Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4686 E. 2026/2427 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4686
- Karar No
- 2026/2427
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/133 E., 2024/31 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... İdaresi vekili, davalılar Belediye Başkanlığı vekili ve Hazine vekili tarafından duruşmasız olarak, fer'i müdahil ...İnşaat şirketi vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne ve duruşma talebinin ise talep edenin sıfatına, talep durumuna ve niteliğine göre reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ...Mahallesi çalışma alanında 1959 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 2259 parsel sayılı 9.006.775, 00... yüzölçümündeki taşınmaz, tapu ve vergi kaydına dayanılarak mera niteliğiyle... Tüzel Kişiliği adına tespit ve tescil edildikten sonra, ... Tüzel Kişiliği kaldırılarak Mahalle olarak ilçe belediyesine bağlandığından, tashihen aynı nitelikle davalı Belediye Başkanlığı adına kaydedilmiş ve bilahare 2010 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunda 2 81... parsel olarak 8.341.428,25 metrekare yüzölçümü ile tapuya tescil edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili, taşınmazın mera niteliğinde olduğunu ileri sürerek, 3402 sayılı Kanun'un 16/B maddesi ve 4342 sayılı Kanuna göre tapu kaydının iptal edilerek mera niteliği ile özel siciline yazılması istemiyle hakem sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. 3. İlk Derece Mahkemesince verilen, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, istem halinde dosyanın görevli ve yetkili Akhisar Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine ilişkin karar, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.04.2005 tarihli ve 2005/519 Esas, 2005/4637 Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleştikten sonra, dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve bozma sonrası yapılan yargılama sırasında asli müdahil ... taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. II. CEVAP 1. Davalı Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın mera vasfını yitirdiğini, müvekkili Belediyenin Turizm Bakanlığına başvurarak taşınmaz üzerine golf sahaları, bungolov tipi ahşap evler yaparak turizme kazandırmak istediğini, uzun yıllar önce... Tüzel Kişiliği tarafından satın alınan ve kayıtlı olan taşınmazın kamu yararına kullanıldığını, taşınmazın orman, mera veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması gereken diğer yerlerden olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Fer'i müdahil... İnşaat Şirketi vekili müdahale dilekçesinde, müvekkili Şirketin dava konusu taşınmazda 01.01.2023 tarihinden beridir kiracı olup madencilik faaliyetinde bulunduğunu ve taşınmazın özel mera olup orman niteliğinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Akhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.12.2013 tarihli ve 2005/258 Esas, 2013/779 Karar sayılı kararıyla davacı Hazinenin davasının reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne ... ili...Dağı mevkinde bulunan 2259 parsel sayılı taşınmazın davalı Belediye adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili ve davalı Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.12.2015 tarihli ve 2015/489 Esas, 2015/12355 Karar sayılı kararı ile "Davanın, davacı Hazine yönünden taşınmazın tapu kaydının iptali ile mera olarak özel siciline kaydedilmesi, müdahil ... yönünden ise tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tescili istemine ilişkin olduğu, dava devam ederken Kayalıoğlu Beldesinde 6831 sayılı Kanun kapsamında orman kadastrosu ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulama çalışmalarına 26.09.2001 tarihinde başlandığı eldeki dava nedeniyle kadastro çalışmalarının kesinleşmediği, Kayalıoğlu köyünde arazi kadastrosunun 1959 yılında 766 sayılı Tapulama Kanunu gereğince yapıldığı ve taşınmazın mera olarak sınırlandırıldığı, dosya kapsamından, davanın 09.06.1999 tarihinde açıldığının ve yörede dava tarihinden sonra 26.09.2001 tarihinde başlayan orman kadastro ve 2/B madde uygulama çalışmaları nedeniyle davanın aynı zamanda orman kadastrosuna itiraza dönüştüğünün anlaşıldığı, orman kadastrosuna itiraz davalarında davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu, görev hususunun, kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında re'sen de gözönüne alınması gerektiği açıklanarak, Mahkemece, davacı Hazinenin tapu kaydının iptali ve mera özel siciline tescili istemine ilişkin davanın, dosyadaki tüm belgelerin fotokopileri alınıp geçici dosya oluşturularak elde tutulması, orman kadastrosuna itiraz davası yönünden tefrik kararı verildikten sonra mahkemenin görevsizliğine ve dava dosyasının görevli kadastro mahkemesine gönderilmesine, orman kadastrosuna ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 165. maddesi uyarınca bekletici mesele yapılıp kesinleşmesinden sonra sonucuna göre iptal ve tescil isteği yönünden esas hakkında karar verilmesi" gereğine değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak orman kadastrosuna itiraz davası tefrik edilip ayrı esas sırasına kaydedildikten sonra yapılan yargılama sonunda, mahkemenin görevsizliğine, davaya bakmakla görevli mahkemenin ... Kadastro Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiş; hükmün, davalı ... Başkanlığı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.12.2019 tarihli ve 2017/6311 Esas, 2019/7299 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmekle orman kadastrosuna itiraz davası yönünden dosya görevli ... Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. ... Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davacı Hazinenin taşınmazın vasfına ilişkin talebi bakımından davanın reddine, asli müdahil Orman İdaresinin taşınmazın vasfına ilişkin talebi bakımından davanın kabulüne 2 81... parselin (eski 2259 parsel) Devlet ormanı sınırları içine alınmasına ve haritasının bu şekilde düzeltilmesine karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 21.06.2021 tarihli ve 2021/17282 Esas, 2022/5967 Karar sayılı kararı ile "Mahkemece yapılan araştırma ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli olmadığı, eldeki davanın, orman kadastrosu ve 2/B uygulamasına itiraz davası olup, davacı Hazinenin davası tefrik edildiği halde işbu dosyada davacı Hazinenin talebi yönünden karar verilmesinin hatalı olduğu, orman mühendisi bilirkişi raporunda taşınmazın niteliğinin saptanması bakımından, taşınmazın bulunduğu yeri kapsar en eski tarihli stereoskopik hava fotoğraflarının hiçbirinin incelenmediği, sadece 19 52... tarihli memleket haritalarının incelenmesi ile yetinildiği, dava konusu taşınmaz 1959 yılında yapılan tesis kadastro çalışmaları sonucu tapuya tescil edildiğine göre, en eski tarihli hava fotoğrafları incelenmek suretiyle evveliyatı orman vasfında olan bölümler belirlenerek bu kısımların orman sınırları içerisine alınması ile yetinilmesi gerekirken, soyut içerikli ve denetime elverişsiz teknik bilirkişi raporlarına itibar edilerek, taşınmazın tamamının orman sınırları içerisine alınmasının doğru olmadığı açıklanarak, öncelikle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ile taşınmazın bulunduğu yeri kapsar en eski tarihli stereoskopik hava fotoğrafları dosyaya getirtildikten sonra yapılacak keşifle usulüne uygun orman araştırması yapılması" gereğine değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama esnasında Hazine bu sefer dahili davalı sıfatı ile davaya dahil ettirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu taşınmazın bulunan en eski 19 49... tarihli hava fotoğraflarında (A) harfi ile gösterilen kısmının fiilen orman sayılan yerlerden olduğu, yine kadastro sırasında da incelenen hava fotoğrafları ve fiili durum uyarınca fiilen orman sayılan yerlerden olduğu, buna rağmen kişiler tarafından köy tüzel kişiliği adına mera olması için bağışlanmasının taşınmazın özel orman olarak değerlendirilmesini mümkün kılmayacağı gerekçesiyle davacı ... İdaresinin talebi bakımından davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 2 81... parsel sayılı taşınmazın (eski 2259 parsel) 04.09.2023 havale tarihli bilirkişi raporu eki krokide (A) harfi ile gösterilen 1920601.27 m²lik kısım yönünden davanın kabulüne, bu kısmın Devlet ormanı sınırları içine alınmasına ve haritasının bu şekilde düzeltilmesine ve (B) harfi ile gösterilen 6420826,98 m²lik kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarında (B) harfi ile gösterilen taşınmaz kısmının da orman olduğunu, davanın taşınmazın tümü yönünden kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın mera vasfında olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı Belediye vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulü yönünde karar verilen kısma dair, alanın Devlet ormanı sayılmasını gerektirecek niteliklerin ihtilafsız bir biçimde ortaya konulamadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. 4. Fer'i müdahil... İnşaat Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının aksine karar verildiği, tapulu arazide sonradan belli büyüklükte orman varlığının oluşması yada oluşturulması durumunda kamulaştırmasız el koymaya neden olacak şekilde orman sınırları içerisine alınma kararı verilemeyeceğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili, davalılar Belediye Başkanlığı vekili, ve Hazine vekili ve fer'i müdahil... İnşaat şirketi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... İdaresi vekili, davalılar Belediye Başkanlığı vekili ve Hazine vekili ve fer'i müdahil... İnşaat Şirketi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.