Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6861 E. 2026/3778 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6861
- Karar No
- 2026/3778
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/256 E., 2025/1042 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/347 E., 2023/12 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili; Siirt ili, ... ilçesi, ... köyü 1 10... parsel sayılı davalı ... adına tam hisse ile tespit ve tescil edilen taşınmazın keşifte gösterilecek 30.000,00 metrekare yüz ölçümlü kısmının davacıya ait olup ... ile hiçbir ilgisi bulunmadığını ileri sürerek bu taşınmaz bölümünün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili; davacının iddialarının doğru olmadığını, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, dava konusu edilen taşınmaz bölümünün özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğunu ve imar-ihya yoluyla kazanımı ve zilyetlikle iktisabı da mümkün olmadığını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar tanık ve mahalli bilirkişilerin davaya konu taşınmazların davacılar tarafından evvelden beri kullanılageldiğini beyan etmişlerse de hükme esas alınan bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere; 1977, 20 13... tarihli hava fotoğraflarında (A) ve (B) harfi ile gösterilen taşınmazların tarımsal olarak kullanılmadığının mütalaa edildiği, davacı tarafın köyün boşaltılması sebebiyle kullanılamadığını bildirilmesi neticesinde ...Zararları Komisyonuna müzekkere yazılarak dava konusu taşınmazın bulunduğu köyün terör nedeniyle boşaltılıp boşaltılmadığının sorulması neticesinde köyün boşaltılmadığının bildirildiği, dolayısıyla dava konusu taşınmazda kadastro tespitinin 2011 yılında yapılmış olduğu da göz önüne alınarak yirmi yıllık nizasız ve fasılasız zilyetlik ile imar-ihya şartlarının oluşmadığı sonucuna ulaşıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu yer bakımından davacı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile 4721 sayılı Kanunu'nun 713/1. maddesi kapsamında zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşmediği yönünde İlk Derece Mahkemesince varılan sonucun isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan değerlendirmede 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 323. maddesinin (ğ) bendindeki düzenlemeye göre, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretinin yargılama giderlerinden olduğu, karar tarihindeki Asgari Avukatlık Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13/1-2. maddesi gereğince de konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücretinin, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla nispî vekâlet ücretine hükmedileceğinin düzenlendiği, somut olayda, davanın 1.000,00 TL değer gösterilerek açıldığı, yargılama aşamasında mahallinde yapılan keşif sonucunda dava konusu taşınmazın çekişmeli kısmının değerinin belirlendiği, tamamlama harcının da yatırıldığı görülmekle dava nispî değere tabi bir dava olduğundan davalı lehine nispî vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılak belirtilen yönle sınırlı yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, davalı lehine dava değeri üzerinden belirlenen nispî vekâlet ücretinin hüküm altına alınmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.