerinde uzun bir zilyetliğin bulunduğu ve zilyetliğin dava tarihinden önce yirmi yıldan fazla bir süreyi kapsadığının belirtildiğini, müvekkili açısından dava konusu taşınmazın köy yerleşim alanı olarak tescil edildiği tarihten önce kazandırıcı zamanaşımı yoluyla tescile ilişkin şartlar tamamlandığını ve İlk Derece Mahkemesi tarafından davalılar lehine takdir edilen vekalet ücreti dava değerine göre yanlış hesaplandığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; (A) harfi ile gösterilen kısma ilişkin davacı lehine imar ihya ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını ve (C) harfi ile gösterilen kısma ilişkin tescil talepleri olmasına rağmen ve tarla vasfıyla Hazine adına tescili gerekirken davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapusuz taşınmazların tescili ve hükme esas bilirkişi raporunda (C) ile gösterilen kısımlar hakkında ise tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.